“Evet ve”

Bu yazımda sizinle çok basit ve iki kelimeden oluşan bir bakış açısından bahsedeceğim. Adı, “Evet ve”. Onunla birkaç yıl önce tanışmıştım ve bugünlerde daha sık kullanmaya başladım. Sözü çok uzatmadan size bu bakış açısını anlatmak isterim. 🙂

“Evet ve” nedir?

Bakış açısını anlatmadan önce nasıl bir resim içinde onu öğrendiğimi yazmamın önemli olduğunu düşünüyorum. Değerli koçlardan biri olan Marilyn Atkinson dünya oyunu konseptini anlattığı bir söyleşide bu bakış açısından bahsediyordu. Kısaca yazmam gerekirse; bu bakış açısından bakan kişiler, sorulan sorular veya karşılaştıkları durumlara daha yapıcı bir yerden yaklaşabiliyor. Örnek vermek gerekirse, sevdiği renkler sorulduğunda normalde 3 renk söyleyecekse diğer sevdikleri renkleri ve bağlacını kullanarak ekleyebiliyor. Bu da, onlara daha açık ve kuvvetli bir iletişim alanı yaratıyor. (1)

Bu bakış açısı ile başka nerede karşılaştım?

Yazıyı yazmaya başlamadan önce başka kaynaklara da bakıyordum. Karşıma konuyu daha kuvvetlendiren ve keyiflendiren bir kaynak buldum; ünlü komedyen Tina Fey’in Bossypants kitabı. Kitabın bir bölümünde bu bakış açısı kullanılarak yapılan bir doğaçlama tekniği bulunuyordu. Tekniği okudukça konuyu anlatma yollarım çoğaldı. (2)

Tina Fey nasıl anlatıyor?

Anlatım bir doğaçlama tekniğinden geldiği için yazdığım yazıdan daha farklı noktalara gidebilir.

Fakat, Fey benim düşünme sistemimi destekleyen noktalarda da bulunuyor. İlk olarak karşı tarafın yaklaşımına açık fikirli – ben empati kurarak şeklinde de düşündüm- bir konumdan yaklaş diyor. Eğer karşındaki olmasa bile “Elimde bir kutu var” diyorsa, aynı yoldan devam etmelisin. Böylece, onun zihninde yarattığı resmi görür ve yaratıcılığına saygı göstermiş olursunuz. Bu bakış açısının dikkat çeken yanlarından başka bir tanesi ise, iletişime katkıda bulunmak. Burada “ve” kısmı çok önemli. Aslında ekleme yaparak sadece kendini daha fazla tanımıyor, devam eden iletişimi de güçlendiriyorsunuz. (3)

Tina Fey’in kitabına ek kaynaklar bakarken, karşıma başka bir kaynak daha çıktı. Bu kaynak Fey’in doğaçlama tekniğinden farklı olarak, daha çok iş dünyasını odağına almıştı. Bu kaynağı kısaca anlatacak olsam, bir düşünceyi varsayım yapmadan dinleme kısmı dikkat çekiyor. Bu da fikri bütün değerini parlatarak görme halini oluşturuyor. (4)

Konuyu nasıl toparlarım?

Bu bakış açısını bana Don Miguel Ruiz’in “Kullandığın sözcükleri özenle seç” anlaşmasını hatırlatıyor. Ona göre kelimeler sihirli. (5) Ben de ona son derece katılıyorum. Eğer iletişimi bir yola benzetirsek, kullandığımız kelimeler yolu tamda istediğimiz halde yaratmamızı sağlıyor. “Evet ve” bakış açısı da sadece sihirli değil, iletişimde karşı tarafa açık duruşunuzu gösteriyor.

(1) Podcast: The World Game with Marilyn Atkinson, son güncelleme 26 Mart, 2019, https://erickson.edu/podcast-world-game-marilyn-atkinson

(2) Fey, Tina. Bossypants. Londra: Sphere, 2012

(3) Fey, Tina. Bossypants. Londra: Sphere, 2012

(4) Bob Kulhan, Why “Yes, and…” Might Be the Most Valuable Phrase in Business., son güncelleme 13 Şubat, 2013, https://bigthink.com/experts-corner/why-yes-and-might-be-the-most-valuable-phrase-in-business

(5)Ruiz, Don Miguel. Dört Anlaşma Toltek Bilgelik Kitabı. İstanbul: Kuraldışı, 2017

Minimalizm 2

⭐️Sizce sahip olduğunuz bir eşyayı neler değerli yapar?

👀Hangi özellikleri onu diğer eşyalardan daha fazla kullanabilir hale getiriyor?

💭Bir şeye ihtiyacınız olduğunu nasıl anlarsınız?

İnternetin bu kadar geliştiği ve alışveriş olanaklarının kolaylaştığı bir dönemde yaşıyoruz. Artık ihtiyaçlarınız gerçek anlamıyla bir “Sepete Ekle” yada “Satın Al” tuşu ile kapınıza kadar gelebiliyor. Hatta, alışveriş yaparken siteler “Bunu beğendiyseniz, bunları da beğenebilirsiniz.” gibi kısımlar ile dikkatinizi daha da fazla çekebiliyor. Fakat, bu bazen ihtiyacımızdan daha fazla almamıza yol açabiliyor. Bir kazağı beğendiğimiz için hiç giymeyeceğimiz bir rengini almak gibi şeyler yapabiliyoruz. Minimalizm konusunda yaptıkları çalışmalar ile bilinen Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus yeni bellgeselleri “ Less is Now” ile bu anlamda tekrar gündemde. Önceki belgesellerini izlemediyseniz ve konu ilginizi çekiyorsa, seyretmenizi tavsiye ederim.

Bu yazıyı planlarken tekrar “Minimalizm” yazımı okumak ve orada yazdığım tanımı burada da yazmak istedim. Böylece iki yazı arasında daha güçlü bağlar olacağını düşündüm.

Geçmiş yazımda bu anlamda neler dikkatimi çekti?

📍 Minimalizm tanımı; Ne sevdiğini, neyin sana en iyi geldiğini ve gelebileceğini bilmek.

⚖️ Minimalizmi “ihtiyaç dengesi” olarak görmem.

“Less is Now” yeni neler ekledi?

– Bu belgesel ile basit ve kolay kelimelerin farklarını daha net anladım; Minimalizm ile hayatımız basitleşmeye, içeriğine göre sadeleşme de kullanabilinir, başlıyor. Ama bu kolay olanın artması değil, aksine bizim için daha değerli ve ihtiyacımızı karşılayan eşyalara yönelmemiz anlamına geliyor. Daha açık anlatmak gerekirse, T. K. Coleman internet çağında yapılan alışverişi “ Neredeyse sihir!” şeklinde tanımlıyor. Yeni gelişme ve deneyimlerimizi düşündüğümüzde, son derece haklı. Evde bir şeyin eksik olduğunu anlıyor ve 5 dakika içinde bir tuş ile kapımızda bulabiliyoruz. Bu ihtiyaç dengesi korunduğu sürece hayatımızı destekler ama bunu yapabiliyor olmamız, yapmamızı her zaman doğru göstermeyebilir. Yaşam alanlarımızda eşyalardan hareket edemez hale gelmek, hayatı kısıtlamaya başlar. Özetlemek gerekirse, basit yaşamak bir şeyi kullanırken gerçekten ondan ve yaşam alanlarımızdan keyif almak.

– Belgeselde özellikle dikkatimi çeken bir söz vardı; “İhtiyaç yoksa ,1 tane bile fazla.” Bunu yazın kar paltosu giymeye benzetebilirim.

– “Değerli mi? “ ve “Ezbere mi ?” soruları; Bir şeyi gerçekten sizi yansıttığı, hayatınıza fayda sağladığı veya değerli olduğu için mi alıyorsunuz? Yoksa, en moda veya diğerlerinin etkisi ile mi alıyorsunuz?

Yazıyı nasıl toparlarım?

Konuya doğanın bakış açısından bakarsak, ne kadar tüketirsek o kadar çöp üretiriz. Tabi ihtiyaçlarımızı karşılayacak ve keyifli hayatlar yaşayacağız. Ama değer verdiğimiz ve ihtiyacımızdan fazla tükettiğimizde, bu hava ve çevre kirliliği olarak dünyamıza yansıyor. En basit şekilde giymediğiniz ve kullanmadığınız eşyaları bir yere koyun ve ne kadar yer kapladığını görün. Bu sadece dünya için değil, sizin için de gereğinden fazla enerji harcama anlamına geliyor. O eşyaların doldurduğu yerleri size daha fazla keyif veren şeylerle değerlendirebilirsiniz. Böylece, üretkenliğinizde artabilir.

Evden çalışmayı keyifli hale getirmenin yolları

Pandemi ile iş hayatında da değişiklikler oldu. Evden çalışma eskiden bir seçenek iken, bu dönemde internet üzerinden çalışan şirketler için gereklilik olabilmeye başladı. Peki, evden çalışmayı neler daha keyifli hale getirir? Neler evde çalışırken bizi daha odakta tutabilir?

Ingrid Fetell Lee bu konu hakkında akılda kalıcı bir yazı hazırlamış. Yazıda evlerimizde yapabileceğimiz 9 değişiklikten bahsediyor.

Bunları ana başlıklarıyla anlatmak gerekirse;

1. Kendinizi rahat ve iyi hissedeceğiniz bir koltuk/köşe hazırlamak. Çalışma saatlerimizi ofislerde olduğu gibi belli yerlerde geçireceğimiz için, fiziksel rahatlığımız çok önemli. Sırt ve fiziksel sağlığımızı da destekleyen bir oturma düzeni gün sonunda daha rahat hissettirecektir.

2. Pandemiden önce yolda geçirdiğiniz vakti yeniden değerlendirmek. Önceleri iş yerine gitmek için kullandığınız vakit artık size kalmış durumda. Bu vakti günü sizin verimliliğinizi de arttıracak bir şekilde kullanabilirsiniz.

3. Hoşunuza gidecek bir çalışma ortamı yaratmak. Çalışma köşenizi zevkinize göre dekore edebilirsiniz. Eğer posterlerden hoşlanıyorsanız, sevdiğiniz posterleri asabilirsiniz. Sizi yansıtan objeleri görebileceğiniz yerlere koyabilirsiniz. Hatta, sandalyenizi de istediğiniz gibi dekore edebilirsiniz.

4. Günışığı ve ışık alan bir yerde çalışmak. Günışığında çalışan ve vakit geçiren insanlar daha rahat uyuyor, daha motiveler ve gün içinde daha aktif olabiliyorlar. Bunlardan dolayı, cama daha yakın yerleri seçin. Evde yeteri kadar böyle bir alan yoksa, ışık kullanın. Aralarda da temiz hava almak için yerinizden kalkın.

5. Çiçek/bitki almak. Doğa stres azaltıyor ve odaklanmanızı kolaylaştırıyor. Sevdiğiniz bir bitki çalışırken farkında olmasanız bile size iyi gelebilir. 🙂

6. Çalışmak için müzik listeleri hazırlamak. Müzik, çalışırken bizi motive edebilir ve zaman ilerledikçe çalışma süreçlerimizi kolaylaştırabilir.

7. Yemek araları vermek. Kendinize sizi ayağa kaldıracak ve kendiniz için bir şey hazırlayacak zaman dilimleri enerjinizi yükseltecektir.

8. Eğlenmek Bu köşe sadece sizi işinize odaklayacak bir yer olmasın. Odaklanırken eğlenebilirseniz, daha da verimli çalışırsınız. Bunu sevdiğiniz bir şarkı veya sevdiğiniz başka bir obje ile de yapabilirsiniz.

9. Çalışma zamanı bitince o köşeden uzaklaşıp kişisel hayatınıza geçiş yapmak. Eğer iş köşeniz mutfakta bir masada ise, iş ile alakalı eşyalarınızı bir kenara toplayın ve hayatınıza o şekilde devam edin. Eğer evde bir odayı iş odası yapmışsanız, odadan çıkın ve dikkatinizi diğer alanlarınıza da verin.

9 things you can do to make working from home more joyful. İdeas.ted (blog), 14 Nisan, 2020. Erişim Kasım, 2020. https://ideas.ted.com/9-things-you-can-do-to-make-working-from-home-more-joyful/

Minimalizm

“Süper kahramanların dolaplarında neler var?”

“Aynı kıyafetten kaç tane var?”

Bu ve benzeri soruları küçükken kendime sorardım. Son yıllarda özellikle belli kıyafetleri giydiğimi ve eşyaları daha çok aldığımı görünce, minimalizm konusu beynimde tekrar kendini ön plana çıkardı. Ben de bu sayede tekrar konuyu araştırmak ve bir yazı yazmak istedim.

Şimdi bir benzetme yapacak olsam, bu en sevdiğin kişiyle konuşmadan en sevdiği hediyeyi alabilmek olurdu. Bence minimalizm, ne sevdiğini, neyin sana en iyi geldiğini ve gelebileceğini bilmek. Tabi minimalizm sadece gardropta olan bir şey değil. Hayatın her alanında kullandığımız öncelik ve ihtiyaç dengesi.

Genel olarak minimalizmin tanımları neler?

Minimalizm, önceliklerimizi farketmemizde yardımcı olan bir düşünce sistemi. Değer verdiğimiz şeyleri ön plana çıkartıp daha mutlu olmamızı sağlıyor. Hayatımızdan eşyaları azaltmak minimalizmin direkt tanımı değil. Eşya azaltmak, genellikle minimal yaşayan bir insanın oluşan alışkanlığı. Burada önemli olan, sizin için anlamlı eşyalarla sizi ileriye taşıyan bir hayat yaşamak. Bundan dolayı, nelere değer verdiğinizi ve önceliklerinizi düşünerek yaşamaya başlamanız daha derin bir adım olabilir. (1)

Minimalizm bize neler katabilir?

Minimalizmi bir şekle benzetsem, bir yuvarlak olurdu. Bu yuvarlağın içinde de birbirlerini destekleyen özgürlük ve mutluluk duygularını kuvvetlendiren faktörler var. Bunlar;

– Karar verirken daha az zaman harcamak

– Temizliğin azalması

– Başka şeylere daha fazla zaman ayırabilmek

– Aradığını daha kolay bulmak

– En çok değer verdiğin şeyleri yansıtmak

– Sevdiğin işi yapmak

– Daha üretken olmak

– Daha nitelikli şeylere sahip olmak .

Bunların sağladığı büyük etkiler ise;

– Doğa için fayda sağlamak

– Gelecek nesillere örnek olmak (Hatta, onlara daha güzel bir dünya bırakmak.)

– Başka alanlara da destek vermek. (2)

Kendimize nasıl sorular sorarsak, minimalist hayat tarzımız olur?

Bugünkü hayatıma baktığımda;

1. Daha da anlamlı bir hayat için özellikle hangi alanlarıma odaklanabilirim?

2. Bugünden yarına neler yaparsam daha mutlu bir insan olurum?

3. Daha başka neler yapabilirim?

4. Bu adımları tam olarak ne zaman atmaya başlarım?

5. Bunlar özellikle hangi olumlu değerimi yansıtıyor?

(1) Benefits of Minimalism: 21 Benefits of Owning Less, erişim 6 Ekim ,2020, https://www.becomingminimalist.com/minimalism-benefits/

(2) Benefits of Minimalism: 21 Benefits of Owning Less, erişim 6 Ekim ,2020, https://www.becomingminimalist.com/minimalism-benefits/

Mutlu anılar nasıl artar?

Mutluluk Uzmanı Meik Wiking “Araştırmalar farklı ve yeni anıları hatırlamakta daha iyi olduğumuzu gösteriyor. Bu yüzden, bunu unutulmaz ve anlamlı anlardan oluşan depomuza eklemek için kullanalım.” diyor.

Bu dönemler ne zaman?

Bu ne anlama geliyor. Buna bağlı olarak, nasıl mutlu anlarımızı arttırabilir ve daha mutlu insanlar olabiliriz?

Yapılan araştırmalara göre hayatlarımızın belli kısımlarını daha fazla hatırlama eğilimimiz var. Bu, belli yaşlarımızda yaşadığımız deneyimlerimizin bizim için daha fazla anlamlı olduğunu gösteriyor.

Anımsama tepesi olarak adlandırılan terime göre, insanlar anılar sorulduğu zaman daha çok 15 ile 30 yaş arasını hatırlıyor. Bir teoriye göre, o yaş aralığında kimliğimiz daha hızlı oluşuyor ve şekilleniyor. O dönemi kendimizle daha fazla bağdaştırıyoruz. Bununla beraber, anıların ne zamana ait olduğu da önemli. Anı ne kadar yeniyse, o kadar fazla hatırlama ihtimalimiz oluyor.

Örnek vermek gerekirse;

Agatha Christie’nin 544 sayfa uzunluğundaki otobiyografisine bakarsanız, annesinin ölümü 346. sayfada Christie 33 yaşındayken gerçekleşiyor. Hayatındaki anımsama tepesini kapsayan dönemde, anılar yılda 10 sayfadan fazlasını dolduruyor. Buna karşılık, yaşları 55 ile 75 arasında olduğu 1945 ile 1965 arasındaki olayları sadece 23 sayfada – 1 yıla bir sayfanın biraz üzerinde gibi bir oran – özetliyor.

Gillian Cohen ve Dorothy Faulkner’in yaptıkları bir araştırmaya göre, insanların ilk ve özel gördüğü anıları hatırlama oranı %73.

Yeni bir anı neden daha fazla hatırlanıyor?

Yeni bir deneyim yaşadığımızda beynimiz algılamak ve kaydetmek için daha fazla çalışıyor. Bu da ilklerin diğer benzer anılardan daha kuvvetli kaydolmasını sağlıyor. David Pillemer, New Hampshire Üniversitesi’nde Psikoloji Profesörü, insanlara üniversite yıllarından anılarını – her anı olabilir- soruyor. Çıkan sonuçlara göre katılımcılar, akademik yıllarının başlangıcında %40 oran ile Eylül aylarını ve %16 oran ile Ekim aylarını hatırlıyor. Bütün yazılanlara ek olarak, mutlu anılarımız da yeni ve kendimizle bağdaştırdığımız anılarla aynı şekilde daha kolay hatırlanıyor.

Bu yazı ne anlama geliyor? Mutlu anılar nasıl artar?

Yeni şeyler deneyimlediğiniz ve hatırlanmak istediğiniz zamanlar yenilikler ve akılda kalıcı mutlu edecek detaylara odaklanın. Örneğin, yeni bir film seyrederken sizi şaşırtan ve gülümseten detaylarına odaklanın. O yeni bir yer gördüğünüz veya yeni bir oyuncuyu seyrettiğiniz bir film olsun. İnsanların akıllarında daha fazla kalmak istiyorsanız da, onlara hiç yemedikleri bir yemeği yapın veya her zaman yaptığınız yemeği farklı bir şekilde pişirin.

Meik Wiking, There’s an art to happy memories — you can make more by experiencing more “first”s. İdeas.ted (blog), 14 Ocak, 2020. Erişim Ağustos, 2020. https://ideas.ted.com/theres-an-art-to-happy-memories-you-can-make-more-by-experiencing-more-firsts/

Yaratıcılık nedir?

Sizinle okullarda öğrendiğimiz iki tarihi olay paylaşacağım;

1. Hamamda yıkanırken suyun kaldırma kuvvetini bulan ve koşmaya başlayan Arşimet.

2. Başına elma düşmesiyle yer çekimini bulan Newton.

Bu iki olay günümüz biliminin en önemli ama en kısa anlarından olabilir. Yenilik ve ilerlemeye de mutlaka kapı açmıştır. Bu anlara yaratıcılık ve yenilik açısından bakarsak, oldukça ilham verirler. Fakat, izninizle bu bakış açınızı biraz döndürmek istiyorum. 🙂

Bu anların kahramanları bilimde çok önemli olan iki insan. Bu iki insan dışında kaç kişinin başına bir şey düşüyor ve kaç kişi hamamda yıkanırken elindeki tası suyun üstüne koyuyor düşündünüz mü? Diğer bunları yapan ve yaşayan insanları düşündüğünüzde, diğerlerini normal, Newton ve Arşimet’i dahi yapan özellikler hangileri? Bu aslında çok kolay bir soru. Hangi fikre odaklandıkları. Başka bir deyişle, beyinlerinin daha çok hangi fikirlere odaklandığı.

Bu anlattıklarımın yaratıcılıkla nasıl bir bağlantısı var?

Arşimet’i hamamdan dışarı koşturacak veya Newton’u elmaya farklı baktıran nokta yaratıcılığın fark edildiği yer. Ondan önce bizim ve bilimin görmediği bir süreç var; odaklanma. Bir fikre veya hedefe odaklandığımızda beyin fikirleri birbirlerine ekliyor. Yani yeni bir şekil veriyor. (1)

Beyin bunu nasıl yapıyor?

İnsan beyni prefrontal korteksin olmasından dolayı, hayvan beyninden farklı olarak bilgiyi sınırsız bir şekilde işliyor. Algılama ve tepki verme sistemleri farklı çalışıyor. Örnek vermek gerekirse, bir elma düşünün. Hayvanlar elmayı yemek olarak algılarken, insanlar sanat ve yemek gibi bir çok çerçeve içinde düşünebiliyor. Algılanacak şey ne kadar fazla ise, o kadar yaratıcı olma imkanımız oluyor. Deneyimlerimiz de ham maddesi oluyor. Bunu bir bina yapmaya benzetebilirsiniz. Fikirler ne kadar fazla ise, o kadar yüksek bir bina inşa ediyorsunuz. (2)

Yaratıcılık başka nasıl anlatılabilinir?

Hayatımızı yeniden şekillendirme gücü şeklinde anlatılabilinir. Nathan Myhrovald’a göre de, yaratıcılık bir fikri bir yerden alıp başka yere uygulamak. (3)

Nasıl daha yaratıcı olabiliriz?

1. Yeni şeyler deneyerek.

2. Yenilik arayarak.

3. Yaşadıklarınızın hepsini öğreneceğiniz deneyim ve bilgiler olarak görerek. (4)

Yaratıcılığınızı keşfetmek veya daha iyi tanımak için kendinize nasıl sorular sorabilirsiniz?

1. Sizin için yaratıcı olmak nedir?

2. Bu tanıma göre, yaratıcılığı neye benzetirsiniz?

3. Yaratıcılığınızı en çok nasıl bir motivasyonla kullanıyorsunuz?

4. Yaratıcı insanları düşündüğünüzde ortak özellikleri hangileri?

5. Sizin onlarla ortak özellikleriniz hangileri?

6. Bu özellikleri hangi davranışlarınızla yansıtıyorsunuz? Örnek verir misiniz?

7. Hayatınızda bu özellikleri daha sık nasıl kullanabilirsiniz? (5)

(1) Johnson, Steven. “Steven Johnson: İyi fikirler nereden çıkagelir? ” Filmed 2010. TED video, 17.20. https://www.ted.com/talks/steven_johnson_where_good_ideas_come_from?language=tr

(2) Jennifer Beamish &Toby Trackman, The Creative Brain. Netflix, 2019.

https://www.netflix.com/title/81090128?s=i&trkid=0

(3) Jennifer Beamish &Toby Trackman, The Creative Brain. Netflix, 2019.

https://www.netflix.com/title/81090128?s=i&trkid=0

(4) Jennifer Beamish &Toby Trackman, The Creative Brain. Netflix, 2019.

https://www.netflix.com/title/81090128?s=i&trkid=0

(5) Jennifer Beamish &Toby Trackman, The Creative Brain. Netflix, 2019.

https://www.netflix.com/title/81090128?s=i&trkid=0

İnsan neden önemli?

Aşık Veysel hepimizin nakaratını ezbere bildiğimiz “Uzun İnce Bir Yoldayım” eserinde;

Düşünülürse derince

Uzak gözükür görünce

Yol bir dakka mıktarınca

Gidiyorum gündüz gece” der. (1)

Aşık Veysel ne anlatıyor? Yazıma neden bununla başladım?

Tarihçi ve filozof Yuval Noah Harari dünyada bu kadar canlı varken neden insanın değiştiren canlı olduğunu, yüksek sayıda insan bulunan gruplarda esnek şekilde çalışabilme özelliği ile anlatıyor. En çalışkan olarak adlandırdığımız arılar bile bizim -insanlar- kadar ileri seviyede değil. Grup halinde yaşıyor olsalar bile, insanların karar verme sistemlerine sahip değiller. İnsanlar birbirlerini tanımasalar bile beraber çalışabiliyorlar. (2)

İnsanları özellikle ne ileride tutabiliyor?

Hayal gücümüz ile yaratıp, yaratığımız hikayelere inanabiliyoruz. Başka bir yönden de bakarsak, bir şeyin olma fikrine inanıp yaratabiliyor ve uygulayabiliyoruz. (5)

Bunu hangi aracı kullanarak yapıyoruz?

Dili kullanarak. Dili gerçeklikleri tanımlama ve yeni şeyler yaratmak için kullanıyoruz. Bunu kitlesel bir seviyede iş birliği olarak adlandırabiliriz. Tarihe baktığımızda insan haklarının oluşumunu somut bir örnek olarak gösterebiliyoruz. İnsan hakları, yarattığımız, icat ettiğimiz ve parçası olduğumuz hikayelerle hayat buluyor. Bu açıdan bakınca, kendimizi dil ile dünyayı kontrol eden büyücü veya sihirbazlara benzetebiliriz. (6)

Bunu nasıl yapıyoruz?

Objektif ve kurgusal gerçeklik ile. Objektif gerçekliği yarattığımız kurgusal gerçeklik ile kontrol ediyoruz. Burada dünya ile yerkürenin farkına odaklanmak istiyorum. Merriam Webster’a göre dünyanın tanımı, insan varlığının dünyevi hali. Yani yerkürenin insanlı hali. Gaz bulutu ile oluşan gezegene yeni bir anlam katıyoruz. (7)

Bu soruları cevaplarken sizi 850 yılına götürüp Musaoğulları ile tanıştırmak istiyorum. 3 kardeş olan Musaoğulları Bağdat’da Bilgi Yuvası’ndalar. Onlar “Marifetli Araçlar” kitabını yazdıktan 1000 yıl sonra ilk mekanik bilgisayar bulunuyor. Avrupa bu kardeşlerin eserini okuyarak ilham alıyor. (8)

Neden Musaoğulları’ndan bahsettim?

Teknoloji ve gelişimi çağına göre değerlendirmek gerekiyor. Bu anlamda Musaoğulları hayal gücünün dünyadaki kazanımlarını çok güzel gösteriyor. (12)

Bütün bunları teknoloji çerçevesinden nasıl düşünebiliriz?

2017 CeBIT Fuarı’nda sadece teknoloji uzmanlarının değil, diğer insanlarında içinde bulunacağı Toplum 5.0 açıklandı. “Toplum için teknoloji” amaçlandı. (13)

Toplum 5.0 nedir?

“Nesnelerin interneti ve yapay zeka gibi teknolojileri kullanarak sosyal problemleri çözmeyi ve refah seviyesini yükseltmeyi öngören süper akıllı toplum.” (23)

Bu toplumda herkesin farklı becerilerini her zaman kullanabildiği bir toplum yaratmak isteniyor. (24)

Toplum 5.0 nasıl özelliklere sahip?

Çözüm odaklı, değerlerin yaratıldığı, herkesin çeşitli-birbirinden farklı yeteneklerini kullandığı, herkes için her zaman ve her yerde olanak sağlanması amaçlandığı, dirençli, esnek, insanın doğa ile uyumlu yaşadığı bir toplum. (25)

Toplum 5.0 hangi soruları sorarsak ilerleyebilir?

– Hukuk sisteminde nasıl değişikliklere gidebiliriz?

– Nesnelerin dijitalleşmesindeki bilimsel boşluklar nasıl doldurulur? Bugünden geleceğe nasıl uygulanır?

– Nasıl daha fazla kalifiye personel bulunur? Nasıl daha kalıcı adımlar atılır?

– Sosyo-politik önyargılar yerine nasıl yapıcı fikirlere sahip olabiliriz?

– Toplumsal direncin tam tersi nedir? Onu nasıl hayata getirebiliriz? (26)

(1) “İnsanlık 5.0 I Banu Onaral I TEDxMETUAnkara”, YouTube Video, 19:01, “TEDx Talks” , 30 Ocak, 2017, https://youtu.be/5gC50xQG7yo

(2) Harari, Yuval N. “ What explains the rise of humans?” Filmed 2015. TED video, 17:08. https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans

(3) Harari, Yuval N. “ What explains the rise of humans?” Filmed 2015. TED video, 17:08. https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans

(4)Harari, Yuval N. “ What explains the rise of humans?” Filmed 2015. TED video, 17:08. https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans

(5) Harari, Yuval N. “ What explains the rise of humans?” Filmed 2015. TED video, 17:08. https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans

(6) Harari, Yuval N. “ What explains the rise of humans?” Filmed 2015. TED video, 17:08. https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans

(7) Harari, Yuval N. “ What explains the rise of humans?” Filmed 2015. TED video, 17:08. https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans

(8) “İnsanlık 5.0 I Banu Onaral I TEDxMETUAnkara”, YouTube Video, 19:01, “TEDx Talks” , 30 Ocak, 2017, https://youtu.be/5gC50xQG7yo

(9) “İnsanlık 5.0 I Banu Onaral I TEDxMETUAnkara”, YouTube Video, 19:01, “TEDx Talks” , 30 Ocak, 2017, https://youtu.be/5gC50xQG7yo

(10) “İnsanlık 5.0 I Banu Onaral I TEDxMETUAnkara”, YouTube Video, 19:01, “TEDx Talks” , 30 Ocak, 2017, https://youtu.be/5gC50xQG7yo

(11) Harari, Yuval N. “ What explains the rise of humans?” Filmed 2015. TED video, 17:08. https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans

(12) “İnsanlık 5.0 I Banu Onaral I TEDxMETUAnkara”, YouTube Video, 19:01, “TEDx Talks” , 30 Ocak, 2017, https://youtu.be/5gC50xQG7yo

(13) Fatma Kahraman, Toplum 5.0: Toplum İçin Teknoloji, son güncelleme 6 Şubat, 2019, https://hbrturkiye.com/blog/toplum-5-0-toplum-icin-teknoloji

(14) Toplum 5.0: Teknolojik gücü doğru yönetecek akıllı toplum felsefesi, son güncelleme 14 Mayıs, 2017, https://webrazzi.com/2017/05/14/toplum-5-0/

(15)Toplum 5.0: Teknolojik gücü doğru yönetecek akıllı toplum felsefesi, son güncelleme 14 Mayıs, 2017, https://webrazzi.com/2017/05/14/toplum-5-0/

(16) Ilgın Yorulmaz ,Endüstri 4.0’a karşı Toplum 5.0’i gelecekte neler bekliyor? ,son güncelleme 20 Ekim, 2018, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45918360

(17) Fatma Kahraman, Toplum 5.0: Toplum İçin Teknoloji, son güncelleme 6 Şubat, 2019, https://hbrturkiye.com/blog/toplum-5-0-toplum-icin-teknoloji

(18) Ilgın Yorulmaz ,Endüstri 4.0’a karşı Toplum 5.0’i gelecekte neler bekliyor? ,son güncelleme 20 Ekim, 2018, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45918360

(19) Fatma Kahraman, Toplum 5.0: Toplum İçin Teknoloji, son güncelleme 6 Şubat, 2019, https://hbrturkiye.com/blog/toplum-5-0-toplum-icin-teknoloji

(20) Fatma Kahraman, Toplum 5.0: Toplum İçin Teknoloji, son güncelleme 6 Şubat, 2019, https://hbrturkiye.com/blog/toplum-5-0-toplum-icin-teknoloji

(21) Fatma Kahraman, Toplum 5.0: Toplum İçin Teknoloji, son güncelleme 6 Şubat, 2019, https://hbrturkiye.com/blog/toplum-5-0-toplum-icin-teknoloji

(22) http://www.keidanren.or.jp/en/policy/2016/029_outline.pdf

(23) Fatma Kahraman, Toplum 5.0: Toplum İçin Teknoloji, son güncelleme 6 Şubat, 2019, https://hbrturkiye.com/blog/toplum-5-0-toplum-icin-teknoloji

(24) Ilgın Yorulmaz ,Endüstri 4.0’a karşı Toplum 5.0’i gelecekte neler bekliyor? ,son güncelleme 20 Ekim, 2018, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45918360

(25) http://www.keidanren.or.jp/en/policy/2016/029_outline.pdf

(26) Toplum 5.0: Teknolojik gücü doğru yönetecek akıllı toplum felsefesi, son güncelleme 14 Mayıs, 2017, https://webrazzi.com/2017/05/14/toplum-5-0/