Değişim ve Bütünsellik

Bugün karşıma ilgimi çeken bir yazı çıktı. Hem şahsi hem de koç olarak ilgimi çeken bir konusu vardı; değişim ve karşılıklı bağımlılık (interdependency). Yazı genel olarak bu iki kavrama daha geniş bir açıdan bakmayı anlatıyordu ve doğayla bağlantılar kuruyordu. 🌱

Ben uzun zamandır yaşamdaşlık, doğa, kapsayıcılık ve bütünsellik gibi konuları özellikle daha fazla araştırıyorum. Koç olduktan sonra bu merak ve araştırmalarım da giderek çoğaldı. Kenneth Silvestri’nin Expanding Our Sense of Change yazısı, keyifle takip ettiğim bu alanlara olan ilgimi yeniden canlandırdı.

Özetlemek gerekirse, Silvestri değişim ve bağımlılık kavramlarına çoğunlukla doğrusal bir noktadan bakıldığını ve bunun daha bütünsel bir bakış açısına evrilmesi gerektiğini söylüyor. Referans olarak da doğada ağaçların kurduğu iletişimi gösteriyor.  🌳

 📌Doğadaki bağımlılık ile biz insanların tanımladığı bağımlılık arasında nasıl bir fark var? Neler yapılabilir?

Biz insanlar, demin de yazdığım gibi, doğrusal bir bakış açısından A noktasından B noktasına kadar bir tanım yapıyoruz. Fakat doğada çok daha bütünsel bir resim çiziliyor. Her şeyden önce değişim, her zaman gerçekleşen bir eylem. Bundan dolayı onu ve onunla bağlantılı olan diğer kavramları tanımlamamız oldukça zor. Hatta bazen imkânsız.

Bu olumsuz gibi gözükse bile düşündüğümüz kadar öyle değil. Milyonlarca olasılığın ve dönüşümün olduğu bu senaryo, aslında tam da doğanın bir yansıması. Bundan dolayı Silvestri, Nora Bateson’ın “ready-ing” kavramından bahsederek bu resmin içinde nasıl durabileceğimizi gösteriyor.

📌”Ready-ing” nedir?

Kısaca anlatmak gerekirse, “ready-ing”, düşünme sırasında anlamlı bir sessizlik yaratarak esnek bir çözüm arama hâlidir. Bununla birlikte Silvestri’nin de anlattığı gibi, doğrusal neden-sonuç ilişkisinden çıkarak daha bütünsel ve kapsayıcı bir yere varırız. Buna en net örneklerden biri doğanın kendi içindeki ahenk olabilir. Her şey birbiriyle bir şekilde bağlantılıdır ve düzen kendi içinde devam eder. ✨

Yazıya genel olarak bakarsak, Silvestri değişim ve bağımlılık kavramlarına daha geniş bir yerden bakıyor. Bu bakış açısı hayatımızın birçok alanında bize fayda sağlayabilir ; yaratıcı ve yenilikçi düşünme biçimlerimizi, yani üretkenliğimizi destekleyen yanlarımızı güçlendirebilir. 

Siz bu kavramlara nasıl bakıyorsunuz?

Bütünsellik ve değişim sizce bu resimde nasıl birlikte duruyor?

Serra🌸


Not: “ready-ing” kavramının Türkçesi nedir bilmediğim ve anlamını korumak için kavramı bilerek çevirmedim.

Kaynak: 

Silvestri, K. (2026, July 21). Expanding our sense of change. Psychology Today. https://www.psychologytoday.com/us/blog/a-wider-lens/202607/expanding-our-sense-of-change

Yaşam-Odaklı Bakış Açısı

“Her sistem yeteri kadar bilgi işlediği zaman zeka üretiyor.” 

Türker Kılıç’ın yaşamdaşlık kavramı hakkında yazı yazmayı planlarken böyle özetleyici bir alıntı karşıma çıkınca yazıma böyle başlamam gerektiğini düşündüm. Bir cümle hem konuyu hem de kendini bu kadar net anlatabilirdi. Yaşamdaşlık kültürü benim en çok sevdiğim kültürlerden biri. Hem koç hem de sıkı bir doğa sever olarak bu kültürü merkezime koymam da çok doğal. Her sistem bütün ve parçalarından oluşuyor ve bu ailenin çok güçlü bir iç ilişkisi var. Her üyenin kendi ve bütüne dair bir sesi var. Büyük resimde üyeleri görüyoruz ama aslında gördüğümüz bir aile kültürü. (Kılıç) Bu kültür nasıl oluşuyor ve önemli noktalar neler? Bu yazıda tam da bu konuya odaklanmak istiyorum.

Demin aile benzetmesini kullandım ama kendi çıkış noktalarımdan biri olan doğadan bahsetmemek de odak dışına çıkmak olabilir. Doğa ve yaşamı birbirinden de ayıramayız. Biz insanlar da yaşamın diğer canlılar kadar parçası ve dönüştüren güçlerinden birisiyiz. Bu da yaşamdaşlık kültürüne bağlı olarak türler arası eşitliği getiriyor. (Kılıç)

Bu eşitlik nasıl oluyor ve etkileri neler?

Türker Kılıç insan odaklı yaklaşımdan yaşam odaklı yaklaşıma geçişin önemini anlatıyor. Biz insanlar olarak dünya tarihinin büyük bir kısmını insan odaklı yaklaşımla şekillendirdik ve bu, seçeceğimiz en iyi yoldu. Fakat artık resimde eksiklikler var ve bu boşluklar ancak yeni bir bakış açısıyla dolar. Sayın Kılıç’ın söylediği gibi sadece teldeki kuşlara bakmaktan, diğer kuşlarla olan ilişkilerine de bakmak gerekiyor. (Kılıç)

Bağlantısallık nedir?

Bağlantısallık, tümden gelim ve tümevarım yaklaşımlarının birleşimi. Başka bir deyişle, aynı anda büyük resmin kendisi ve parçasıyız. Yaşam, en büyük bilgi ağı ve zeka yaşama ait bir şey. (Kılıç)

İnsan bu resimde nerede?

Aslında bu sorudan daha büyük bir soruyu yazmak istiyorum: Bağlantısallık nasıl bir kültür ve nasıl var olur? Başlangıç noktaları merak, iyilik ve yaratıcılık. Merak, özellikle son zamanlarda üstüne çok araştırma ve gözlem yapılan kavramlardan biri. Yeni dünyanın neredeyse her alanında merak etme kavramı sıkça kullanılıyor. (Kılıç) Hatta merak etmek ve keşfetmek, büyürken farkında olmadan kullandığımız taraflarımız. Çocukları ve bir şeyleri ilk defa deneyimlediklerini düşünün; yüz ifadeleri ve sesleri hemen değişiyor. Keyif aldıkları şeyleri ve kendi alanlarını oluşturmaya başlıyorlar. Bu da zamanla kişinin kendi özgünlüğünü yaratması anlamına geliyor. İnsan da bu şekilde demin bahsettiğim büyük resmi şekillendiriyor.

Bu yazıyı okurken siz neler düşündünüz? Sizin büyük resimde nasıl bir rolünüz var? Sizce insanlar daha başka neler yaparsa resimdeki ilişkiler güçlenir?

Kaynakça

Kılıç, Türker. “Yeni Bilim: Bağlantısallık – Yeni Kültür: Yaşamdaşlık.” YouTube, konuşmacı Türker Kılıç, TEDxReset, 2022, www.youtube.com/watch?v=lqNrrQKsu7U.

Doğa

Dünya evimiz ve biz bu evde yaşıyoruz. Öyle bir ev ki , en sevdiğimiz insanlarla beraber tam da istediğimiz gibi yaşayabiliyoruz. Bu evi yuva yapan kişi de doğa ana. O yemeğimizi ve battaniyemizi veren şefkat kaynağı. Onun için neler yapabiliriz ? Onun bu sevgisine nasıl karşılık verebiliriz?

1. Doğa ile hizalanma. Onun düşünme ve hareket şekillerini gözlemleyip, onu korumak ve büyütmek için adımlar belirleyebiliriz.

2. Dengeyi koruma. Yaşayan her canlının aynı yaşam hakkına sahip olduğunu düşünerek, adımlarımızı onlara da göre tasarlayarak yaşamak.

3. Sevgi ile büyütme. Ona olan sevgimizi ona desteğimizi göstererek paylaşmak.