Koçvari Yaklaşım

Bu hafta çok sevdiğim bir konuyu yazıyorum; koçvari yaklaşımı. 🤓

Ama yazıya başlamadan önce oldukça önemli bir soruyu sizinle paylaşmak istiyorum: Koç nasıl olunur? Bu, benim çok sevdiğim ve koç olarak rolümü doğrudan şekillendiren sorulardan biri. Bununla beraber, koçvari yaklaşımı da anlamak için güzel bir başlangıç. 🌱

ICF, koçluğu “günümüzün belirsiz ve karmaşık ortamlarında özellikle önemli olan, kişisel ve mesleki potansiyeli en üst düzeye çıkarmak için ilham veren, düşünmeye teşvik eden ve yaratıcı bir süreçte müşteri ile ortaklık ilişkisi”(1) olarak tanımlar. Koçluk, tanımda da olduğu üzere bir ortaklık çeşididir ve bundan dolayı iyi dinleme ve iletişim kurmak gibi yetkinlikleri içinde barındırır. Hatta bu yetkinlikler, koçluğun yapı taşlarıdır. Bu noktadan yola çıkarsak, koçvari yaklaşımda da iletişim kurmak ve bu iletişimi devam ettirmek vardır. ✨

📍Daha somut yazmak gerekirse; empati, iyi dinlemek, kapsayıcı ve meraklı olmak gibi, iş dünyasında “soft skills” olarak adlandırılan yetkinlikler bu yaklaşımı oluşturuyor. Günümüzde de bu yaklaşımı pek çok alanda görüyoruz.

Koçvari yaklaşım neden önemli?

Otomasyon ve dijitalleşmenin bu kadar hızlandığı bu zamanda insan iletişiminin rolü azalıyor gibi görünse de aslında daha da anlam kazanmaya başladı. Yapay zekâ, robotlar ve kodlar başlangıçta insanlara fayda sağlayacak araçlar olarak görülürken, bugün hayatlarımızı şekillendirmeye başladı. Bu, insan gibi sosyal bir canlı için oldukça zorlayıcı bir yenilik. Bundan dolayı koçvari yaklaşım, hem iş yerlerinde hem de diğer alanlarda insanları bu yenilik içinde merak ve keşif isteğinde tutar ve yeni gelişimlere olanak sağlar. 🗺️

Bunun dışında ve temel olarak, sağlıklı iletişim inanılmaz bir kolaylaştırıcı. Karşınızda iletişime açık bir grup olduğunda işlerin ne kadar hızlı ilerleyebileceğini bazen tahmin bile edemezsiniz.

Konuyu özetlemek gerekirse, koçvari yaklaşım, koçluk yetkinliklerini de baz alarak gelişmiş ve günümüz hayatında iletişimi kolaylaştıran bir yaklaşım. Sadece kolaylaştırıcı yönüyle değil, sağlıklı iletişimi de desteklediği için liderlik ve takım yönetimi gibi alanlarda da büyük bir role sahip.

Sizin bu çerçeve içinde güçlü yönleriniz neler? Özellikle nerelerde kullanıyorsunuz?

Serra 🌸

Referanslar

  1. ICF Türkiye. Profesyonel Koçluk Nedir? https://www.icfturkey.org/anasayfa/profesyonel-kocluk-nedir/

Başarısızlık mı, deneyim mi?

📍Başarısızlık mı, deneyim mi?

Bu, benim bir koç olarak kendimi en yakın hissettiğim sorulardan biri.

Çocuklar emekleye emekleye yürümeye ve koşmaya başlarlar. Bisiklete bindiğinde önce dengede durmayı öğrenirsin. Kalemle yazı yazarken silgiyi de yanımızda tutarız. Bunlar gibi hayatımızdan birçok “başarısızlık” örneği bulabiliriz. Fakat bunlar gerçekten başarısızlık olarak değerlendirilir mi? 🔎

Tabii bir şeyi yapamama hali hepimizde bir şekilde vardır. Öğrenme olarak adlandırdığımız süreç de tam bu noktada başlar. Bize yeni veya farklı gelen bir şeyde ilerlemeyi öğreniriz. Eksik yaptığımızı bir gelişim fırsatı olarak görür ve yola doğrusunu bulduğumuz şekilde devam ederiz. Böyle düşündüğümüzde bakış açısı hemen değişmeye başlıyor. Bu bakış açısından uzaklaştığımızda ise hata yapmamak için ilerleyebileceğimiz yolları baştan reddederiz. Bu da bizi kendi yaşamımızı kısıtladığımız bir yere taşır. 

🗺️ Çözüm odaklı bakış açısı bu sebeplerden dolayı oldukça önemli. Bir işe tabii ki başaramamak üzere çıkmayız; ama bir işi en iyi şekilde yapmak odağımızdır. Bundan dolayı geçmişten bugüne oluşan bilgi kaynaklarını ve yöntemleri takip ederiz. Eğer bir yerde tıkanırsak merakla keşfetmek, öğrenmeye açık olmak ve deneyimlerimizi yanımıza alarak ilerlemek bize yardımcı olur. Merak, sadece insanların değil, bütün canlıların motivasyon kaynaklarından biridir ve o olmadan o yola bile tam olarak başlayamayız. 

Yeni öne çıkan yetkinliklere baktığımızda da meraklı olmak, kararlılık ve yaratıcı düşünme ilk sıralarda yer alıyor. Bir sorunun nedenine odaklandığımızda çözümden çok sorunda vakit geçiriyor ve ilerlemeyi yavaşlatıyoruz. Tabii ki sorunu kenara bırakamayız ama bir sonraki seferde daha kolay ilerlemek için sorun ve çözümle beraber çalışmamız gerekiyor. Sorunu anlayıp çözümle bağladığımız an, sorun bir deneyim oluyor. 🌱

Bu yazının ilham kaynağı olan Kintsugi sanatı ve felsefesinden devam edersek; önemli olan, bir vazonun kırılmasının onu kullanılmaz hale getirmemesidir. Onu tekrar nasıl birleştirdiğimiz, ona yeni anlamlar katar. Vazo aynı olmaz ama çöpe de gitmez. Bu sanatı anlamlı yapan da onu birden sıfıra indirmemesi; aksine başka bir hâle, yeni bir “iki”ye dönüştürmesidir. ✨

Değişim ve dönüşüm hayatlarımızın en ön plandaki kavramları ve onları doğamızdan ayıramayız.

Serra 🌸

Merak nedir?

🌱Merak nedir?

Bu sorunun cevabını sadece son 1 yılda sizinle yazdığım yazılarda birçok kez vermiş olabilirim. Merak, bir profesyonel koç için en güzel yazılacak konulardan biri. 🤓 Ben de bu sefer yazımı farklı bir bakış açısından planlamak istiyorum; merak kelimesinin sadece anlamsal olarak değil, bir isim olarak kullanıldığı yerler. Yazıya başlamadan önce yapay zekâyı kullanarak küçük bir araştırma yaptım ve başlangıç noktası olarak uzaya yapılan yolculukları belirledim. 🪐

Merak ve keşif, dünyanın her anlamda gelişmesi için iki temel taş. Bir benzetme yapacak olursam, bu iki taş gelişim ve değişimin pusulası gibi. Uçmak, uzaya gitmek, yer çekimini anlamak ve bugün hayatımızın doğal bir parçası hâline gelen birçok gelişme bu pusulayla gerçekleşti. Bu nedenle de isim olarak karşımıza kolaylıkla çıkıyor. Aklıma ilk olarak Curiosity (Merak) ve Voyager 1 geliyor. Curiosity, Mars’ı keşfetmemize yardımcı olurken, Voyager 1 insanlığın en uzak noktaya ulaşan aracı. 🛰️ Uzaydan geçmişe gidersek, yeni dünyayı keşfetmek için yapılan yolculuklar da en az uzay keşifleri kadar önemli. Dönemine göre değerlendirildiğinde, gerçekten dünyanın bilinmeyen yerlerine yapılan büyük yolculuklar. O kadar büyükler ki tarihte hâlâ o kaşiflerin ve keşiflerin izi var. ⚓️

Tabii bu kadar büyük ölçeklerin dışında, hayatlarımızda da bu iki kavram önemli bir yer tutuyor. Sonuçları insanlığa miras kalmasa bile bireysel ve daha küçük ölçeklerde anlamlı izler bırakıyor. Yeni bir işe başlamak, kitap yazmak, film çekmek ve daha birçok adım, yaşam kalitemizi önemli ölçüde etkiliyor. İnsan sosyal bir canlı olduğu için bu tür girişimler hem toplumları hem de bireyleri etkiliyor. İnsanlar birbirlerine daha üretken olmak ve kendilerine yeni gelişim alanları açmak için ilham oluyorlar. ✨ Bence bunlar, küçük gibi görünen ama aslında oldukça büyük etkileri olan adımlar.  Keşiflerin ortak noktası, doğru cevabı bilmek değil; doğru soruyu soracak kadar meraklı olmak. 

Merak, keşif, gelişim ve ilham kavramlarını düşündüğünüzde sizin aklınıza neler geliyor? 

Bu dört kavramı somut örneklerle anlatsaydınız nasıl bir örnek verirdiniz?

Yaratıcılık

✨ Yaratıcı olduğumuzu nasıl anlarız?
✨ Kimler yaratıcıdır?
✨ İlham nedir?

Yaratıcılık yazması en zor ve aynı zamanda en kolay konulardan biri. Başlarken çok büyük cümleler aklıma geliyor, çok önemli bir eser üretmek için daha planlı düşünüyorum. Fakat yaratıcılık, düşünülenden çok daha fazla hayatın içinde olan ve kendimizi geliştirebileceğimiz bir şey. 🌱

Yukarıdaki son soruya dönersem; tabi ki kendimizi daha yaratıcı hissettiğimiz zamanlar vardır ve sanki sihirli bir değnek bize değmiş gibi hissedebiliriz. Ama bu, çoğu zaman rutinlerimiz ve çalışma yöntemlerimizle oluşan bir alışkanlığın sonucudur.

✨ O zaman yaratıcılık nedir? Neden belli zamanlarda kendimizi daha fazla yaratıcı hissederiz?

Yaratıcılık, bir şeye odaklanarak ve düzenli olarak onun üzerinde çalışarak ortaya çıkan bir sonuç. Yürümek ve koşmak gibi. Koşmak için önce yürümeyi öğrenmek gerekir.

Yaratıcılık, içimizde olan ve çocukluğumuzda daha sık kullandığımız bir yanımız. Tam da bu yazıyı planlarken çocukların birden çok renkle çizim yaptığını düşünüyordum. Çocukken daha yaratıcıydık. Oyun oynamak gibi bu yanımızı yetişkin oldukça azaltıyoruz. Bu yüzden yetişkin sanatçılarla yaratıcılığı daha çok bağdaştırıyoruz. Bir yetişkinin günlerini renkler, sahne dekorları ve benzer alanlarda geçirdiğini görünce yaratıcılığın sadece onlara has olduğunu düşünebiliyoruz. Ama aslında gördüğümüz şey, onların yaratıcı taraflarıyla daha güçlü ve sürekli bir bağ kurmuş olmaları.

Yaratıcılık sadece sanat dünyasında görülen bir özellik değildir; hayatımızın her alanında pratiklik ve daha kolay çözüm üretme gibi sonuçlar doğurabilir. Yaratıcı olmak için tablo, şarkı ya da kitap gibi somut şeylere ihtiyaç yoktur. Bazen verilmiş doğru bir karar da yaratıcılığın bir sonucudur. Az önce yazdığım gibi, bazı zamanlar kendimizi normalden çok daha yaratıcı hissederiz ve üretkenliğimiz artar. Bu aslında oluşmuş rutinler ve alışkanlıkların bir sonucudur. Çalışma şekillerimiz, günlük hayat rutinlerimiz, hayata bakış açımız ve bizi tanımlayan birçok parça bu süreçte önemli rol oynar. Bu yüzden sabah 5’te kalkıp yoga yapanlar, gece sessizlikte daha rahat odaklanabilenler ve farklı alışkanlıklara sahip birçok insan var. Yaratıcı ve üretken olmanın bir yolu yoktur, birçok özgün şekli vardır.

Özetlemek gerekirse; yaratıcılık geliştirilebilir ve hepimizin içinde vardır. Odağımızı keyif aldığımız ve bizi yansıttığını düşündüğümüz alanlarda doğru şekilde yönetirsek daha yaratıcı olabiliriz. Önemli olan istemek ve kararlı bir şekilde odaklanmaya devam etmektir. 🔎

Çocukken boş kutularla oynadığınız oyunları düşünün. Onlar sonsuz ihtimal ve eğlencenin bulunduğu alanlardı. Büyümüş olmamız o yanımızın yok olduğu anlamına gelmez. İsterseniz o alanı yeniden canlandırabilirsiniz.

Serra 🌸

Çözüm Odaklı Bakış Açısı

🔎 Bulmaca çözmekle problem çözmek arasındaki farklar nelerdir?

Bu, yerine ve bağlamına göre değişiklik gösteren bir soru. Hatta iş dünyasına yaklaştıkça bu farkların arttığı da düşünülebilir. Ancak işin temeli aslında çok da farklı değil. Ortada benzer bir şekilde ilerlemek için doldurulması gerekilen bir boşluk var. Tabii ki insan ilişkileri ve zaman yönetimi gibi önemli faktörler de resme dahil olduğunda, o boşluğu doldurmak daha zor hale gelebiliyor. Bu nedenle hayatın farklı alanlarında çoğu zaman çözümlerden çok problemlere odaklanabildiğimizi görüyoruz.

Ben bu yazımda, aynı duruma çözüm odaklı bir bakış açısıyla nasıl yaklaşılabileceğini paylaşmak istiyorum.

📍Çözüm odaklı bakış açısı nedir?

Yaşamda karşımıza her zaman bize kolaylık sağlayan seçenekler çıkmayabilir. Bu gibi durumlarda, en fazla fayda sağlayacak seçimi yaparak ilerlemek gerekir. Bir şeyin fayda sağlayıp sağlamadığını değerlendirebilmek için yakın ve net bir bakış açısında kalmak bizi destekler. Bunun bir yolu da, çözümü kolaylaştıracak noktayı belirleyip merkeze almaktır.

Eğer bir durum problem yaratıyorsa, o zaten sürecin bir parçasıdır; ancak problemin kendisine odaklanmak çoğu zaman çözümü zorlaştırır. Bunların ışığında, ihtiyacımız olan faydayı baz alarak çözüm aramak bu bakış açısının en temel tanımlarından biri olabilir.

✨ Faydaları neler?

Etkili zaman ve kriz yönetimi, çözüm odaklı bakış açısının en öne çıkan faydaları arasında yer alıyor. Çözüme odaklandığımızda, en doğru ve faydalı kaynağı daha kolay fark eder ve adımlarımızı daha güçlü atarız.

Örneğin, bir haritaya baktığımızda varmak istediğimiz noktaya ulaşmak için o noktaya giden yolları takip ederiz. Bulunduğumuz yerde neden durduğumuzu anlamak önemli olsa da, ilerlemek için bir noktada harekete geçmek gerekir. Bulunduğumuz durumu deneyim olarak yanımıza alıp, öğrendiklerimizi bir sonraki adımda kullanabiliriz. Bu da bize daha fazla ilerleme ve keşif fırsatı sunar. 🗺️

Çözüm odaklı bakış açısı, zamanın hızla geçen ve sınırlı bir kaynak olduğu günümüz dünyasında, özellikle zaman ve kriz yönetiminde önemli katkılar sağlar. Teknolojinin hızla geliştiği ve sürekli yeni tanımların ortaya çıktığı bu dönemde, çözüm odaklı düşünmek güçlü bir yetkinlik haline geliyor.

Bu değişime eşlik etmek ve onun bir parçası olmak, yeni dünyada yer bulabilmek için önemli görünüyor.

Günümüz dünyasını ve çözüm odaklı bakış açısını düşündüğünüzde sizin aklınıza neler geliyor?

Siz bu bakış açısını hayatınıza nasıl dahil ediyorsunuz ya da etmek istersiniz?

Serra 🌸

Zaman Yönetimi

Özellikle hızla değişen teknoloji ve yetkinlik tanımlarıyla birlikte zamanı yönetmek, önemli konulardan biri oldu. Yapay zeka ile kısa sürede çok iş yapabiliyor olsak bile, artan bu hız ve rol değişimleri insanları farklı şekillerde etkilemeye başladı. Muhtemelen 10 yıl önce günler alan işleri artık dakikalar içinde yapabiliyor olmak zihnen rahatlatsa bile, bu kez o işin “nasıl yapılacağını” (örneğin doğru prompt yazmayı) öğrenmek gibi yeni gelişim alanları ortaya çıktı.

Bu durum hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğurmaya başladı. İnsanların kaygı seviyeleri artarken, zihinsel yorgunluk da kaçınılmaz hale geldi. Fakat bu değişim sürecini daha sakin ve verimli bir şekilde geçirmek mümkün. 🌱

Zaman yönetimi sadece yapılacaklar listesi hazırlamak ve onu takip etmek değil; aynı zamanda bu listeleri daha farkındalıkla oluşturabilmek. Bunun en etkili yollarından biri ise öncelik belirlemek. Bunu da planlamaya başlamadan önce işleri gruplandırarak yapmak mümkün.📍

Peki, önceliklendirme nasıl yapılır?

Bunun birçok yolu var. Planlama yaptığınız süre, işin önemi ve katkısı, kontrolünüzde olup olmaması, kullanılacak araçlar ve diğer belirleyici faktörler oldukça etkili. Kısa vadeli planlarda daha hızlı karar almanız gerekirken, uzun vadeli görevlerde aynı bakış açısıyla ilerlemek mümkün olmayabilir. Bu nedenle önceliklerinizi belirlerken aşağıdaki gibi sorular sorabilirsiniz:

  • Bu işi ne zaman tamamlamam gerekiyor?
  • Öncelik sıralamasında yeri ne olur?
  • Bunu tamamlamak diğer görevleri de kolaylaştırır mı?
  • Ne kadar kontrolümde?

💬 Bir iş zaten acil ve önemliyse kendini hatırlatacaktır ve bu sorulara cevaplar daha hızlı ve net bir şekilde gelmeye başlar. Böylece verimlilik ve denge de daha görünür hale gelir.

Siz verimlilik, denge ve benzer kavramları nasıl tanımlıyorsunuz?

Size yardımcı olacak başka hangi sorular olabilir?

Serra 🌸

Karalılık

Günümüzde en önemli kavramlardan biri kararlılık. 🌱 Kararlı olmadan yürüyemez, bir işi bitiremez ve ilerleyemeyiz. Bu kavramın en günlük ve güçlü örneklerinden biri; her zaman yaptığımız ama değinmiş olduğum gibi günlük bir eylem olduğu için aklımıza çok gelmeyen yürümek. ▶️ Yürümeyi bir metafor olarak alırsak hayatımızda hep bir amaç için peş peşe adımlar atıyoruz. Bazen zaman uygun olmadığı için koşuyor, bazen de atacağımız bir sonraki adım için planlama yapıyoruz…Hedefimize/hayalimize ulaştığımızda da birbirini takip eden birçok adım atmış olduğumuzu görüyoruz. ⭐️

Bize aynı yönde bu kadar adım attıran şey nedir?

Kararlılık ve onunla beraber çizmiş olduğumuz yol tanımı. 🗺️ Bu yol her şekilde ve yerde olabilir; önemli olan varılacak bir nokta ve ilerleyecek bir çizgi olması. Koçluğun en sevdiğim sorularından biri de yolda kalma halini baz alıyor. Nasıl bir yolcu olduğumuz, yolun da bir yansıması. O yol bize aitse neredeyse oradaki bir ağaç kadar bir bile olabiliriz. Fakat o yol ezbere çizilmiş ve bize ait değilse, varlığımız ve renklerimiz tutmaz.

Bazen bize ait olmayan ama paralel ilerlememiz gereken yollar karşımıza çıkabilir. Bu, yaşıyor olmanın getirdiği en doğal deneyimlerden biri. O zaman çantamızdan bizi yansıtacak ve esnek yönlerimizi öne çıkartacak bir şeyler çıkartmamız fayda sağlayacaktır. Dünya bu kadar hızlı ilerlerken özgün yanlarımızı koruyarak uyum sağlıyor olmamız, bizi bu değişimin ve varış noktasının parçası yapar. 📍

Serra 🌸 

Mezuniyet ve sonrası için planlama

Bazı sorular zamansızdır. ⭐️ “ Kendini gelecek şu kadar yıl içinde nerede görüyorsun?” sorusu da bunlardan biri. Üniversite dönemi de süre olarak değişebilir ama bu tür sorular özellikle bu zaman diliminde daha da fazla anlam kazanır. 🌱

Üniversite, önceki yazılarımda da yazdığım gibi alanlarımızın ve rollerimizin daha hızlı şekil almaya başladığı yer. Seçtiğimiz bölüm, dersler, üye olunan kulüpler ve benzer seçimlerimiz yolu daha net çizmeye devam eder. Haritanın daha esnek, belirgin ve özgün olması için yolun farkında olmamız önem kazanır. 🗺️ Bu farkındalık da yol boyunca seçimlerinizin yansımalarına bakarak olur.

📍Yolda nasıl bu yansımaları görebiliriz?

Bunun tek bir cevabı her zamanki gibi yok. Milton Erickson’ın da dediği gibi; Her insan tam ve bütündür ve ihtiyaç duyduğu kaynaklara sahiptir. Bundan dolayı kendi gözlemcisi olan bir kişi bu farkındalığa çok daha kolay ulaşır. 🚲 Bu noktada bir koç olarak çok sevdiğim bir bakış açısı resme giriyor; ucu açık çözüm odaklı sorular. Bu sorular doğru zaman ve niyetle sorulduğu her zaman fayda sağlar.

Özellikle hangi dersler/projeler seni mutlu etti ve geliştirdi?

Üniversite yıllarında yeni hobileriniz neler oldu?

Özellikle hangi alanlar dikkatinizi çekiyor?

Kendinizi nasıl bir şirket ve rolde görüyorsunuz?

Mezuniyet ve sonrası için hangi güçlü yanlarınızı kullanarak adım atıyorsunuz?

Bu ve benzer sorular öğrencilik yıllarınızda size yol gösterici olacaktır. Hatta bu soruları uyumlu gördüğünüz başka alanlar ve zamanlarda da kendinize sorabilirsiniz. 🤓

Serra 🌸

1-2-3

1 – 2 – 3

En sevdiğim üç rakam ve sıra. 🤓
İster koşu yarışı olsun, ister yüzme; ister kendinizi en tembel hissettiğiniz bir anda… Bu sıra, sizi oturduğunuz yerden kaldırır. ✨

Ben klasik olarak kendime “Bugün ne yazacağım?” sorusunu sorduğumda, resim çizmeye devam etme kararım sayesinde bu seriyi hatırladım.
Tahmin edersiniz ki bu sihirli set işe yaradı. Yazının teması kendiliğinden belli oldu. 🌱

🚲 Başlamak neden önemli?

Bir şeye başlamadan ilerleyemezsin.
Yürümeden koşamazsın.
Kalemi eline almadan resmi bitiremezsin.

Öğrenciyken okula yürürdüm ve yolumun üstünde “Take Courage” yazan bir bina vardı. Her önünden geçtiğimde bir kez mutlaka bakardım. Bu hayata dair çok güzel bir mesajdı. 🙃

Her kelime gibi cesaret de bulunduğu yerin anlamını alır.
Bence hayata genel olarak baktığımızda, cesaret bir şeylere başlama hâlidir. 

Her zaman cesur olmayabiliriz ve bu da en az cesur olmak kadar anlamlı olabilir.
Ama doğru zamanda gelen cesaretin yarattığı motivasyon, süreç içinde düşündüğünüzden çok daha fazla katkı sağlar. 🎁

Bir çizgi, bir noktayla başlar ve şekiller yaratır.
Bu da büyük resmi ve detayları giderek netleştirir.

Yaşam da o büyük resmin ta kendisi. 🗺️

 Serra🌸

Yaşam-Odaklı Bakış Açısı

“Her sistem yeteri kadar bilgi işlediği zaman zeka üretiyor.” 

Türker Kılıç’ın yaşamdaşlık kavramı hakkında yazı yazmayı planlarken böyle özetleyici bir alıntı karşıma çıkınca yazıma böyle başlamam gerektiğini düşündüm. Bir cümle hem konuyu hem de kendini bu kadar net anlatabilirdi. Yaşamdaşlık kültürü benim en çok sevdiğim kültürlerden biri. Hem koç hem de sıkı bir doğa sever olarak bu kültürü merkezime koymam da çok doğal. Her sistem bütün ve parçalarından oluşuyor ve bu ailenin çok güçlü bir iç ilişkisi var. Her üyenin kendi ve bütüne dair bir sesi var. Büyük resimde üyeleri görüyoruz ama aslında gördüğümüz bir aile kültürü. (Kılıç) Bu kültür nasıl oluşuyor ve önemli noktalar neler? Bu yazıda tam da bu konuya odaklanmak istiyorum.

Demin aile benzetmesini kullandım ama kendi çıkış noktalarımdan biri olan doğadan bahsetmemek de odak dışına çıkmak olabilir. Doğa ve yaşamı birbirinden de ayıramayız. Biz insanlar da yaşamın diğer canlılar kadar parçası ve dönüştüren güçlerinden birisiyiz. Bu da yaşamdaşlık kültürüne bağlı olarak türler arası eşitliği getiriyor. (Kılıç)

Bu eşitlik nasıl oluyor ve etkileri neler?

Türker Kılıç insan odaklı yaklaşımdan yaşam odaklı yaklaşıma geçişin önemini anlatıyor. Biz insanlar olarak dünya tarihinin büyük bir kısmını insan odaklı yaklaşımla şekillendirdik ve bu, seçeceğimiz en iyi yoldu. Fakat artık resimde eksiklikler var ve bu boşluklar ancak yeni bir bakış açısıyla dolar. Sayın Kılıç’ın söylediği gibi sadece teldeki kuşlara bakmaktan, diğer kuşlarla olan ilişkilerine de bakmak gerekiyor. (Kılıç)

Bağlantısallık nedir?

Bağlantısallık, tümden gelim ve tümevarım yaklaşımlarının birleşimi. Başka bir deyişle, aynı anda büyük resmin kendisi ve parçasıyız. Yaşam, en büyük bilgi ağı ve zeka yaşama ait bir şey. (Kılıç)

İnsan bu resimde nerede?

Aslında bu sorudan daha büyük bir soruyu yazmak istiyorum: Bağlantısallık nasıl bir kültür ve nasıl var olur? Başlangıç noktaları merak, iyilik ve yaratıcılık. Merak, özellikle son zamanlarda üstüne çok araştırma ve gözlem yapılan kavramlardan biri. Yeni dünyanın neredeyse her alanında merak etme kavramı sıkça kullanılıyor. (Kılıç) Hatta merak etmek ve keşfetmek, büyürken farkında olmadan kullandığımız taraflarımız. Çocukları ve bir şeyleri ilk defa deneyimlediklerini düşünün; yüz ifadeleri ve sesleri hemen değişiyor. Keyif aldıkları şeyleri ve kendi alanlarını oluşturmaya başlıyorlar. Bu da zamanla kişinin kendi özgünlüğünü yaratması anlamına geliyor. İnsan da bu şekilde demin bahsettiğim büyük resmi şekillendiriyor.

Bu yazıyı okurken siz neler düşündünüz? Sizin büyük resimde nasıl bir rolünüz var? Sizce insanlar daha başka neler yaparsa resimdeki ilişkiler güçlenir?

Kaynakça

Kılıç, Türker. “Yeni Bilim: Bağlantısallık – Yeni Kültür: Yaşamdaşlık.” YouTube, konuşmacı Türker Kılıç, TEDxReset, 2022, www.youtube.com/watch?v=lqNrrQKsu7U.