Bu, yılın ilk blog yazısı! 🌱 Bundan dolayı yıl içinde ilham olacak ve yeni başlangıçlarınıza eşlik edebilecek bir konuyu seçtim. Ben hazırlarken heyecanla yazdım ve çizdim. 🤩 Konuya gelirsek, yıl başlangıçları genelde yeni hedefler ile eşleştirilir. 🎄✨ Peki hedeflerini belirlerken nelere dikkat ediyorsun? Bu yazıda sana ilham olabileceğini düşündüğüm soruları paylaşıyor olacağım. 🖊 Okurken aklına başka sorular geliyorsa onları da listene ekleyebilirsin. Sonuçta bu sana özel bir liste ve seni senden başka kimse bu kadar iyi bilmiyor. ☺️
1-Bu karar gerçekten beni yansıtıyor mu?
Beni destekliyor mu?
Benim için değeri nedir?
Kendimi o filmin/fotoğrafın/resmin içinde görebiliyor muyum?
2- İlk adımdaki soruların cevaplarını düşündüğümde özellikle hedeflerim neler? Bana katkıları neler olacak? Neler yaparsam tam da istediğim o noktaya ilerleyebilirim? Beni yolda ne kararlılıkla tutar?
3- İlk olarak özellikle hangisinden başlamak diğerlerine de ulaşmanı kolaylaştırır?
Pantone 2022 yılının rengi olarak “Very Peri” yi seçti. Renk morun çok güzel bir tonu. 🟣Fakat, renk açıklamasında kullanılan kelimeler/değerler de bana ilham oldu. 🌱Dinamik duruş, cesur yaratıcılık, yaratıcı ifade, keyifle beraber yenilik ve yeni bakış açısı bana enerji verdi. 🪁 Ben de 2022 panosu şeklinde çizmek istedim. 🤓 Sen 2022 yılına nelerle girersen daha ileriye dönük olursun? ✨
Dünya evimiz ve biz bu evde yaşıyoruz. Öyle bir ev ki , en sevdiğimiz insanlarla beraber tam da istediğimiz gibi yaşayabiliyoruz. Bu evi yuva yapan kişi de doğa ana. O yemeğimizi ve battaniyemizi veren şefkat kaynağı. Onun için neler yapabiliriz ? Onun bu sevgisine nasıl karşılık verebiliriz?
1. Doğa ile hizalanma. Onun düşünme ve hareket şekillerini gözlemleyip, onu korumak ve büyütmek için adımlar belirleyebiliriz.
2. Dengeyi koruma. Yaşayan her canlının aynı yaşam hakkına sahip olduğunu düşünerek, adımlarımızı onlara da göre tasarlayarak yaşamak.
3. Sevgi ile büyütme. Ona olan sevgimizi ona desteğimizi göstererek paylaşmak.
Özellikle son zamanlarda doğa dikkatimi çekiyor. Çiçekler, hayvanlar ve doğanın diğer parçalarının hayat kalitemizi ciddi anlamda güzelleştirdiğine inanıyorum. Geçen günlerde doğa hakkında Netflix’de “Kiss the Ground” adlı bir belgesel izledim. İzlerken neredeyse her duyguyu hissettim. Savaşların ve benzer kötü şeylerin uzun vadede dünyadan neler götürdüğünü net bir şekilde anlatırken, insan olarak hangi çözümleri kullanabileceğimizi de anlatıyor. Belgeselin sonunda doğanın doğru yollarla kendini iyileştirebileceğini gördüm.
Belgeselden neler öğrendim ?
Dünyayı kurtarmak düşündüğümüzden de kolay. Toprağın bir diğer adı kir ve bu kir hayati değere sahip. İnsanlar, homosapiens olarak baktığımızda, diğer hayvanlardan çokda farklı değil. Tabi evrimleşmemiz farklı olduğu için aynı değiliz ama; biyolojik olarak benzer şeylerden oluşuyor ve bazı adımlarımızı ilkel beynimizi dinleyerek atıyoruz. Bu noktada doğaya yaklaşabileceğimiz bir alan oluşuyor; doğa ile düşündüğümüzden de bağlantılıyız. Hatta doğaya etki eden yanlış işleme tekniklerinden dolayı bugün sosyal eşitsizlik gibi konular üzerinde çalışıyoruz.
Belgeselde bir çiftçi hikayesini anlatırken “İyi ki batmışım ve biyoçeşitlilik ile tanışmışım.” gibi bir cümle kuruyor. Bence belgeseli en iyi anlatan kelime biyoçeşitlilik olabilir. Bu yazıda amacım bilimsel bir dil ile belgeseli anlatmaktansa bana göre etkili noktalarını paylaşmak olduğu için süreçleri anlatmayacağım. Fakat, çözüm tek tip üretim yapmaktansa, toprakta daha fazla çeşit yetiştirmek. Önemli olan, toprakta daha fazla kökün bulunarak havadan gelen karbonu emmesi. Küresel iklim değişikliklerinin baş sebeplerinden biri de toprağın kuruması ve karbonun yukarı tehlike yaratacak bir şekilde yukarı çıkması.
İkinci öğrendiğim şey ise, şu an dünyada bunun için uygulamalara başlanmış. Bu konuya kendini adamış birçok kişi seminerler verirken, diğerleri ise toprağı canlandırmak için çalışmalarına devam ediyor. Belgeselde bu kişilerin deneyimlerini de görmek umut vericiydi.
Yazıyı toplamam gerekirse;
Belgesel beni yukarıda yazdığım ve yazamadığım bir çok etken ile gerçekten etkiledi. Çözümü hap gibi sunması seyretmemi de kolaylaştırdı. İşin güzel tarafı ise, bu hapı birden fazla yolla içebilirsiniz.
Not: Belgeseli seyretmiş ve seyretmek isteyen herkes, siz de lütfen fikirlerinizi serraispahani@gmail.com adresi ya da Instagram üzerinden benimle paylaşın.
Belgesel hakkında videoyu buraya tıklayarak izleyebilirsiniz;
İtiraf ediyorum, galiba doğa ve minimalizm hakkında yazmak benim için ayrı keyifli! Kendime her “Hangi konularda yazabilirim?” sorusunu sorduğumda, karşıma bu konular hakkında bir şeyler çıkıyor ve ben heyecanla okumaya başlıyorum. 🌱😊⭐️
Gene bu anlardan birinde, dikkatimi özellikle bir bakış açısı çekti; minimalizm kültürüne daha başka hangi adları verebiliriz? Minimalizm de diğer yaşam kültürleri gibi herkes için aynı anlamı taşımıyor olabilir. Birden eşyalarını hızlı bir şekilde hayattan çıkarma anlamına gelebilir. Fakat bundan önceki yazılarımda ve diğer minimalistlerin çalışmalarında bulunduğu gibi, minimalizm birden elinde torba eşyaları azaltmak anlamına gelmiyor. Bu bir düşünce sistemi. Her minimalistin evinde eşit sayıda eşya bulunmayabilir. Burada önemli olan, yeterli ve anlamlı olanı bulmak için kendimize doğru yollardan yaklaşmak. (1)
Doğru yollar ise basit yaşama alışkanlığımızın gelişmesi ile güçleniyor. (2) Yazıda daha ilerlemeden önceki minimalizm hakkında olan yazılarımı okumayanlara “Basit yaşama nedir?” sorusunun cevabını tekrar vermek isterim; basit yaşamak kolay yaşamak değildir. (3) Kolay yaşamak, anın getirdikleri kısa süreli şeyler de olabilir. Bugünden geleceğe sürdürebilinir basit yaşam ise o yönde ilerleyen alışkanlıklar, dikkat, niyet ve planlama gerektirir. (4)
Peki “daha iyi” yaşamak sizin için nedir?:)
Bu sorunun standart bir cevabı yok, ama şahsi cevaplar verilebilecek sorulardan oluşan bir sistem var. Yaşamınız sizin için nelerin daha iyi olacağını belirler. Dolayısıyla, daha iyi olan şeyler de zamanla değişebilir. Burada önemli bir diğer etken de, daha iyiyi görmek için niyet ederek yaşamak. Bu “daha iyi” zaman ve kişiye göre değişebilir. Bundan dolayı, değişebilecek birden fazla tanım hayatınızda olabilir. Belkide en kullanışlı yöntemlerden biri esnek bir bakış açısı ile bu yolda ilerlemek. (5)
Bu yolda ilerlerken hangi eşyaları nasıl sınıflandırabilirsiniz?
1. Gerekli eşyalar: yemek, ev, kıyafetler gibi olmadan yaşayamayacağımız eşyalar. Kısaca anlatacak olursam, ihtiyaçlarımız.
2. Gerekli olmayan eşyalar: hayatımızı güzelleştirdiği için değer katan eşyalarımız.
3. Bize katkısı olmayan eşyalar: sevdiğimizi düşündüğümüz eşyalar.
Bu sınıflandırmayı yaparken veya yeni bir şey alırken diğer önemli soru da; Bu eşya benim hayatımı ne kadar süre kolaylaştıracak? Bu soru daha farkında adımlar atmanızı sağlayacaktır. Sonuç olarak bugün hayatınıza değer katan/ fayda sağlayan şeyler, yarının işe yaramayan eşyalarına dönüşebilir. (6)
“Doğanın yolu, eksik olanı düzeltmek için fazla olanı almaktır.”
-Lao Tzu
Yukarıda yazan Lao Tzu’nun karşıma çıkan en güzel alıntılarından biri olabilir. Ana kavramına bakarsam, karşıma denge çıkıyor. Denge özellikle bu kadar kaynak olan dünyamızda çok önemli. Sonsuz etkisi olabilecek kaynaklar ve kullanma şeklimize göre şekillenebilecek sonuçlar bulunuyor. Tzu’nun da söylediği gibi, yaşam bu kaynakları daha fazla yaşam yaratmak amacı ile kullanıyor. Örnek vermek gerekirse, güneş her canlıya fazlasıyla yetecek kadar enerjiyi çok kısa diyebileceğimiz süreler içinde bize sunuyor. Bu enerjiyi nasıl kullandığımız sadece bizi değil, diğer canlıları da etkiliyor. Doğa kendi içinde bu denge işini çözmüş. Hatta, kendi vücutlarımız da bu dengeyi koruyor. (1)
Doğa neden bu kadar önemli?
Doğa üstünde yaşadığımız yerküreyi güzelleştiren ve diğer canlı dostalarımızı içeren bir şey. Size bu kadar kapsayıcı ve aynı anda içimizde gücünü hissettiğimiz bir şeyi nasıl anlatabilirim onu da bilmiyorum. Yalnızca şunu yazabilirim; doğanın parçasıyız ve doğa da parçamız. Onu anlamak ve model almak, sürdürebilir bir gelecek için oldukça önemli. Doğada yaklaşık 60,000 memeli, kuş, sürüngen ve balık bulunuyor. Bunlara ek olarak, 300,000’den fazla farklı bitki çeşidi yaşıyor. Bütün canlıların dünyayı zenginleştirecek kabiliyetleri var. Amaç sadece bütün canlılar arası eşitlik değil,yeşillenen bir orman gibi büyümek de olmalı.(2)
Bu konuya nereden geldim?
Yeni blog yazım için konu ararken karşıma doğayı rehber alarak enerjiyi daha farkında kullanmak hakkında bir yazı çıktı. Yazı tamda yukarıda yazdığım ana hatları gösteriyordu. Doğanın kendi içinde iletişimi ve araçlarını çok somut bir şekilde açıklamıştı. Yazıyı okurken biyomimikri kavramı dikkatimi çekti ve konuyu genişletmek istedim. (4)
Bir tasarım üzerinde çalışırken doğadaki sistemleri adapte etmek biyomimikridir. Bunu özellikle son teknolojide gözlemleyebiliriz. Burada önemli olan üç anahtar kelime var; ahenk/uyum, denge ve ritim/düzen. Doğa kendi içinde bunları barındırıyor ve bu dengeyi devam ettiren canlılar en uzun ve güzel yaşayanlar oluyor. (5)
Bu üç kavram nasıl örneklendirebilinir?
1.Ahenk/uyum
Tanım: Akış ile uyum sağlamak.
Örnek: Göç eden bir ördeğin onu rahatsız edecek bir rüzgar ile karşılaştığında, dinlenip havanın sakinlemesini beklemesi.
2.Denge
Tanım: Giren ve çıkan enerjinin dengelenmesi.
Örnek: Aynı ördeğin göç ederken harcayacağı eforu dengeleyecek besini alması.
3. Ritim/Düzen
Tanım: Güçlendiren ve sakinleştiren günlük, mevsimsel ve yaşamsal döngüler.
Örnek: Bunu bir ayının metabolizmasını yavaşlatarak kış uykusuna yatması (6)
Başka hangi örnek verilebilinir?
Kazların göç ederken V şeklinde uçmaları. Bir kaz kendi başında uçmak istese bu kadar verimli sonuçlar alamaz. Bu uçuş şekli kazı %70 daha ileri bir noktaya taşıyor. Stratejik etkisinin dışında, kazların birbirlerini koruyucu davranışları da ömürlerini uzatabiliyor. Bir kaz uçamaz hale geldiği zaman da, genelde 2 kaz o kendine gelene ya da ölene kadar yanında kalıyor. Bu davranışları onları duygusal bir seviyeye taşıyor. (7)
Böyle içinde denge ve şefkat bulunan bir sistem nasıl adapte edilebilinir?
Aşağıda yazan sorular yardımcı olacaktır;
Bunu doğa nasıl çözerdi?
Yaşamın yapmayı öğrendiği şeyi biz nasıl yapabiliriz?
Geçen Girişimcilik Haftası’nda katıldığım etkinlikler ve fikirleri toplayarak yeni bir soru serisi hazırlamayı planladım. 💭 Bu seride girişimcilik, yeni iş dünyasının kavramları ve kariyer planlama hakkında sırayla sorular paylaşacağım. 🔎 Büyük resimden düşünürsek, sorular aynı amaca yönelik olacak; istediğiniz hayatı yaşamak.⭐️ Soru sırasını koyduğum numaralardan görebilirsiniz. 1️⃣2️⃣3️⃣ Soruları okuduktan sonra bana serraispahani@gmail.com ve sosyal medya hesaplarım üzerinden de ulaşabilirsiniz. 😊