Zaman Yönetimi Nasıl Yapılır?

Bazen bir işi tamamlamanın saatlerinizi aldığını düşünürken, diğerleri 20 dakikada biter. Gün sonunda bilgisayarınızı kapattığınızda saate bakar ve her gün benzer saatlerde çalıştığınızı görürsünüz. Bunu görmek için çok şey yapmanıza gerek yoktur; sadece saate bakarsınız. O zaman bir işi diğerlerinden daha uzun sürede tamamlatan şey nedir? Neden o iş gözünüzde büyürken diğer işler hemen hallolur?

Bu soruların birçok cevabı ve dinamiği var ve bunlardan biri zaman yönetimi.

Zaman nasıl yönetilir?

Bu yazıya başlamadan önce sadece bir katmanından, yani saat olarak zaman yönetiminden, bahsetmeyi planlıyordum. Fakat sonra verimlilik ve üretkenlik gibi kavramlar da resmi tamamlamaya başladı. Zaman yönetimi, bir işi sadece ne kadar sürede yaptığımızla değil, nerede ve nasıl yaptığımızla da bağlantılı. Örnek vermek gerekirse, çok sesli bir ortamda çalışamayan biri ile çalışırken etrafındaki seslerden rahatsız olmayan biri aynı işi aynı şekilde bitirmeyebilir. Herkesin kendi alışkanlıkları ve daha rahat çalıştığı ortamlar var.

Son yazdığım soruyu bu bilgiler ışığında değiştirirsem, “Siz zamanınızı istediğiniz gibi nasıl yönetiyorsunuz?” sorusu daha sonuç ve çözüm odaklı olacaktır. Bu sorunun cevabı ise deneyimler, güçlü yanlar ve alışkanlıklar ile daha kolay verilir. Ne zaman zorlandığımız ve zorlandığımız zamanlarda nasıl çözümler bulduğumuz da bu sorunun parçalarındandır. Hangi alanda çalışırsak çalışalım, bazen bizim uyum sağlamamız gerekebilir. Bunun için kararlı olmak, bizi oyunda tutan özelliklerimizden biri olarak tanımlanabilir. Kararlı olduğumuzda, deneyimlerimizi geleceğe faydalı alışkanlıklar olarak yansıtabiliriz.

Yazıyı toparlayacak olursam, zaman yönetimi sadece saatle ölçülen bir kavram değil. Verimlilik, üretkenlik, çalışma alışkanlıkları, güçlü yönler ve kararlı olmak gibi birçok kavram da resmin parçası. Bu resmi bazen farkında olmasak bile biz çizmeye devam ediyoruz.

Kendi hayatlarınıza baktığınızda zamanı nasıl yönetiyorsunuz?

Sizi neler üretken ve yaratıcı yapıyor?Başarıyı nasıl tanımlarsınız?

Neler olduğunda bir şeyi istediğiniz gibi tamamladığınızı anlarsınız?

Kariyer ve Öz Farkındalık

İş hayatınızda tam da istediğiniz yerde olduğunuzu düşünün, ilerlerken neler sizi destekledi?

Yazıma özellikle bu soruyla başlamamın nedeni Eylül ayının ilk yazısını yazıyor olmam. Eylül, yaz tatillerinin azaldığı bir ay ve çalışan insanlar için yeni bir dönemi temsil edebiliyor. Bu nedenle bu yazımda daha çok üretkenlik, motivasyon, ilerleme gibi kavramlara ve sizi bu dönemlerde destekleyen alışkanlıklara odaklanacağım.

Çalışma veya okul hayatı sadece kazandığımız başarılarla değil, yolda kullandığımız kaslarla da şekillenir. Bizleri diğer alanlar ve zamanlarda da ilerleten sadece geçmişimizden gelen büyük ödüller değil, kazandığımız güçlü yanlarımızı nasıl kullandığımızdır. Her insanın yaşamı nasıl farklı ise, güçlü yanları ve tanımları da farklı. Burada önemli olan insanların kendilerini daha iyi tanımaları, öz farkındalıklarını kuvvetlendirmeleri, ve harita üzerinde bu şekilde ilerlemeleridir.

Koçluk bu alanda nasıl fayda sağlar?

Koçluk soruları, öz farkındalığın artması için oldukça destek olur. Bu sorular ile kendimizi ve hedeflerimizi daha odaklı görürüz.

Hangi koçluk soruları bunu nasıl sağlar?

Sizi üretken yapan, çalışırken motivasyonunuzu arttıran ve hayatınızı kolaylaştıran alışkanlık ve rutinleriniz hangileri?

Günlük hayatınızda bu kavramlar nerede?

Onları nasıl tanımlarsınız?

Başarılı olduğunuzu nasıl anlarsınız?

Bir sıralama yapmanız istense, sizin için en önemlileri hangileri?

Neler sizi ulaşmak istediğiniz hedeflerde kararlı tutar?

Yukarıda yazılan sorular, kariyer yolunda size fayda sağlayacak sorulardan birkaçı. Soruların sırası ve yapısı, sağlayacakları fayda açısından kişiden kişiye farklılık gösterecek olsa bile genel olarak bu sorulara benzeyebilir.

Bu ve size yardımcı olduğunu düşündüğünüz diğer soruları kalemle yazarak cevaplarsanız etkileri daha da artar. Hatta yanlarına hatırlatıcı küçük resimler çizmeniz daha da yardımcı olur. Fakat soruların açık uçlu olmaları önemli bir detay. Cevabı evet veya hayır olan sorular, sizi düşündüren açık uçlu diğer sorulara göre daha az yardımcı olabilir. Bundan dolayı nasıl, hangi, ne zaman gibi soru ifadeleri oldukça önemli.

Yazıyı toparlamam gerekirse, doğru yerde sorulmuş güçlü bir soru öz farkındalığınızı arttırır ve hedeflerinize daha kolay ulaşmanızda yeni yollar açar. Günlük tutmak, not almak ve benzeri kalemle yazı yazdığımız durumlarda bu süreci kolaylaştırır.

Size bu anlamda iyi gelen ve motivasyonunuzu arttıran alışkanlıklarınız neler?

Kendinize özellikle hangi soruları soruyorsunuz?

Koçvari Yaklaşım

Bu hafta çok sevdiğim bir konuyu yazıyorum; koçvari yaklaşımı. 🤓

Ama yazıya başlamadan önce oldukça önemli bir soruyu sizinle paylaşmak istiyorum: Koç nasıl olunur? Bu, benim çok sevdiğim ve koç olarak rolümü doğrudan şekillendiren sorulardan biri. Bununla beraber, koçvari yaklaşımı da anlamak için güzel bir başlangıç. 🌱

ICF, koçluğu “günümüzün belirsiz ve karmaşık ortamlarında özellikle önemli olan, kişisel ve mesleki potansiyeli en üst düzeye çıkarmak için ilham veren, düşünmeye teşvik eden ve yaratıcı bir süreçte müşteri ile ortaklık ilişkisi”(1) olarak tanımlar. Koçluk, tanımda da olduğu üzere bir ortaklık çeşididir ve bundan dolayı iyi dinleme ve iletişim kurmak gibi yetkinlikleri içinde barındırır. Hatta bu yetkinlikler, koçluğun yapı taşlarıdır. Bu noktadan yola çıkarsak, koçvari yaklaşımda da iletişim kurmak ve bu iletişimi devam ettirmek vardır. ✨

📍Daha somut yazmak gerekirse; empati, iyi dinlemek, kapsayıcı ve meraklı olmak gibi, iş dünyasında “soft skills” olarak adlandırılan yetkinlikler bu yaklaşımı oluşturuyor. Günümüzde de bu yaklaşımı pek çok alanda görüyoruz.

Koçvari yaklaşım neden önemli?

Otomasyon ve dijitalleşmenin bu kadar hızlandığı bu zamanda insan iletişiminin rolü azalıyor gibi görünse de aslında daha da anlam kazanmaya başladı. Yapay zekâ, robotlar ve kodlar başlangıçta insanlara fayda sağlayacak araçlar olarak görülürken, bugün hayatlarımızı şekillendirmeye başladı. Bu, insan gibi sosyal bir canlı için oldukça zorlayıcı bir yenilik. Bundan dolayı koçvari yaklaşım, hem iş yerlerinde hem de diğer alanlarda insanları bu yenilik içinde merak ve keşif isteğinde tutar ve yeni gelişimlere olanak sağlar. 🗺️

Bunun dışında ve temel olarak, sağlıklı iletişim inanılmaz bir kolaylaştırıcı. Karşınızda iletişime açık bir grup olduğunda işlerin ne kadar hızlı ilerleyebileceğini bazen tahmin bile edemezsiniz.

Konuyu özetlemek gerekirse, koçvari yaklaşım, koçluk yetkinliklerini de baz alarak gelişmiş ve günümüz hayatında iletişimi kolaylaştıran bir yaklaşım. Sadece kolaylaştırıcı yönüyle değil, sağlıklı iletişimi de desteklediği için liderlik ve takım yönetimi gibi alanlarda da büyük bir role sahip.

Sizin bu çerçeve içinde güçlü yönleriniz neler? Özellikle nerelerde kullanıyorsunuz?

Serra 🌸

Referanslar

  1. ICF Türkiye. Profesyonel Koçluk Nedir? https://www.icfturkey.org/anasayfa/profesyonel-kocluk-nedir/

Başarısızlık mı, deneyim mi?

📍Başarısızlık mı, deneyim mi?

Bu, benim bir koç olarak kendimi en yakın hissettiğim sorulardan biri.

Çocuklar emekleye emekleye yürümeye ve koşmaya başlarlar. Bisiklete bindiğinde önce dengede durmayı öğrenirsin. Kalemle yazı yazarken silgiyi de yanımızda tutarız. Bunlar gibi hayatımızdan birçok “başarısızlık” örneği bulabiliriz. Fakat bunlar gerçekten başarısızlık olarak değerlendirilir mi? 🔎

Tabii bir şeyi yapamama hali hepimizde bir şekilde vardır. Öğrenme olarak adlandırdığımız süreç de tam bu noktada başlar. Bize yeni veya farklı gelen bir şeyde ilerlemeyi öğreniriz. Eksik yaptığımızı bir gelişim fırsatı olarak görür ve yola doğrusunu bulduğumuz şekilde devam ederiz. Böyle düşündüğümüzde bakış açısı hemen değişmeye başlıyor. Bu bakış açısından uzaklaştığımızda ise hata yapmamak için ilerleyebileceğimiz yolları baştan reddederiz. Bu da bizi kendi yaşamımızı kısıtladığımız bir yere taşır. 

🗺️ Çözüm odaklı bakış açısı bu sebeplerden dolayı oldukça önemli. Bir işe tabii ki başaramamak üzere çıkmayız; ama bir işi en iyi şekilde yapmak odağımızdır. Bundan dolayı geçmişten bugüne oluşan bilgi kaynaklarını ve yöntemleri takip ederiz. Eğer bir yerde tıkanırsak merakla keşfetmek, öğrenmeye açık olmak ve deneyimlerimizi yanımıza alarak ilerlemek bize yardımcı olur. Merak, sadece insanların değil, bütün canlıların motivasyon kaynaklarından biridir ve o olmadan o yola bile tam olarak başlayamayız. 

Yeni öne çıkan yetkinliklere baktığımızda da meraklı olmak, kararlılık ve yaratıcı düşünme ilk sıralarda yer alıyor. Bir sorunun nedenine odaklandığımızda çözümden çok sorunda vakit geçiriyor ve ilerlemeyi yavaşlatıyoruz. Tabii ki sorunu kenara bırakamayız ama bir sonraki seferde daha kolay ilerlemek için sorun ve çözümle beraber çalışmamız gerekiyor. Sorunu anlayıp çözümle bağladığımız an, sorun bir deneyim oluyor. 🌱

Bu yazının ilham kaynağı olan Kintsugi sanatı ve felsefesinden devam edersek; önemli olan, bir vazonun kırılmasının onu kullanılmaz hale getirmemesidir. Onu tekrar nasıl birleştirdiğimiz, ona yeni anlamlar katar. Vazo aynı olmaz ama çöpe de gitmez. Bu sanatı anlamlı yapan da onu birden sıfıra indirmemesi; aksine başka bir hâle, yeni bir “iki”ye dönüştürmesidir. ✨

Değişim ve dönüşüm hayatlarımızın en ön plandaki kavramları ve onları doğamızdan ayıramayız.

Serra 🌸

Merak nedir?

🌱Merak nedir?

Bu sorunun cevabını sadece son 1 yılda sizinle yazdığım yazılarda birçok kez vermiş olabilirim. Merak, bir profesyonel koç için en güzel yazılacak konulardan biri. 🤓 Ben de bu sefer yazımı farklı bir bakış açısından planlamak istiyorum; merak kelimesinin sadece anlamsal olarak değil, bir isim olarak kullanıldığı yerler. Yazıya başlamadan önce yapay zekâyı kullanarak küçük bir araştırma yaptım ve başlangıç noktası olarak uzaya yapılan yolculukları belirledim. 🪐

Merak ve keşif, dünyanın her anlamda gelişmesi için iki temel taş. Bir benzetme yapacak olursam, bu iki taş gelişim ve değişimin pusulası gibi. Uçmak, uzaya gitmek, yer çekimini anlamak ve bugün hayatımızın doğal bir parçası hâline gelen birçok gelişme bu pusulayla gerçekleşti. Bu nedenle de isim olarak karşımıza kolaylıkla çıkıyor. Aklıma ilk olarak Curiosity (Merak) ve Voyager 1 geliyor. Curiosity, Mars’ı keşfetmemize yardımcı olurken, Voyager 1 insanlığın en uzak noktaya ulaşan aracı. 🛰️ Uzaydan geçmişe gidersek, yeni dünyayı keşfetmek için yapılan yolculuklar da en az uzay keşifleri kadar önemli. Dönemine göre değerlendirildiğinde, gerçekten dünyanın bilinmeyen yerlerine yapılan büyük yolculuklar. O kadar büyükler ki tarihte hâlâ o kaşiflerin ve keşiflerin izi var. ⚓️

Tabii bu kadar büyük ölçeklerin dışında, hayatlarımızda da bu iki kavram önemli bir yer tutuyor. Sonuçları insanlığa miras kalmasa bile bireysel ve daha küçük ölçeklerde anlamlı izler bırakıyor. Yeni bir işe başlamak, kitap yazmak, film çekmek ve daha birçok adım, yaşam kalitemizi önemli ölçüde etkiliyor. İnsan sosyal bir canlı olduğu için bu tür girişimler hem toplumları hem de bireyleri etkiliyor. İnsanlar birbirlerine daha üretken olmak ve kendilerine yeni gelişim alanları açmak için ilham oluyorlar. ✨ Bence bunlar, küçük gibi görünen ama aslında oldukça büyük etkileri olan adımlar.  Keşiflerin ortak noktası, doğru cevabı bilmek değil; doğru soruyu soracak kadar meraklı olmak. 

Merak, keşif, gelişim ve ilham kavramlarını düşündüğünüzde sizin aklınıza neler geliyor? 

Bu dört kavramı somut örneklerle anlatsaydınız nasıl bir örnek verirdiniz?

Zaman Yönetimi

📌Eğer duvarda, kolumuzda, masamızda ve ekranlarımızda saat varsa neden zaman yönetimi bazen bu kadar zor olabiliyor?

Bu soruyu cevaplamak kolay olsaydı, zaman yönetimi ve benzeri konular hayatımızda bu kadar olmazdı.

Zaman hem somut hem de soyut bir kavram. Onu sayılarla ölçebiliyoruz ama nasıl yönettiğimiz birçok farklı etkenle ilişkili. Hatta bazen zamanı istediğimiz gibi yönetemeyebiliyoruz ve bu son derece normal, son derece insani bir durum.

Zaman yönetimi kalemle durmadan bir çizgi çizmek gibi ve çizgi her zaman istediğimiz gibi olmuyor. O çizgi her zaman istediğimiz kadar düz olmuyor. Fakat çizginin bozulduğu noktalarda nedenlere ve çözümlere odaklanıp yolumuza devam edebiliyoruz. 🔎

Önemli olan düz bir çizgi mi çizmek?

Düz bir çizgi çizmek için hayatta tek bir odağımızın, tek bir yolumuzun ve tek bir ilgi alanımızın olması gerekir. Oysa yaşam çok daha geniş bir alan. Birden fazla öncelik, bakış açısı ve sorumluluk var.

Böyle bir dünyada en düz çizgilerde bile hafif kıvrılmalar olabilir.

Önemli olan çizginin devam ediyor olması.✨

Çünkü o hareket sayesinde hayatımızı şekillendiriyor, güçlü ve gelişime açık yönlerimizi görüyor ve bir sonraki durak için adımlar belirliyoruz.

Peki zamanı nasıl daha farkında ve istediğimiz şekilde yönetebiliriz?

Motivasyon, kararlılık ve çizgiyi devam ettirirken bizim için neyin anlamlı olduğunu fark etmek bu süreçte önemli bir rol oynuyor.

Yaşam çoğu zaman bunların etrafında şekilleniyor. Amaçlarımız farklı olabilir ancak sistem genellikle benzer çalışıyor: Bize iyi gelen şeyleri takip ediyoruz. ✨

Önceliklerimizin ve bize iyi gelen şeylerin farkında olduğumuz bir yolda ilerlerken, yöntemlerimiz farklı olsa da hepimiz bir şekilde takvimlerimizi planlıyoruz. Bu süreçte kendimize şu soruları sormak faydalı olabilir:

• Önceliklerim neler?
• Benim için gerçekten anlamlı olan şeyler neler?
• Beni neler kararlı tutuyor?
• Gün sonunda neler olursa kendimi iyi hissederim?

Bu ve benzeri soruları gün içinde kendinize sormak, zaman yönetimini daha kolaylaştırabilir.

Siz kendi günlerinize baktığınızda, zamanınızı yönetmenize en çok neler yardımcı oluyor?

Öncelikli ve anlamlı adımları nasıl fark ediyorsunuz?

Serra 🌸

Mezuniyet ve sonrası için planlama

Bazı sorular zamansızdır. ⭐️ “ Kendini gelecek şu kadar yıl içinde nerede görüyorsun?” sorusu da bunlardan biri. Üniversite dönemi de süre olarak değişebilir ama bu tür sorular özellikle bu zaman diliminde daha da fazla anlam kazanır. 🌱

Üniversite, önceki yazılarımda da yazdığım gibi alanlarımızın ve rollerimizin daha hızlı şekil almaya başladığı yer. Seçtiğimiz bölüm, dersler, üye olunan kulüpler ve benzer seçimlerimiz yolu daha net çizmeye devam eder. Haritanın daha esnek, belirgin ve özgün olması için yolun farkında olmamız önem kazanır. 🗺️ Bu farkındalık da yol boyunca seçimlerinizin yansımalarına bakarak olur.

📍Yolda nasıl bu yansımaları görebiliriz?

Bunun tek bir cevabı her zamanki gibi yok. Milton Erickson’ın da dediği gibi; Her insan tam ve bütündür ve ihtiyaç duyduğu kaynaklara sahiptir. Bundan dolayı kendi gözlemcisi olan bir kişi bu farkındalığa çok daha kolay ulaşır. 🚲 Bu noktada bir koç olarak çok sevdiğim bir bakış açısı resme giriyor; ucu açık çözüm odaklı sorular. Bu sorular doğru zaman ve niyetle sorulduğu her zaman fayda sağlar.

Özellikle hangi dersler/projeler seni mutlu etti ve geliştirdi?

Üniversite yıllarında yeni hobileriniz neler oldu?

Özellikle hangi alanlar dikkatinizi çekiyor?

Kendinizi nasıl bir şirket ve rolde görüyorsunuz?

Mezuniyet ve sonrası için hangi güçlü yanlarınızı kullanarak adım atıyorsunuz?

Bu ve benzer sorular öğrencilik yıllarınızda size yol gösterici olacaktır. Hatta bu soruları uyumlu gördüğünüz başka alanlar ve zamanlarda da kendinize sorabilirsiniz. 🤓

Serra 🌸

Koçluk ve İsteklerinize Daha Kolay Ulaşmak

Yeni bir hedef/hayaliniz olduğunda onlara ulaşmanın daha kolay yolları var! ✨

•Öncelikle ne istediğinizi somut bir şekilde belirlerseniz düşündüğünüzden de kısa sürede istediğiniz hedefe ulaşabilirsiniz. 🤓

•İkinci adım ise nasıl ulaşacağınızı bulmak. Elinizdeki kaynaklara bakarak “ Hangi kaynakları kullanabilirim?”, “Zamanı nasıl yöneteceğim ? “ ve “Neler kolaylaştıracak?” gibi soruları kendinize sorabilirsiniz. 🌱

•Son adım da odaklanarak ilerlemek. Burada kararlı olmanız çok önemli. Kararlılık, yolunuzda kalmanızı sağlayacak. ➡️