Koçvari Yaklaşım

Bu hafta çok sevdiğim bir konuyu yazıyorum; koçvari yaklaşımı. 🤓

Ama yazıya başlamadan önce oldukça önemli bir soruyu sizinle paylaşmak istiyorum: Koç nasıl olunur? Bu, benim çok sevdiğim ve koç olarak rolümü doğrudan şekillendiren sorulardan biri. Bununla beraber, koçvari yaklaşımı da anlamak için güzel bir başlangıç. 🌱

ICF, koçluğu “günümüzün belirsiz ve karmaşık ortamlarında özellikle önemli olan, kişisel ve mesleki potansiyeli en üst düzeye çıkarmak için ilham veren, düşünmeye teşvik eden ve yaratıcı bir süreçte müşteri ile ortaklık ilişkisi”(1) olarak tanımlar. Koçluk, tanımda da olduğu üzere bir ortaklık çeşididir ve bundan dolayı iyi dinleme ve iletişim kurmak gibi yetkinlikleri içinde barındırır. Hatta bu yetkinlikler, koçluğun yapı taşlarıdır. Bu noktadan yola çıkarsak, koçvari yaklaşımda da iletişim kurmak ve bu iletişimi devam ettirmek vardır. ✨

📍Daha somut yazmak gerekirse; empati, iyi dinlemek, kapsayıcı ve meraklı olmak gibi, iş dünyasında “soft skills” olarak adlandırılan yetkinlikler bu yaklaşımı oluşturuyor. Günümüzde de bu yaklaşımı pek çok alanda görüyoruz.

Koçvari yaklaşım neden önemli?

Otomasyon ve dijitalleşmenin bu kadar hızlandığı bu zamanda insan iletişiminin rolü azalıyor gibi görünse de aslında daha da anlam kazanmaya başladı. Yapay zekâ, robotlar ve kodlar başlangıçta insanlara fayda sağlayacak araçlar olarak görülürken, bugün hayatlarımızı şekillendirmeye başladı. Bu, insan gibi sosyal bir canlı için oldukça zorlayıcı bir yenilik. Bundan dolayı koçvari yaklaşım, hem iş yerlerinde hem de diğer alanlarda insanları bu yenilik içinde merak ve keşif isteğinde tutar ve yeni gelişimlere olanak sağlar. 🗺️

Bunun dışında ve temel olarak, sağlıklı iletişim inanılmaz bir kolaylaştırıcı. Karşınızda iletişime açık bir grup olduğunda işlerin ne kadar hızlı ilerleyebileceğini bazen tahmin bile edemezsiniz.

Konuyu özetlemek gerekirse, koçvari yaklaşım, koçluk yetkinliklerini de baz alarak gelişmiş ve günümüz hayatında iletişimi kolaylaştıran bir yaklaşım. Sadece kolaylaştırıcı yönüyle değil, sağlıklı iletişimi de desteklediği için liderlik ve takım yönetimi gibi alanlarda da büyük bir role sahip.

Sizin bu çerçeve içinde güçlü yönleriniz neler? Özellikle nerelerde kullanıyorsunuz?

Serra 🌸

Referanslar

  1. ICF Türkiye. Profesyonel Koçluk Nedir? https://www.icfturkey.org/anasayfa/profesyonel-kocluk-nedir/

7. Koçluk Konferansı – Öz’le Geleceğe

Geçen hafta inanılmaz ilham veren bir konferansa katıldım. Konferans, 16 Ekim 2019 tarihinde gerçekleşti. Bu etkinliğin amacı, koçluğun farklı alan ve disiplinlerle nasıl birleştiğini anlatmaktı.

Konuşmacılar kimlerdi?

Konferansa konuşmacı olarak, Ahmet Akın, Alla Kazajeva, Ann Ridone, Atilla Kıyak, Emre Başkan, Nasuh Mahruki, Nurdoğan Arkış, Ömer Şengüler ve H. Ulaş Özcan katıldı.

Hangi konular konuşuldu?

Konferansta;

Ahmet Akın iş ortamında yaratıcılık,

Alla Kazajeva koçluk kültürü,

Ann Ridone sosyal etki için koçluk,

Atilla Kıyak liderlik ve stratejik düşünme,

Emre Başkan iş dünyasında konfor alanı ve gelecek,

Nasuh Mahruki potansiyellerimize ulaşmak,

Nurdoğan Arkış hayatta yaptığımız seçimler,

Ömer Şengüler iş dünyasında nasıl başarılı olabiliriz,

H. Ulaş Özcan 2050 yılının bize ne getireceği, değerler ve kurumlar hakkında konuştu. ICF Türkiye Başkanları bir panelle konferansı noktaladı.

Neler ön plandaydı? Beni en çok neler etkiledi?

Konferasında temasına bakıldığında öz ve öz ile geleceğe gitmek en çok ön planda olan konulardı. Konuşmacılar bunlara farklı açılardan yaklaşıp, katılımcılara ilham oldular. Elbette bütün konuşmacılar ve yaklaşımları çok değerliydi fakat bana kattıkları yeni bakış açılarıyla en çok etkileyen birkaç konuşma vardı.

Ahmet Akın’ın konuşmasında kullandığı yaratıcılık tanımları ve örnekler beni çok etkiledi. Duchamp benim en sevdiğim sanatçılardan biri. Kavramsal ve çağdaş sanat, sanat anlayışımı değiştiren alanlar oldu. Ahmet Bey’in Duchamp’ın bir eserini kullanması, konuşmasını bende farklı bir boyuta taşıdı. Ek olarak klişelere yaklaşımı da bende yeni bir farkındalık oluşturdu.

Emre Başkan ve H. Ulaş Özcan ise analitik yaklaşımları ile çok değerli bilgiler verdiler. Sundukları veriler ile iş dünyasında baskın düşünceleri ve geleceğin bize neler getirebileceklerini anlattılar. İnsanların ne düşündüklerini somut olarak görmek, geleceği anlamayı kolaylaştırdı.

Son olarak, Nurdoğan Arkış kendimize ve diğerlerine nasıl yaklaşmamız gerektiğini çok güzel bir şekilde anlattı. Dinleyicilerini ben ve sen konumunu dışında, o – iletişimde olmayacağımız ama bizden etkilenebilecek diğer kişiler– konumunu da anlatarak çevremiz hakkında farklı bir bakış açısı kattı.

Yazıyı genel olarak toplamak gerekirse;

7. Koçluk Konferansı beni çok etkiledi. Birçok önemli kişiyle tanışma ve onların konuşmalarını dinleme fırsatı elde ettim. Hepsi bende ayrı izler bıraktı. Dinlediğim her konuşmadan beynime aldığım notlar ile çok güzel bir gün geçirdim.

*İlk ve son görsel ICF Türkiye’den alınmıştır.