Üniversitede zaman yönetimi

Üniversite yılları sadece akademik değil, sosyal açıdan da çok güzel bir zaman dilimi.  🎓 Liseden getirdiğimiz hayat merakı ile gerçek hayatın kesişim kümesi olarak da tanımlayabiliriz. Sadece derslere girip sınavlara çalışmayız; bunları sınıf ve okul arkadaşlarımızla yaparız. Böylece onlarla fark etmeden uzun süreler geçirir, hayat boyu devam edebilecek çevreler kurarız. 🌱 Okul hayatı artık bir genç yetişkin olarak sizin yönettiğiniz bir sürece döner. Bu nedenle doğru, ihtiyaca yönelik bir zaman yönetimi oldukça faydalı bir yaklaşım. 

💬 Bunu nasıl yapabilirsiniz?

Odakların neler olduğunu adlandırmak ve tanımlamak atacağınız ilk adım. Sonra onları önceliklendirerek zaman yönetimine başlayabilirsiniz. Diğer adımlara geçmeden önce kendinize şu soruları sormak da yol gösterici olur:

Neler önemli?

Neler keyif veriyor?

Neler üretkenliği artırıyor?

Okul hayatından mezuniyet sonrasında neler yanımda olursa mutlu olurum?

Geleceğe dair bugün nasıl adımlar atılır?

Bu soruları her ihtiyacınız olduğunda tekrar sorabilir, hatta size iyi geldiğini düşündüğünüz başka sorular da varsa ekleyebilirsiniz. Burada önemli olan soru kalıplarının ucu açık, ileriye dönük ve olumlu bir odakta olması. Doğru soru her zaman fayda sağlar ve bunu ancak cevabı veren kişi anlar. ✨

En önemli ve son yazacağım adımlardan bir diğeri ise not almak. Ajanda ya da küçük bir not defteri tutmak fikirleri somutlaştırır. İlham dediğimiz o sihirli varlık, onu hatırlatan bir şeyle üretkenlikle hayatınıza yansır. Üniversite, çalışma disiplininden başlayarak hayat bakış açınızın artık daha yetişkin bir seviyede oluşmaya başladığı değerli duraklardan biridir. 🏫

Üniversite Hayatında Koçluğun Faydaları

Merhaba,

Üniversite yılları hayatımızı en çok şekillendiren, kendimizi daha fazla tanımaya başladığımız ve kariyer planlarımızın hayata geçmeye başladığı yer. Bir başka deyişle, lise döneminin enerjisi ile gerçek hayatın birleştiği bir dönem diyebiliriz. 🙃 Bu nedenle bu yılları nasıl yaşadığımız çok değerli. İstediğiniz şirkette çalışmaya başlamak için stajlara başvurabilir, akademik bir kariyer hedefliyorsanız okul hayatı ve ilgili alanlara odaklanabilir ve burada yazamayacağım, sizin için önemi olan pek çok farklı yol olabilir. 💬 Koçluk da bu yolların daha net ve kolay bulunması için oldukça faydalı bir sistem. Ucu açık ve ileriye dönük güçlü sorular ile zaman yönetimi daha stratejik bir hâl alıyor. Ben de bu konuya odaklanarak sizinle paylaşacağım bir yazı dizisi hazırlamaya başladım. Bugün başlangıç olarak daha genel bir dil kullanıyor olacağım ve ilerleyen yazılarda aşağıda yazan faydalara odaklanacağım. 🌱

Genel anlamda üniversite yıllarında koçluk almak nasıl fayda sağlar?

Kendinizi daha iyi tanırsınız.
Güçlü yanlarınızı keşfedersiniz.
Daha verimli ders çalışma alışkanlıkları geliştirirsiniz.
Zamanı etkili yönetirsiniz.
Mezuniyet ve sonrası için stratejik planlarınız olur.
İleriye dönük kariyer planları yaparsınız.

Bu noktadan bakıldığında aslında koçluk oldukça faydalı ve geleceğe dönük daha sağlam bir temel oluşturuyor.  ⚓️ Öğrencilik gibi hem eğlenceli hem de önemli bir zamanı dengeli yaşamak sadece kariyer anlamında değil, sosyal hayatımızı da olumlu yönde etkiler. Okuduğumuz okullar ve bölümler iş hayatındaki insan ilişkilerimizi de şekillendiriyor. Okul yıllarında daha fazla vakit geçirdiğimiz insanlar yalnızca sosyal çevremizi değil, iş olasılıklarını da yaratıyor. 🚲Yazının tonunu biraz yumuşatacağını biliyorum ama bence her yaşımızın ve her dönemimizin bize sayısız katkısı var. Kendimizi parçası hissettiğimiz üniversite gibi alanlar, büyük resimde düşündüğümüzden çok daha fazla yere sahip. Bu yüzden zamanı her şekilde anlamlı kullanmak değerli. 🗺️

1-2-3

1 – 2 – 3

En sevdiğim üç rakam ve sıra. 🤓
İster koşu yarışı olsun, ister yüzme; ister kendinizi en tembel hissettiğiniz bir anda… Bu sıra, sizi oturduğunuz yerden kaldırır. ✨

Ben klasik olarak kendime “Bugün ne yazacağım?” sorusunu sorduğumda, resim çizmeye devam etme kararım sayesinde bu seriyi hatırladım.
Tahmin edersiniz ki bu sihirli set işe yaradı. Yazının teması kendiliğinden belli oldu. 🌱

🚲 Başlamak neden önemli?

Bir şeye başlamadan ilerleyemezsin.
Yürümeden koşamazsın.
Kalemi eline almadan resmi bitiremezsin.

Öğrenciyken okula yürürdüm ve yolumun üstünde “Take Courage” yazan bir bina vardı. Her önünden geçtiğimde bir kez mutlaka bakardım. Bu hayata dair çok güzel bir mesajdı. 🙃

Her kelime gibi cesaret de bulunduğu yerin anlamını alır.
Bence hayata genel olarak baktığımızda, cesaret bir şeylere başlama hâlidir. 

Her zaman cesur olmayabiliriz ve bu da en az cesur olmak kadar anlamlı olabilir.
Ama doğru zamanda gelen cesaretin yarattığı motivasyon, süreç içinde düşündüğünüzden çok daha fazla katkı sağlar. 🎁

Bir çizgi, bir noktayla başlar ve şekiller yaratır.
Bu da büyük resmi ve detayları giderek netleştirir.

Yaşam da o büyük resmin ta kendisi. 🗺️

 Serra🌸

2026 Vision Board

1. O tavşan hep şapkanın içinde miydi, yoksa şapka gerçekten yaratıcı mı? 🐰

2. Dijital benlik 📍

3. Kütüphanen nerede? Kapısı nasıl açılıyor? 🗝️

4. Her çalıştığım zaman ne kadar sakinim? Benim yaratıcılıkta hizalanma yerim neresi? 🟡

Evet, yeni yılın ilk içeriğine dört görsel ve bu sorularla başlıyorum. Tavşanlı çizimimden başlayarak sırayı takip edebilirsiniz. Bugün biraz çağrışım ve 2026 hedeflerimden biri olan düzenli içerik üretimi ile başlıyorum. Aslında farkında olmadan samimi ve profesyonel bir vision board yaptım. 🙃 

Okuduğum yeni dijital ve sosyal iletişim yaklaşımlarından biri de samimi ve özgün içeriklerin öneminin artması olunca, bu görsel düşündüğümden de fazla tamamlandı. Bence ideal iletişim şekli, açık olan. Herkese her şeyi anlatmamıza gerek yok tabii ama iç iletişimin açık olması sağlıklı bir yer. Bundan dolayı, ihtiyacımız olduğunda destek almak çok değerli. Bazen düzenli destek almak, bir problemi en başında bile çözebilir.

Baştaki dörtlüye dönersek; kuantum fiziği ve yaratıcılık kavramları her zaman bir şekilde beynimde aktif. Bundan dolayı yıllar önce ilk görseli çizmiştim. ✍️ Düz bir şapka ne zaman tavşan çıkarır? Ona niyet ettiğimizde. Odak ve yaratıcılık da tam olarak böyle bir şey. Galiba 2025 yılında maksimum on resim çizmişimdir ve geçen günlerde bir şey çizmem gerektiğinde pratik eksikliğini hissettim. Belki de bu yıl çizime geri dönmek, kararlarımdan biri olabilir. 💬

İkinci görsel, benim dijital benliğim. Kendisiyle tanışmak benim için de yeni bir deneyim oldu. Neyi sever bilmiyorum mesela. Çok büyük ihtimalle onu güncellemem gerekecek; yoksa makine öğrenmesi ile benden uzaklaşabilir. 👤

Üçüncü görsel, yıllar önce kendi kütüphanemden ilhamla çizdiğim bir illüstrasyon. Şu an o kütüphanenin karşısında bu yazıyı yazıyorum ve hâlâ aynı şekilde dizili. Bence herkesin kütüphanesi farklı ve anahtarı da özel yapım. Bu çağrışım bana bilgelik kavramını hatırlatıyor. Bence benim bilgem içimde durmadan yürüyor. Bir odası yok ve ben bundan dolayı hep yazarak ve çizerek çalışmaya başlıyorum. 🌱

Dördüncü görsel, daha geçen salı çalışırken çekildi. Canva’da bir şeyler tasarlıyordum ve milimlik bir alanda nesne yerleştirme yapıyordum. Yazması, yapmaktan kesinlikle çok daha kolay. Hele benim gibi içerik üretirken görsel detaylara daha çok dikkat eden biriyseniz, seçtiğiniz font bile saatler alabilir. Bu sebeple, “Her çalıştığım zaman ne kadar sakinim? Benim yaratıcılıkta hizalanma yerim neresi?” kendime sıkça sorduğum sorulardan biri. 🚲

🟡 Siz böyle bir çalışma yapsanız, neleri koyar ve açıklamaları nasıl yazardınız? Size büyük resimde neler anlatırdı? 

Yeni yılınız tekrar kutlu olsun,
Serra 🌸

Yeni Yıl Soruları – 4 

Bugün otururken bir anda kendime ‘2025 gelecek hafta bitiyor.’ dedim ve o an sanki yeni bir şeyi fark etmiş gibi şaşırdım. 💬 Zamanın çok hızlı geçtiğini düşünürken, yavaş geçebilme ihtimalini de ayrı ayrı düşündüm.

Evet, yıl bitiyor ve yazı serisinin son kısmına hoş geldiniz. En son yazıda ‘Hediyeden çıkanlar ne kadar sizi yansıtıyor?’ sorusunu sormuştum. Şimdi resmi netleştiren sorularla devam etmek istiyorum. 🤓

Bu noktada biraz daha aksiyon almaya ve istekleri netleştirmeye hizmet eden soruları paylaşacağım. Her soru gibi bunlar da ihtiyaç duyduğunuz her zaman kullanılabilir. Her soru her zaman katkı sağlamayabilir; ancak doğru yer ve doğru zaman, en güçlü formüllerden biridir.🌱

✨Son yazıyı düşündüğünüzde, hangi hediyeler size ait?

✨Yeni yıldan neler istiyorsunuz?

✨İstekleriniz neler yaparsanız gerçekleşir?

✨Özellikle hangi adımlar sizi destekler?

✨Neler olursa isteklerinize ulaştığınızı nasıl anlayacaksınız?

Deminde yazdığım gibi, bu sorular artık düşüncelerimizin somut bir şekilde hayatımızla uyumlandığı alanı güçlendirir. “Bundan keyif alıyorum.” cümlesinden “Bunları yaparsam keyif aldığım bir rutin yaratırım.” cümlesine geçiş yaparlar.

Yeni yıla bu kadar az gün kalmışken yazdıklarım kulağınıza nasıl geliyor? Gelecek yıl bu soruların cevaplarını bir parça bile biliyor olmak nasıl bir his?🎄

Serra 🌸

Yeni Yıl Soruları 🎄 -2

🌱2025 yılı size somut olarak neler kattı? (Neleri net bir şekilde gördünüz/deneyimlediniz?)

Hatta izninizle biraz metaforlara da girmek istiyorum;

Bu somut yenilikleri hediye paketlerine benzetirseniz nasıl olurlar?

Ve yine çözüm odaklı bir koç olarak yapıcı ve olumlu yandan bakarak,

Bu sizin için değerli hediyeleri nasıl açmak ve içinden çıkanı hayatlarınıza nasıl yerleştirmek istersiniz?

Bu soruları yazarken kendimi bir resim çiziyor gibi hissettim. 🤓
Cevapların yazılı olduğu bir sayfanın önünüzde durduğunu farz edin; ne görüyorsunuz?
O sayfada size ve gelecekteki ideal kendinize dair neler var? 📍

Sorularımı daha da arttırmadan yazıya devam edecek olursam, düşünceleri daha somut bir forma dönüştürmek için onları bir yere yazmak ya da bir şekilde görselleştirmek öz farkındalığınızı artırır. Bu da hizalanma ve hayata dengeli akmak için çok anlamlıdır. Özellikle yeni yıl gibi tarihi farklı atacağımız bir dönemde, çok güçlü ve olumlu anlamda bir başlangıç olur. 🎄

Serra 🌸

Yeni Yıl Soruları 🎄 -1

✨2026 yılına girerken neleri değiştirmek, dönüştürmek ve devam ettirmek istiyorsunuz? 

✨Bunlar size neler öğretti ve hangi olumlu etkileri gördünüz? 

✨Gelecek yıl bu zamanlarda özellikle nelerin olmasını istersiniz? Olduklarını nasıl anlarsınız?

2026 yılına girmeye çok az kaldı. Kocaman bir yılı birçok yeni ve eski şeyle geride bıraktık. Peki bunlar sizde nasıl değişim ve dönüşüm etkileri yarattı? 🌱

Ömrü bir kitaba benzetirsek, her yıl yeni bir bölüm olabilir. Şimdi kendi kitabınızı elinize alıp incelediğinizi düşünün; içindekiler kısmı da o yılların sayfalarının yazdığı yerler olacaktır. 📍 İşte yukarıda yazılı olan sorular da her bölüm değişirken kitabın anlatım bütünlüğünü sağlıyor.  

Bu soruları 2026 yılına girerken sizinle paylaşıyorum ama kendinize anlamlı bulduğunuz her dönüm noktasında da sorabilirsiniz. Ben yenilik için 12 ayın geçmesini beklemeyenlerdenim mesela. Yeni yılın renklerini ve temsil ettiği şeyleri çok severim tabii ama o ayrı bir şey. ☺️

Yukarıdaki sorulara dönecek olursam, size iyi geleni tuttuğunuz, güzel anlamlar bulduğunuz ve mutluluğunuzu artıran her şey zamansızdır. Bazı sorular ve zamanlar sadece size bunları hatırlatır. Fakat yılbaşı gibi önemli bir zamanın etkileri de yadsınamaz. 🎄✨

Siz bu son 15 günde neler yapıyorsunuz? Bu soruları hayatınıza nasıl eklersiniz? 

Serra 🌸

Küçük şeyler ve mutluluklar

Sizi mutlu eden bir şeyin boyutunu nasıl ölçersiniz?

Küçük şeyler sadece görünürde mi küçüktür? Yoksa anlamı ve etkisi uzun vadede daha büyük bir dönüşüme mi yardımcı olabilir?

“Büyük” olarak tanımladıklarımız ne kadar büyük?

Bu soruların cevapları hem var hem de yok. Özellikle mutluluk gibi bir kavramı amaçlarken neyin nasıl etki edeceğini de %100 pek öngöremeyiz. Bunun en büyük sebebi herkesin farklı tanım ve duygu oluşumları olmasıdır. Birisi için güzel olan bir şey, bir diğerini huzursuz edebilir. Fakat yapılan araştırmalar, günlük rutin ve pratiklerimizin mutluluğu etkileyebileceğini gösteriyor.

Nedir bunlar? Günlük bir pratik nasıl büyük resimde etki yaratabilir?

Çok sevdiğim bir söz vardır ve bence tam da bu sorunun cevabı: Damlaya damlaya göl olur. Küçük mutlulukların toplamı uzun vadede büyük bir etkene dönüşür.

Biz insanlar sosyal varlıklarız ve bundan dolayı kurduğumuz ilişkiler, özellikle bu anlamda, çok değerlidir. Burada iki taraflı bir yaklaşım vardır: Karşımızdakiyle kurduğumuz iletişim ve karşı tarafa nasıl yaklaştığımız. Güçlü sosyal ilişkiler sadece daha mutlu bir yaşam sağlamaz, aynı zamanda ömrü de uzatır. Sevdiğimiz insanlarla vakit geçirmek, bunun ışığında, oldukça keyifli anlarımızı oluşturur.

İkinci yaklaşım ise çevremize nasıl davrandığımızdır. Özgecilik (altruism), başkalarına yardım etme halimizdir. Birine yardım ettiğimizde beynimizin haz ve ödül kısmı aktive olur ve iyi bir his, “helper’s high”, yaşarız. Bunlarla beraber, başkalarına yardımcı olduğumuzda aidiyet ve amaç duygusu hissederiz.

İnsan ilişkileri dışında, yazının başında bahsettiğim günlük rutinlerimiz de küçük mutluluklarımıza girer. Düzenli spor yapmak, belli yerlere gitmek ve hayatımızın diğer parçaları, gün sonunda bizi iyi hissettirir.

Yazıyı özetlemek gerekirse:

Bir şeyin etkisi bazen boyutuna göre değerlendirilemez. Bakılması gereken, yarattığı etki alanıdır. Bir toplama işlemi gibi, küçük parçalar arttıkça, ortaya oldukça büyük ve anlamlı bir sonuç çıkar.

Kaynak:


Psychology Today (2025). “Do Little Things Truly Make Us Happy?”
https://www.psychologytoday.com/us/blog/raising-resilient-children/202503/do-little-things-truly-make-us-happy

Sanat, Toplum ve Gelişim

Bana en çok ilham bulduğum eserlerden birini sorarsanız ben bir tablo, şarkı ya da diğer sanat formlarından önce Leonardo Da Vinci’nin günlüğüne çizdiği bir resmini söyleyebilirim. Bu eser, Vitruvius Adamı, daha önce de yazdığım gibi beni en çok etkileyen eserlerden biri. Tabi Da Vinci’nin eserlerini değerlerine göre sınıflandıramam ama diğerlerinden farklı olarak bence Vitruvius Adamı Da Vinci’nin nasıl bir düşünce ve bakış açısı olduğunu yansıtıyor. Aslında bunları yazarken cevabımın doğru olduğuna da emin olamıyorum. O zaman sorumu izninizle değiştiriyorum; Sanat tarihine baktığımda en çok neler beni etkiliyor? Bu benim yazı akışıma daha uyan bir soru oldu diyebilirim.

Sanat, bilim ve toplum ilişkisi bence kolektif gelişimin yapı taşlarından biri. Daha tarihi ve toplumsal bir resimden bakarsak bu anlamda bir iletişim yönetimi her çağ ve yer için oldukça önemli. Birbirini besleyen ve etki alanı ile kendilerini güncelleyen bu üç ana kavram bugün de geçerliliğini koruyor. Bu yazının yazıldığı zamanlarda İstanbul Bienali devam ediyor ve gözlemlerime göre beni en çok etkileyen eserler de tam olarak bu konuya yakın bir bakış açısını ziyaretçilerle paylaşıyor.

Vitruvius Adamı neyi temsil ediyor? Neden bu kadar değerli?

Vitruvius Adamı yukarıda odaklandığım sanat, bilim ve toplum üçlüsüne benzer bir şekilde hümanizm, geometri, anatomi ve sanat ilkelerini bir arada gösteriyor. (1) Buna günümüz kaynaklarında disiplinler arası (İnterdisipliner) yaklaşım deniliyor ve bence bu eseri en çok da değerli yapan özelliklerinden biri.

Modern dünyada alanlar arası ilişkiler toplumları ve insanları nasıl etkiliyor?

Esneklik, yaratıcılık ve benzer davranışsal beceriler (soft skills) yeni liderlik ve yönetim kavramları oluşturmaya devam ediyor. Eskiden iyi bir lider olmanın daha net tanımları varken artık gelişim ve dönüşüme açık bir alan. Liderlik derken sadece bir takım ya da gruba yapılan liderlikten bahsetmiyorum, liderliğin birçok yaklaşımı var ve hepsi de çok değerli. Teknoloji ve yapay zeka gibi şekillendirici trendlerin daha da ön plana çıktığı bu dünyada artık bilgiye sahip olmakla beraber bilgiyi nasıl kullandığımız da güçlü yanlarımızdan biri. Teknik ve ezbere yaklaşımlar davranışsal beceriler olmadan eskisi gibi yeterli değil. Yeni iş tanımları ve yetkinlikleri her geçen gün daha da genişlerken yöneticilere de gelişim alanları açılıyor. Teknik ve mesleki yaklaşım çok önemli olsa bile aktarılan bilgi ve tecrübenin de kolayca alınması gerekiliyor. Kapsayıcı, esnek, yaratıcı ve çözüm odaklı çalışma modelleri üretkenliği ve çalışanların mutluluğunu direkt olarak etkiliyor. (2)

Bugünden geleceğe bahsettiğim yetkinlikler nasıl bir yere sahip?

Yapılan araştırmalara göre 2030 yılına kadar 170 milyon yeni işle beraber yetkinlik açığı da artacak. Yeni işlerle beraber yetkinlikleri nasıl birlikte kullanacağımız kariyerlerimizi ileriye taşıyacak. Bundan dolayı hem yeni yetkinlikler kazanmalı hem de onları geliştirmeliyiz. Teknoloji, internet ve yapay zeka değişim ve dönüşümü bu kadar hızlandırırken uyum sağlamamız için kendimizi davranışsal seviyede desteklememiz gerekiyor. (3)

(1) Vitruvian Man- figure study by Leonardo da Vinci, https://www.britannica.com/topic/Vitruvian-man

(2) The Leadership Soft Skills Needed to Succeed at Each Leader Level, son güncelleme 28 Ocak, 2025, https://www.ccl.org/articles/leading-effectively-articles/soft-skill-development-the-human-skills-needed-for-success-at-every-leader-level/

(3) Future of Jobs Report 2025: 78 Million New Job Opportunities by 2030 but Urgent Upskilling Needed to Prepare Workforces, son güncelleme 7 Ocak, 2025, https://www.weforum.org/press/2025/01/future-of-jobs-report-2025-78-million-new-job-opportunities-by-2030-but-urgent-upskilling-needed-to-prepare-workforces/

İyi Dinlemek ve Doğru Soruyu Sormak

Yapay zekânın yükselmesiyle önemli bir yetkinlik hayatımızda yer almaya başladı; doğru soruları sormak. Soru sormak, son zamanlarda anlam değiştiren modern dünya yetkinliklerinden biri olmaya devam ediyor. Soru sormanın başlangıç noktası olan merak etme hali artık birçok alanda insanları birbirinden ayırıyor. Birçok yeni bakış açısı, merak etmek ve keşfetmek gibi kavramları güçlü yanlardan biri olarak görüyor. Teknolojinin de bu süreç içinde rolü doğal olarak değişmeye devam ediyor. Geçmişe kısa bir yolculuk yaparsak, internetin hayatlarımıza yeni girdiği zamanlara baktığımızda cevap bulmak yeterli bir sonuçtu. Fakat yapay zekâ ve makine öğrenmesinin de resme dâhil olmasıyla doğru cevabı bulmak için doğru yaklaşım, soru sorma ve isteğini anlatmak, denklemin ana rollerinden biri haline geldi. Sorular bu anlamda diyalog başlatan öğelere dönüşüyor.

Diyalog başlatan sorular neden önemli? Dönüşüm hangi yönde oluyor?

Burada yazıya iyi dinlemek ve diyalog güçlendirme kavramlarından devam etmek istiyorum. Hayatta en sevdiğiniz ve beraber çalışması daha kolay insanları düşünün. Onları diğerlerinden ayıran özellikler neler? Tabii birçok neden vardır ama bunlardan biri iyi dinliyor olmaları olabilir. İyi dinlemeyi bir konuşmanın başlangıç noktası olarak görebilirsiniz. Yarım duyduğunuz bir cümleye ya da soruya tam olarak cevap veremezsiniz. Cümlenin veya sorunun tam duyulduğu zaman diyaloğun akışında ileriye dönük cevap verirsiniz. Bunun dışında, insan olarak en büyük ihtiyaçlarımızdan biri duyulmakken, doğru soru sormanın katkılarını size anlatamam. Fakat sorunun sorulduğu ton ve yer çok önemlidir. Sorunun sorulduğu ton, yer ve niyet de onun etkisini artırır. Paragrafın başına dönersek, bu sebepten dolayı iyi dinlemek doğru soruyu sormanın başlangıç noktası diyebilirim.

Nasıl iyi ve doğru sorular sorarız?

Einstein’ın “Dünyayı kurtarmak için bir saatim olsaydı; elli beş dakikasını problemi tanımlamaya, kalan beş dakikayı da çözümü bulmaya ayırırdım.” sözü, doğru sorunun ne kadar önemli olduğunu açıkça gösteriyor. Einstein’ın bir diğer yanı ise meraklı olmasıydı. Sorunun cevabına direkt odaklanırsak aslında cevap çok basit; meraklı olmaya devam ederek iyi ve doğru soruları sorarız. Sadece diyalog başlatan sorular sormayız, yaratıcılığımızı da artırırız. Soru sormak her ne kadar bireysel bir eylem gibi gözükse de kültürel bir davranıştır. Meraklı olmanın desteklendiği bir yapıda soru sormak en doğal davranış şekli olabilir. Hem teknolojinin ve yapay zekânın daha iyi kullanıldığı hem de daha güçlü insan ilişkilerinin olduğu bir dünya için, çocuklardan başlayarak insanlara meraklı olmanın faydalarını göstermemiz gerekiyor. Çocukluğunda meraklı olmakla çok konuşuyor olmayı eşleştiren bir insan, büyüdüğünde ilk olarak soru sormayı bırakabilir. Fakat aynı zamanda da çocukların hayal gücünü ilham kaynağı olarak görebilir. Bu çatışmanın sebebi, içindeki o meraklı tarafın hâlâ çalışıyor olmasıdır.

O zaman başka bir soru ile konuya yaklaşmamız daha doğru olur;  nasıl soru sormanın değerini daha somut bir şekilde gösterir ve alanlar açarız?  Aslında yazının başında da bahsettiğim gibi yeni alanlar açmak için büyük bir gelişme çoktan hayatlarımızda ve büyük bir yer kapsıyor; dijitalleşme. Eskiden suyun kaynama derecesini arama motorlarına sorarak hayatlarımıza devam eden bizler artık bu bilgiye doğru içerik içinde ulaşmak istiyoruz. İçeriğin doğru olması için de doğru soruları sormamız gerekiyor. Cevapların hızla değiştiği dünyamızda bilgi sahibi olmak, o doğru sorunun sorulduğu, problemlerin tam olarak tanımlandığı ve yeni bilgilere kapı açıldığı yerde başlıyor. Her şeyi bilmemiz imkânsız olabilir ama kitapçığa hâkim olmamız daha mümkün.

Not: 

Bu yazı Warren Berger’in konuşmacı olduğu “Warren Berger – A More Beautiful Question” videosu kaynak alınarak yazılmıştır.

Kaynakça

Berger, Warren. “Warren Berger – A More Beautiful Question” YouTube, konuşmacı Warren Berger, columbusmuseum, 2016, https://youtu.be/xh7qYW9XfcE?si=AEtb7nOXCbE5Auq-