1-2-3

1 – 2 – 3

En sevdiğim üç rakam ve sıra. 🤓
İster koşu yarışı olsun, ister yüzme; ister kendinizi en tembel hissettiğiniz bir anda… Bu sıra, sizi oturduğunuz yerden kaldırır. ✨

Ben klasik olarak kendime “Bugün ne yazacağım?” sorusunu sorduğumda, resim çizmeye devam etme kararım sayesinde bu seriyi hatırladım.
Tahmin edersiniz ki bu sihirli set işe yaradı. Yazının teması kendiliğinden belli oldu. 🌱

🚲 Başlamak neden önemli?

Bir şeye başlamadan ilerleyemezsin.
Yürümeden koşamazsın.
Kalemi eline almadan resmi bitiremezsin.

Öğrenciyken okula yürürdüm ve yolumun üstünde “Take Courage” yazan bir bina vardı. Her önünden geçtiğimde bir kez mutlaka bakardım. Bu hayata dair çok güzel bir mesajdı. 🙃

Her kelime gibi cesaret de bulunduğu yerin anlamını alır.
Bence hayata genel olarak baktığımızda, cesaret bir şeylere başlama hâlidir. 

Her zaman cesur olmayabiliriz ve bu da en az cesur olmak kadar anlamlı olabilir.
Ama doğru zamanda gelen cesaretin yarattığı motivasyon, süreç içinde düşündüğünüzden çok daha fazla katkı sağlar. 🎁

Bir çizgi, bir noktayla başlar ve şekiller yaratır.
Bu da büyük resmi ve detayları giderek netleştirir.

Yaşam da o büyük resmin ta kendisi. 🗺️

 Serra🌸

2026 Vision Board

1. O tavşan hep şapkanın içinde miydi, yoksa şapka gerçekten yaratıcı mı? 🐰

2. Dijital benlik 📍

3. Kütüphanen nerede? Kapısı nasıl açılıyor? 🗝️

4. Her çalıştığım zaman ne kadar sakinim? Benim yaratıcılıkta hizalanma yerim neresi? 🟡

Evet, yeni yılın ilk içeriğine dört görsel ve bu sorularla başlıyorum. Tavşanlı çizimimden başlayarak sırayı takip edebilirsiniz. Bugün biraz çağrışım ve 2026 hedeflerimden biri olan düzenli içerik üretimi ile başlıyorum. Aslında farkında olmadan samimi ve profesyonel bir vision board yaptım. 🙃 

Okuduğum yeni dijital ve sosyal iletişim yaklaşımlarından biri de samimi ve özgün içeriklerin öneminin artması olunca, bu görsel düşündüğümden de fazla tamamlandı. Bence ideal iletişim şekli, açık olan. Herkese her şeyi anlatmamıza gerek yok tabii ama iç iletişimin açık olması sağlıklı bir yer. Bundan dolayı, ihtiyacımız olduğunda destek almak çok değerli. Bazen düzenli destek almak, bir problemi en başında bile çözebilir.

Baştaki dörtlüye dönersek; kuantum fiziği ve yaratıcılık kavramları her zaman bir şekilde beynimde aktif. Bundan dolayı yıllar önce ilk görseli çizmiştim. ✍️ Düz bir şapka ne zaman tavşan çıkarır? Ona niyet ettiğimizde. Odak ve yaratıcılık da tam olarak böyle bir şey. Galiba 2025 yılında maksimum on resim çizmişimdir ve geçen günlerde bir şey çizmem gerektiğinde pratik eksikliğini hissettim. Belki de bu yıl çizime geri dönmek, kararlarımdan biri olabilir. 💬

İkinci görsel, benim dijital benliğim. Kendisiyle tanışmak benim için de yeni bir deneyim oldu. Neyi sever bilmiyorum mesela. Çok büyük ihtimalle onu güncellemem gerekecek; yoksa makine öğrenmesi ile benden uzaklaşabilir. 👤

Üçüncü görsel, yıllar önce kendi kütüphanemden ilhamla çizdiğim bir illüstrasyon. Şu an o kütüphanenin karşısında bu yazıyı yazıyorum ve hâlâ aynı şekilde dizili. Bence herkesin kütüphanesi farklı ve anahtarı da özel yapım. Bu çağrışım bana bilgelik kavramını hatırlatıyor. Bence benim bilgem içimde durmadan yürüyor. Bir odası yok ve ben bundan dolayı hep yazarak ve çizerek çalışmaya başlıyorum. 🌱

Dördüncü görsel, daha geçen salı çalışırken çekildi. Canva’da bir şeyler tasarlıyordum ve milimlik bir alanda nesne yerleştirme yapıyordum. Yazması, yapmaktan kesinlikle çok daha kolay. Hele benim gibi içerik üretirken görsel detaylara daha çok dikkat eden biriyseniz, seçtiğiniz font bile saatler alabilir. Bu sebeple, “Her çalıştığım zaman ne kadar sakinim? Benim yaratıcılıkta hizalanma yerim neresi?” kendime sıkça sorduğum sorulardan biri. 🚲

🟡 Siz böyle bir çalışma yapsanız, neleri koyar ve açıklamaları nasıl yazardınız? Size büyük resimde neler anlatırdı? 

Yeni yılınız tekrar kutlu olsun,
Serra 🌸

Yeni Yıl Soruları – 4 

Bugün otururken bir anda kendime ‘2025 gelecek hafta bitiyor.’ dedim ve o an sanki yeni bir şeyi fark etmiş gibi şaşırdım. 💬 Zamanın çok hızlı geçtiğini düşünürken, yavaş geçebilme ihtimalini de ayrı ayrı düşündüm.

Evet, yıl bitiyor ve yazı serisinin son kısmına hoş geldiniz. En son yazıda ‘Hediyeden çıkanlar ne kadar sizi yansıtıyor?’ sorusunu sormuştum. Şimdi resmi netleştiren sorularla devam etmek istiyorum. 🤓

Bu noktada biraz daha aksiyon almaya ve istekleri netleştirmeye hizmet eden soruları paylaşacağım. Her soru gibi bunlar da ihtiyaç duyduğunuz her zaman kullanılabilir. Her soru her zaman katkı sağlamayabilir; ancak doğru yer ve doğru zaman, en güçlü formüllerden biridir.🌱

✨Son yazıyı düşündüğünüzde, hangi hediyeler size ait?

✨Yeni yıldan neler istiyorsunuz?

✨İstekleriniz neler yaparsanız gerçekleşir?

✨Özellikle hangi adımlar sizi destekler?

✨Neler olursa isteklerinize ulaştığınızı nasıl anlayacaksınız?

Deminde yazdığım gibi, bu sorular artık düşüncelerimizin somut bir şekilde hayatımızla uyumlandığı alanı güçlendirir. “Bundan keyif alıyorum.” cümlesinden “Bunları yaparsam keyif aldığım bir rutin yaratırım.” cümlesine geçiş yaparlar.

Yeni yıla bu kadar az gün kalmışken yazdıklarım kulağınıza nasıl geliyor? Gelecek yıl bu soruların cevaplarını bir parça bile biliyor olmak nasıl bir his?🎄

Serra 🌸

Yeni Yıl Soruları – 3 🎄

Merhaba,

Bugün 22 Aralık 2025 ve o çift sayılı yeni yıla çok az kaldı. 🎄
Serinin bu kısmında size gelen o hediyeler hakkında sorular sormak istiyorum.
Tabii bu, sadece benim buraya yazmamdan bağımsız olarak, sizin bakış açınızla olur ve bu soruları size fayda sağlayacak her noktada kullanabilirsiniz. 🌱🎁

Şimdi o hediyelere tekrar dönecek olursak;

✨Hediyeden çıkanlar ne kadar sizi yansıtıyor?
✨Size ileriye dönük bir şeyler katacağını düşünüyor musunuz?
✨Sizi gerçekten heyecanlandırıyor mu?
✨Olduklarını düşündüğünüzde gülümsetiyor mu?

Sorular size nasıl geliyor? 💬
Bazen bir şeyi istiyor ya da istediğimizi düşünüyor olmak, %100 size ait hisler değildir.
Bir yerden okuduğumuz, duyduğumuz veya gördüğümüz şeyler, öyle düşünmemize sebep olur.
Hatta onların gerçekleştiği anda, içimizden bir ses düşündüğümüz gibi heyecanla konuşmaz.

Bu yüzden bu sorular, tam da o farkındalık anına hizmet ediyor.
Bir hediyenin paketi sevdiğiniz bir renk olabilir ama her beğendiğimiz renk bize ait anlamlar taşımayabilir.
Önemli olan, tonla rengin birbiriyle tutmasıdır.

Serra 🌸

Yeni Yıl Soruları 🎄 -2

🌱2025 yılı size somut olarak neler kattı? (Neleri net bir şekilde gördünüz/deneyimlediniz?)

Hatta izninizle biraz metaforlara da girmek istiyorum;

Bu somut yenilikleri hediye paketlerine benzetirseniz nasıl olurlar?

Ve yine çözüm odaklı bir koç olarak yapıcı ve olumlu yandan bakarak,

Bu sizin için değerli hediyeleri nasıl açmak ve içinden çıkanı hayatlarınıza nasıl yerleştirmek istersiniz?

Bu soruları yazarken kendimi bir resim çiziyor gibi hissettim. 🤓
Cevapların yazılı olduğu bir sayfanın önünüzde durduğunu farz edin; ne görüyorsunuz?
O sayfada size ve gelecekteki ideal kendinize dair neler var? 📍

Sorularımı daha da arttırmadan yazıya devam edecek olursam, düşünceleri daha somut bir forma dönüştürmek için onları bir yere yazmak ya da bir şekilde görselleştirmek öz farkındalığınızı artırır. Bu da hizalanma ve hayata dengeli akmak için çok anlamlıdır. Özellikle yeni yıl gibi tarihi farklı atacağımız bir dönemde, çok güçlü ve olumlu anlamda bir başlangıç olur. 🎄

Serra 🌸

Authenticity

If I asked you to draw a circle on an A4 paper, how would you do it?

How would you hold the paper, and how much of the page would you use?

Now imagine this question being asked in a crowded place, with pen and paper handed to you. Then imagine those papers being pinned to a wall. I believe you’d see many circles that, while similar, show subtle differences. Picture yourself looking at that wall, and then another question is asked:
“Which of these is not a circle?”
The answer is simple: none of them. That’s exactly what authenticity is. A group of different circles on a wall. Even if the space used and the way the paper is handled vary, the first thing you’ll notice when you look at that wall is a series of circles side by side.

Why is authenticity important?

Authenticity is one of the core traits that make us who we are. It’s a sign of our strengths and of the things that bring us joy. That’s why the world of art is so vibrant and inclusive. Artists who express themselves in different ways offer a rich and colorful world to those who engage with their work.

But one of the most important aspects is how these artists become recognized. Just like in every area of life, those who discover and remain true to their authentic voice are the ones who stand out.

This is also what distinguishes people from one another and adds richness to the bigger picture. If we were all the same, we’d become part of a dull, monochromatic whole. No one around us would stand out, and we’d all walk the same path in the same way. That path, in turn, would have limited potential for growth.

But in a picture where different paths exist, a sense of curiosity and exploration emerges. When you see something different on a nearby road, you get the chance to revise your own map. Maybe you’ll add new trees or take something away.
To me, that’s a beautiful kind of freedom.

How does one become truly authentic?
By getting to know yourself better. I know this is a short and simple answer, but it truly captures the essence. Knowing what brings you joy and what you’re naturally good at is deeply valuable. Of course, these things can change over time, but even the intention to know yourself better is. Asking yourself questions like these helps reveal how you’re growing and evolving:

  • “What have I been enjoying doing lately?”
  • “Which of my skills can I use more in this area?”
  • “Which of the skills I have do I use the most these days?”

Self-compassion and awareness will serve you more than you might expect.

Yaşam-Odaklı Bakış Açısı

“Her sistem yeteri kadar bilgi işlediği zaman zeka üretiyor.” 

Türker Kılıç’ın yaşamdaşlık kavramı hakkında yazı yazmayı planlarken böyle özetleyici bir alıntı karşıma çıkınca yazıma böyle başlamam gerektiğini düşündüm. Bir cümle hem konuyu hem de kendini bu kadar net anlatabilirdi. Yaşamdaşlık kültürü benim en çok sevdiğim kültürlerden biri. Hem koç hem de sıkı bir doğa sever olarak bu kültürü merkezime koymam da çok doğal. Her sistem bütün ve parçalarından oluşuyor ve bu ailenin çok güçlü bir iç ilişkisi var. Her üyenin kendi ve bütüne dair bir sesi var. Büyük resimde üyeleri görüyoruz ama aslında gördüğümüz bir aile kültürü. (Kılıç) Bu kültür nasıl oluşuyor ve önemli noktalar neler? Bu yazıda tam da bu konuya odaklanmak istiyorum.

Demin aile benzetmesini kullandım ama kendi çıkış noktalarımdan biri olan doğadan bahsetmemek de odak dışına çıkmak olabilir. Doğa ve yaşamı birbirinden de ayıramayız. Biz insanlar da yaşamın diğer canlılar kadar parçası ve dönüştüren güçlerinden birisiyiz. Bu da yaşamdaşlık kültürüne bağlı olarak türler arası eşitliği getiriyor. (Kılıç)

Bu eşitlik nasıl oluyor ve etkileri neler?

Türker Kılıç insan odaklı yaklaşımdan yaşam odaklı yaklaşıma geçişin önemini anlatıyor. Biz insanlar olarak dünya tarihinin büyük bir kısmını insan odaklı yaklaşımla şekillendirdik ve bu, seçeceğimiz en iyi yoldu. Fakat artık resimde eksiklikler var ve bu boşluklar ancak yeni bir bakış açısıyla dolar. Sayın Kılıç’ın söylediği gibi sadece teldeki kuşlara bakmaktan, diğer kuşlarla olan ilişkilerine de bakmak gerekiyor. (Kılıç)

Bağlantısallık nedir?

Bağlantısallık, tümden gelim ve tümevarım yaklaşımlarının birleşimi. Başka bir deyişle, aynı anda büyük resmin kendisi ve parçasıyız. Yaşam, en büyük bilgi ağı ve zeka yaşama ait bir şey. (Kılıç)

İnsan bu resimde nerede?

Aslında bu sorudan daha büyük bir soruyu yazmak istiyorum: Bağlantısallık nasıl bir kültür ve nasıl var olur? Başlangıç noktaları merak, iyilik ve yaratıcılık. Merak, özellikle son zamanlarda üstüne çok araştırma ve gözlem yapılan kavramlardan biri. Yeni dünyanın neredeyse her alanında merak etme kavramı sıkça kullanılıyor. (Kılıç) Hatta merak etmek ve keşfetmek, büyürken farkında olmadan kullandığımız taraflarımız. Çocukları ve bir şeyleri ilk defa deneyimlediklerini düşünün; yüz ifadeleri ve sesleri hemen değişiyor. Keyif aldıkları şeyleri ve kendi alanlarını oluşturmaya başlıyorlar. Bu da zamanla kişinin kendi özgünlüğünü yaratması anlamına geliyor. İnsan da bu şekilde demin bahsettiğim büyük resmi şekillendiriyor.

Bu yazıyı okurken siz neler düşündünüz? Sizin büyük resimde nasıl bir rolünüz var? Sizce insanlar daha başka neler yaparsa resimdeki ilişkiler güçlenir?

Kaynakça

Kılıç, Türker. “Yeni Bilim: Bağlantısallık – Yeni Kültür: Yaşamdaşlık.” YouTube, konuşmacı Türker Kılıç, TEDxReset, 2022, www.youtube.com/watch?v=lqNrrQKsu7U.

Curiosity

Before I began writing this piece, I started researching 21st-century skills. As I explored the resources I found helpful, I realized I could approach this topic from a broader perspective—and decided to save the 21st-century skills for another article. ✍️

Now, returning to the theme in the title and visual: curiosity, in my opinion, is one of the most essential and timeless qualities.

As centuries pass, sources and perspectives evolve with new disciplines and current issues. Yet the work of curious minds remains timeless. Whenever I think of curiosity, I think of figures like Leonardo da Vinci and Hezarfen Ahmed Çelebi—people who emerged long before the technological advancements we have today. I begin to wonder, “What would the world be like if they had never lived?” and I find myself searching for answers to such questions.

These kinds of questions rarely have just one answer. Just like the ripples created when a stone hits the surface of a lake vary depending on where it lands, the reflections of the world shift with each different impact. Of course, in a world where concepts like lifelong learning still hold importance, it’s not just about maintaining what exists—it’s also about how we move forward from where we are. Time and life flow like a river… That’s why we should focus on keeping this river flowing, and hopefully, inspiring those who come after us along the way. 💭

To wrap up, curiosity shapes world history. It encourages people to explore new things. The discoveries and creations it drives—those that bring ease, open up new fields, and leave lasting impressions—become valuable resources for shaping the future.

As I close this piece, I want to leave you with a forward-looking question:

100 years from now, what kind of discovery would you like to be remembered for?

In which field, and with what kind of impact, would that discovery need to have for you to consider it a success? 🌱✨

Yaratmak ve Tasarlamak

Yaratıcılık sizin için nedir?

Özellikle neler olduğunda kendinizi yaratıcı hissediyorsunuz?

Yazıya başlamadan önce yaratıcılık kavramının birçok yerden bakılabilecek bir şey olduğunu fark ettim. Aklımdaki ilk tanım, bir sanatçının eserlerini yapması gibi, daha çok özgünlüğe yakın bir yerdeydi. Sonra bir şeyi tasarlıyor olma hali daha çok dikkatimi çekti ve bugünkü odaklanacağım noktayı buldum. Aslında konuya çok da birbirinden ayrı noktalardan yaklaşmıyorum ama galiba tanımların içindeki kelimeler öyle bir hava yaratıyor. Belki de yazıyı daha sade bir dille yazmak istediğim için kelime sayısı fazla geliyor. Kelimelerin farklı kullanım alanları da düşüncemi destekliyor. Girişi uzatmadan, izninizle konuya “tasarım yapmak” bakış açısından devam etmek istiyorum. ☺️

Tasarlamak nedir?

TDK’ya göre tasarlamak, “Bir şeyin nasıl gerçekleşebileceğini zihinde hazırlamak, zihinde kurmak; düşünmek”. Bu süreç sonunda ortaya çıkan şey de özgün ve daha somut bir sonuç. Bu yazı ve paylaşılan tüm içeriklerin oluşum süreçleri buna iyi bir örnek olabilir. Daha geniş bir açıdan bakarsak, hayatlarımızı yaşama şekillerimiz de aslında bir tasarlama hali. Neleri sevip sevmediğimizi ve gözlemlerimizi birleştirerek yapacaklarımızı tasarlıyoruz. Böylece rutinlerimizi, iş alanlarımızı ve hobilerimizi oluşturuyoruz. Sevmediğimiz veya daha fazla fayda sağlayacak yeni şeyler keşfettiğimizde de düzeltmeler yapıyoruz. 

Hayatlarımızı ihtiyacımız olduğunda nasıl düzenleriz?

Kendimizi daha fazla tanıyarak, değişim veya dönüşüm ihtiyacı olduğunda hayatlarımızı daha kolay düzenleriz. Bu, yaşam boyu sürecek ve sonu olmayan bir süreç. Değişimin doğasıyla bağlantılı olarak, değişim durmaz. Karşımıza hep yeni ve merak ettiğimiz şeyler çıkar ve önemli olan nasıl cevap verdiğimizdir. Kendimizi bunlar sayesinde daha fazla tanırız. Deneyimlerimiz bize ayna olur. Nasıl keyifliyken gülümsüyorsak, diğer hislerimizi de deneyimlerimiz aracılığıyla anlayabiliriz. Bu farkındalıkların daha kalıcı olmasını istiyorsak, günlük tutabilir veya hatırlatıcılar belirleyebiliriz.

Yaratıcılık, çok geniş bir alana sahip bir kavram ve yansımalarını da aynı şekilde görebiliriz. Bir resim çizerken nasıl renkleri dikkatle seçiyorsak, hayatımızı da benzer şekillerde tasarlayabiliriz. İşimiz, keyif aldığımız alanlar ve rutinler, bu süreçteki en önemli araçlarımızdır.

Siz yaratıcılık hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce hayatı tasarlamak için ihtiyaçlarınız neler?

İnsan ve Büyük Resim

Çağ, teknoloji ve iletişim şekilleri değiştikçe kavramlar da değişimi takip etmeye başlıyor. Merak ve keşif gibi yeniye ilgi duyan kavramlar da bu nedenle daha ön plana çıkıyor. Bu kavramlara esneklik ve benzeri arkadaşları da katılıyor. Bunlarla birlikte liderlik ve takım olmaya dair yeni bakış açıları geliştiriyoruz. Kolektif düşüncenin önemi arttıkça, büyük resmin hem parçası hem de belirleyicisi olmak daha değerli hale geliyor. Önceden ben, sen ve biz gibi özneler daha ön plandayken, şimdi resme “öteki” de giriyor.

Öteki kimdir? Tanımadığımız ve bilmediğimiz öteki neden önemli?

Öteki, dolaylı da olsa etki ettiğimiz gruptur. Başka bir deyişle, attığımız adımların etkilediği, tanımadığımız kişilerdir. İnsan, bir sevgi ve iletişim varlığıdır. Doğamız gereği, farkında olmasak bile göle attığımız küçük bir taşla dalgalar yaratırız. İletişim halinde olmak, özelliklerimizden bağımsız olarak öteki ve yakınlarımızla kesiştiğimiz bir kümedir.

Büyük resimde neler yaparsak olumlu etkilerimiz olur?

Bir şey yaparken olası etkilerini önceden düşünürsek, olumsuz birçok şeyin önüne bir parça bile olsa geçebiliriz. Bu, yeni bir ürün tasarlamak ya da bir proje yönetmek olabilir. Bunlarla beraber bir çok odaklandığımız şey de örnek olabilir. Önemli olan yalnızca bir hedefe ulaşmak değil, aynı zamanda diğerleri ile bağlantılı olduğumuz resimde nelere etki edeceğimizi de düşünmektir.

Örneğin, iklim konusundan devam edersek, artık doğa dostu ürünler daha fazla ön plana çıkmaya başladı. Giydiğimiz kıyafetlerden başlayarak pek çok satın aldığımız eşyanın nasıl üretildiğini daha fazla araştırıyoruz. Ürünün nasıl test edildiği ve hangi fabrikada üretildiği en çok dikkat edilen etkenlerden biri haline geldi.

Özetlemek gerekirse:

Artık daha kolektif bir düşüncenin parçasıyız. Sadece kendimizle olan değil, resimde yer alan ve bizden etkilenebilecek ötekilerle de iletişimimiz önemli. Bu dengeyi kurduğumuz sürece, yazının başında da belirttiğim gibi, merak etmek ve keşfetme isteğimizle hem büyük resmin parçası hem de etkili bir belirleyicisi oluruz. Yeniye uyum sağlamak, sonsuz bir gelişim kaynağı ve bunu sürdürmek bizi güçlü kılıyor.