Yaratıcılık ✨

🌱

Yaratım

Yaratmak

Bu kelimeler galiba insan doğasını en fazla yansıtanlardan olabilir. En basit açıdan baktığımızda bile bir anlamı var. Günlük hayatlarımızda yemek yaparken birden fazla değişik malzemeyi karıştırıp, yemek yapıyoruz. Ya da bir şey yazarken kalemin mürekkebi ile kağıda orada olmayan bir şeyler çiziyoruz/yazıyoruz.

Okuduğunuz üzere yaratıcılık hayatımızın her alanında bir şekilde var. Farkında olmadığımız zamanlarda bile etrafımız yaratmış olduğumuz şeylere dolu. Geçen günlerde tam da bu konu hakkında “ The Mind , Explained” belgesel serisinin “Yaratıcılık” bölümünü seyrettim ve bu kadar çizim ve renklerle yaşayan bir insan olarak da beni çok etkiledi.

Belgesele göre yaratıcılık nedir?

Yaratıcılık düşündüğümüz kadar mistik ve bulunması zor bir şey değil, bir kasımız. Pratik yaparak o kas daha da güçleniyor ve bize doğal gelecek şekilde rutinimizin parçası oluyor.

Nasıl yaratıcı olunur?

Demin yazdığım gibi yaratıcılık bir kas ve pratikle güçleniyor. Fakat burada süreci hızlandıran çok önemli bir soru var, “Ya olursa?”. Yaratıcılığın formulü olsa bu birşeyleri farklı ve yeni şekillerde birleştirmek. Bu soru kalıbı da işleme merak duygusunu da ekliyor. Başka bir yaratıcı bakış açısını da doğaçlama yapılan tiyatroda görebilirsiniz. Doğaçlama tiyatro yapanlar yaratıcılıklarını “evet, ve…” tekniği ile arttırıyorlar. Bu teknikle doğaçlama sırasında kişiler birbirlerini dinliyor, kendi düşüncelerini ekliyor ve herkesin ortak ürünü olan bir performans ortaya çıkıyor. Başka bir deyişle, yargısız ve iletişime açık bir ortamda kişiler birbirileri ile çalışıyor.

Yaratıcılık ve hayal gücünün farkı

Hayal gücü yaratıcılığın başlangıç noktalarından biri. Her yaratıcı insan hayal gücünü kullanır ama her hayal gücü kuvvetli insan yaratıcı olmayabilir. Üstüne odaklanılmış hayal gücü kişiyi yaratıcı yapıyor.

Nasıl odaklanılır? Yaratıcılığı neler arttırır?

Her şeyden önce merak duygusunu taze tutmak birçok şeyi başlatacaktır. Merak duygusu keşif alanı ve sonuç olarak da yaratıcılığı ortaya çıkartır. Bunu da bir şekle dönüştürecek olursam bir döngüyü temsil eden bir yuvarlak olur. Ne kadar keşfedersek o kadar yaratıcı olur ve bu döngüyü kuvvetlendiririz. Ama yaratıcılık sürecinin dümdüz yukarı çıkan bir çizgi olmadığını hatırlamakta da fayda var. Bu süreçte önemli olan kararlı ve keyifli olmak. Kararlı olmak sizi ileri taşırken, keyif de aksilikleri en kolay şekilde çözmenizi sağlar.

Bunun dışında aramızda üstüne yatmak dediğimiz teknik de oldukça faydalı. Başka bir açıdan bakarsak, bir şeyi akışına bırakıp daha sakin gözlemler yapmak. Bu bazen gerçekten ertesi gün veya başka günlere bırakmak anlamına gelirken, bazen de gün içinde hayal kurmak da olabiliyor.

Son olarak demin de yazdığım gibi odaklanmak yaratıcılığı arttıran önemli yöntemlerden biri. Merak ve odaklanmak formülün en önemli etkenlerinden biri. Üstüne düşünüp adımlar atmazsak çok güzel bir şeye dönüşebilecek bir düşünce uçup yok olabilir. Onun üstüne çalışmalı ve onu somutlaştırmalıyız. Tabi odaklanma yöntemleri oldukça şahsi bir şey olabilir. Bundan dolayı yaratıcılık yolculuğunun keyifli yapacak bakış açıları her zaman faydalı olacaktır. Buna bağlı olarak yazımı bitirirken size bir soru sormak isterim; neler her zaman keyfinizi arttırır ?✨

Not: Belgeseli seyretmiş ve seyretmek isteyen herkes, siz de lütfen fikirlerinizi serraispahani@gmail.com adresi ya da Instagram üzerinden benimle paylaşın.☺️

The Mind, Explained, Creativity , https://www.netflix.com/tr/title/81098586 *

Verimlilik

Merhaba,

Bugün sizinle hem eğitim hem de iş hayatınızda daha keyifli ve verimli olmak için kullanabileceğiniz bir kaç yöntemi paylaşacağım.  Özellikle sonbahar başında, okulların açıldığı ve iş hayatının en hareketli olduğu zamanlar, olduğumuz için daha fazla fayda sağlayabileceğini düşündüm.  Bunların bazılarını ben de kullanıyor ve katkılarını görüyorum. Ama yazıya başlamadan önce  biraz daha araştırma yaptım ve onları toparladım. Yöntemleri liste halinde aşağıda bulabilirsiniz;

1. Kağıdı yatay tutarak daha çok görsel not tutmak.

Tony Buzan insan beyninin görselliği daha kolay anladığını anlatıyor. Hatta kapsayıcı bir çalışma yöntemi varsa, bu kesinlikle onlardan biri olabilir. Konuyu kağıdı yatay tutarak daha fazla şekil ve sözcüklere bölerek çalıştığınızda akılda daha fazla kalıyor.

2. Saat tutarak çalışmak.

 Saat tutarak çalışarak kendinize küçük hedefler koyar ve zamanı daha farkında kullanabilirsiniz. (1)

3. Dikkatiniz dağılırsa kısa yürüyüşler yapmak.

Bu tip aralarda yürümek/hareket etmek mekanda değişiklik yaptığınız için ipin düğümlenen kısmını daha rahat çözmenizi sağlar.(2)

4. Tek (gereken kadar) ekran çalışmak.

Birden fazla ekranla çalışmak dikkatinizi bozabilecek olanakları açık tutmak anlamına gelir. (3)

5. Yapılacaklara teker teker odaklanmak.

Tek odaklı çalışmak yaratıcılığı arttırır. Bir sıra belirlemen gerekirse de yapacaklarınızı öncelik sırasına göre sıralayabilirsiniz. Böylece zamanı da daha faydalı kullanırsınız.(4)

Bu sıralamayı yaparken ” Nereden başlarsam istediğim gibi hedefime ulaşırım?” sorusu yardımcı olabilir.

6. Bir önceki yönteme benzer bir şekilde işinizi küçük hedeflere bölerek ve sonrasında eklemelerle ilerlemek.

Bu yöntemle hedefler gözünüze daha ulaşılabilinir gözükür. (5)

7.  İnsan olduğunuzun farkında bir şekilde hata yaptığınızda kendinize şefkat göstermek.

Bir koç olarak bu yöntem bana en çok uygulanması gereken gibi geliyor. İyilik, mükemmellik ve benzer kavramlar kişiden kişiye değişebilir. Bizler sadece kendi kontrolümüzde olanı başarabiliriz. Bundan dolayı diğer bakış açılarına açık bir şekilde kendi yollarımızı çizmeliyiz. (6)

Özgünlük birçok yerde olduğu gibi burada da kişiyi güçlendiren bir özellik olarak karşımıza çıkıyor.

8. Yukarıdaki yöntemlerle beraber “Özellikle neler size çalışırken kendinizi verimli hissettiriyor?” , ” Çalışırken öncelik listenizi neler uygulanabilir yapar?” ve “Bana en çok uyan çalışma yöntemleri neler?” sorularını cevaplamak.

Çalışırken çözüm odaklı ucu açık sorular çalışmanıza hem  fayda katar hem de çalışma rutinlerinizi daha keyifli yapar. Hatta “Nasıl çalışırsam keyif alırım?” sorusunu da buraya ekleyebilirsiniz. 

Aslında yukarda anlatmak istediğim şey verimli not tutma ve çalışma yöntemleri hayatımızın sayısız alanında faydalı. Bu yöntemleri belkide biliyor ve uyguluyorsunuzdur. Bu yöntemler sihirlerini her zaman ortaya çıkaracaktır. Kim daha kısa sürede daha fazla iş bitirmek istemez ki?

Not: Kullandığım kaynak iş hayatında gibi gözükse de, bu yöntemleri deminde yazdığım gibi faydalı gördüğünüz her zaman kullanabilirsiniz. 

(1) Phyllis Korkki, How to Make the Most of Your Workday , https://www.nytimes.com/guides/business/how-to-improve-your-productivity-at-work

(2)Phyllis Korkki, How to Make the Most of Your Workday, https://www.nytimes.com/guides/business/how-to-improve-your-productivity-at-work

(3)Phyllis Korkki, How to Make the Most of Your Workday , https://www.nytimes.com/guides/business/how-to-improve-your-productivity-at-work

(4)Phyllis Korkki, How to Make the Most of Your Workday , https://www.nytimes.com/guides/business/how-to-improve-your-productivity-at-work

(5)Phyllis Korkki, How to Make the Most of Your Workday , https://www.nytimes.com/guides/business/how-to-improve-your-productivity-at-work

(6)Phyllis Korkki, How to Make the Most of Your Workday, https://www.nytimes.com/guides/business/how-to-improve-your-productivity-at-work

Hedefler

Merhaba ! ☺️

Bu, yılın ilk blog yazısı! 🌱 Bundan dolayı yıl içinde ilham olacak ve yeni başlangıçlarınıza eşlik edebilecek bir konuyu seçtim. Ben hazırlarken heyecanla yazdım ve çizdim. 🤩 Konuya gelirsek, yıl başlangıçları genelde yeni hedefler ile eşleştirilir. 🎄✨ Peki hedeflerini belirlerken nelere dikkat ediyorsun? Bu yazıda sana ilham olabileceğini düşündüğüm soruları paylaşıyor olacağım. 🖊 Okurken aklına başka sorular geliyorsa onları da listene ekleyebilirsin. Sonuçta bu sana özel bir liste ve seni senden başka kimse bu kadar iyi bilmiyor. ☺️

1-Bu karar gerçekten beni yansıtıyor mu?

Beni destekliyor mu?

Benim için değeri nedir?

Kendimi o filmin/fotoğrafın/resmin içinde görebiliyor muyum?

2- İlk adımdaki soruların cevaplarını düşündüğümde özellikle hedeflerim neler? Bana katkıları neler olacak? Neler yaparsam tam da istediğim o noktaya ilerleyebilirim? Beni yolda ne kararlılıkla tutar?

3- İlk olarak özellikle hangisinden başlamak diğerlerine de ulaşmanı kolaylaştırır?

Minimalizm – 3

İtiraf ediyorum, galiba doğa ve minimalizm hakkında yazmak benim için ayrı keyifli! Kendime her “Hangi konularda yazabilirim?” sorusunu sorduğumda, karşıma bu konular hakkında bir şeyler çıkıyor ve ben heyecanla okumaya başlıyorum. 🌱😊⭐️

Gene bu anlardan birinde, dikkatimi özellikle bir bakış açısı çekti; minimalizm kültürüne daha başka hangi adları verebiliriz? Minimalizm de diğer yaşam kültürleri gibi herkes için aynı anlamı taşımıyor olabilir. Birden eşyalarını hızlı bir şekilde hayattan çıkarma anlamına gelebilir. Fakat bundan önceki yazılarımda ve diğer minimalistlerin çalışmalarında bulunduğu gibi, minimalizm birden elinde torba eşyaları azaltmak anlamına gelmiyor. Bu bir düşünce sistemi. Her minimalistin evinde eşit sayıda eşya bulunmayabilir. Burada önemli olan, yeterli ve anlamlı olanı bulmak için kendimize doğru yollardan yaklaşmak. (1)

Doğru yollar ise basit yaşama alışkanlığımızın gelişmesi ile güçleniyor. (2) Yazıda daha ilerlemeden önceki minimalizm hakkında olan yazılarımı okumayanlara “Basit yaşama nedir?” sorusunun cevabını tekrar vermek isterim; basit yaşamak kolay yaşamak değildir. (3) Kolay yaşamak, anın getirdikleri kısa süreli şeyler de olabilir. Bugünden geleceğe sürdürebilinir basit yaşam ise o yönde ilerleyen alışkanlıklar, dikkat, niyet ve planlama gerektirir. (4)

Peki “daha iyi” yaşamak sizin için nedir?:)

Bu sorunun standart bir cevabı yok, ama şahsi cevaplar verilebilecek sorulardan oluşan bir sistem var. Yaşamınız sizin için nelerin daha iyi olacağını belirler. Dolayısıyla, daha iyi olan şeyler de zamanla değişebilir. Burada önemli bir diğer etken de, daha iyiyi görmek için niyet ederek yaşamak. Bu “daha iyi” zaman ve kişiye göre değişebilir. Bundan dolayı, değişebilecek birden fazla tanım hayatınızda olabilir. Belkide en kullanışlı yöntemlerden biri esnek bir bakış açısı ile bu yolda ilerlemek. (5)

Bu yolda ilerlerken hangi eşyaları nasıl sınıflandırabilirsiniz?

1. Gerekli eşyalar: yemek, ev, kıyafetler gibi olmadan yaşayamayacağımız eşyalar. Kısaca anlatacak olursam, ihtiyaçlarımız.

2. Gerekli olmayan eşyalar: hayatımızı güzelleştirdiği için değer katan eşyalarımız.

3. Bize katkısı olmayan eşyalar: sevdiğimizi düşündüğümüz eşyalar.

Bu sınıflandırmayı yaparken veya yeni bir şey alırken diğer önemli soru da; Bu eşya benim hayatımı ne kadar süre kolaylaştıracak? Bu soru daha farkında adımlar atmanızı sağlayacaktır. Sonuç olarak bugün hayatınıza değer katan/ fayda sağlayan şeyler, yarının işe yaramayan eşyalarına dönüşebilir. (6)

(1) Enoughism, Essentialism, and Other Names for Minimalism, erişim 8 Mayıs, 2021, https://www.theminimalists.com/names/

(2) Take It Simple, erişim 8 Mayıs, 2021, https://www.theminimalists.com/simple/

(3) The Minimalists: Less Is Now, https://www.netflix.com/title/8107466

(4)Take It Simple, erişim 8 Mayıs, 2021, https://www.theminimalists.com/simple/

(5) Redefining Better ,erişim 8 Mayıs, 2021,https://www.theminimalists.com/redefining/

(6) Essentials, Nonessentials, and Junk, erişim 8 Mayıs ,2021, https://www.theminimalists.com/enj/

Doğa ve Denge

“Doğanın yolu, eksik olanı düzeltmek için fazla olanı almaktır.”

-Lao Tzu

Yukarıda yazan Lao Tzu’nun karşıma çıkan en güzel alıntılarından biri olabilir. Ana kavramına bakarsam, karşıma denge çıkıyor. Denge özellikle bu kadar kaynak olan dünyamızda çok önemli. Sonsuz etkisi olabilecek kaynaklar ve kullanma şeklimize göre şekillenebilecek sonuçlar bulunuyor. Tzu’nun da söylediği gibi, yaşam bu kaynakları daha fazla yaşam yaratmak amacı ile kullanıyor. Örnek vermek gerekirse, güneş her canlıya fazlasıyla yetecek kadar enerjiyi çok kısa diyebileceğimiz süreler içinde bize sunuyor. Bu enerjiyi nasıl kullandığımız sadece bizi değil, diğer canlıları da etkiliyor. Doğa kendi içinde bu denge işini çözmüş. Hatta, kendi vücutlarımız da bu dengeyi koruyor. (1)

Doğa neden bu kadar önemli?

Doğa üstünde yaşadığımız yerküreyi güzelleştiren ve diğer canlı dostalarımızı içeren bir şey. Size bu kadar kapsayıcı ve aynı anda içimizde gücünü hissettiğimiz bir şeyi nasıl anlatabilirim onu da bilmiyorum. Yalnızca şunu yazabilirim; doğanın parçasıyız ve doğa da parçamız. Onu anlamak ve model almak, sürdürebilir bir gelecek için oldukça önemli. Doğada yaklaşık 60,000 memeli, kuş, sürüngen ve balık bulunuyor. Bunlara ek olarak, 300,000’den fazla farklı bitki çeşidi yaşıyor. Bütün canlıların dünyayı zenginleştirecek kabiliyetleri var. Amaç sadece bütün canlılar arası eşitlik değil,yeşillenen bir orman gibi büyümek de olmalı.(2)

Bu konuya nereden geldim?

Yeni blog yazım için konu ararken karşıma doğayı rehber alarak enerjiyi daha farkında kullanmak hakkında bir yazı çıktı. Yazı tamda yukarıda yazdığım ana hatları gösteriyordu. Doğanın kendi içinde iletişimi ve araçlarını çok somut bir şekilde açıklamıştı. Yazıyı okurken biyomimikri kavramı dikkatimi çekti ve konuyu genişletmek istedim. (4)

Biyomimikri nedir? Neler doğayı taklit etmemizi sağlıyor?

Bir tasarım üzerinde çalışırken doğadaki sistemleri adapte etmek biyomimikridir. Bunu özellikle son teknolojide gözlemleyebiliriz. Burada önemli olan üç anahtar kelime var; ahenk/uyum, denge ve ritim/düzen. Doğa kendi içinde bunları barındırıyor ve bu dengeyi devam ettiren canlılar en uzun ve güzel yaşayanlar oluyor. (5)

Bu üç kavram nasıl örneklendirebilinir?

1.Ahenk/uyum

Tanım: Akış ile uyum sağlamak.

Örnek: Göç eden bir ördeğin onu rahatsız edecek bir rüzgar ile karşılaştığında, dinlenip havanın sakinlemesini beklemesi.

2.Denge

Tanım: Giren ve çıkan enerjinin dengelenmesi.

Örnek: Aynı ördeğin göç ederken harcayacağı eforu dengeleyecek besini alması.

3. Ritim/Düzen

Tanım: Güçlendiren ve sakinleştiren günlük, mevsimsel ve yaşamsal döngüler.

Örnek: Bunu bir ayının metabolizmasını yavaşlatarak kış uykusuna yatması (6)

Başka hangi örnek verilebilinir?

Kazların göç ederken V şeklinde uçmaları. Bir kaz kendi başında uçmak istese bu kadar verimli sonuçlar alamaz. Bu uçuş şekli kazı %70 daha ileri bir noktaya taşıyor. Stratejik etkisinin dışında, kazların birbirlerini koruyucu davranışları da ömürlerini uzatabiliyor. Bir kaz uçamaz hale geldiği zaman da, genelde 2 kaz o kendine gelene ya da ölene kadar yanında kalıyor. Bu davranışları onları duygusal bir seviyeye taşıyor. (7)

Böyle içinde denge ve şefkat bulunan bir sistem nasıl adapte edilebilinir?

Aşağıda yazan sorular yardımcı olacaktır;

Bunu doğa nasıl çözerdi?

Yaşamın yapmayı öğrendiği şeyi biz nasıl yapabiliriz?

Bu organizmadan ne öğrenebiliriz? (8)

(1) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/

(2) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/

(3) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/

(4) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/

(5) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/

(6) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/

(7) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/

(8) Benyus, Janine. “ Biomimicry in action” Filmed 2009. TED video, 17:28. https://www.ted.com/talks/janine_benyus_biomimicry_in_action

“Evet ve”

Bu yazımda sizinle çok basit ve iki kelimeden oluşan bir bakış açısından bahsedeceğim. Adı, “Evet ve”. Onunla birkaç yıl önce tanışmıştım ve bugünlerde daha sık kullanmaya başladım. Sözü çok uzatmadan size bu bakış açısını anlatmak isterim. 🙂

“Evet ve” nedir?

Bakış açısını anlatmadan önce nasıl bir resim içinde onu öğrendiğimi yazmamın önemli olduğunu düşünüyorum. Değerli koçlardan biri olan Marilyn Atkinson dünya oyunu konseptini anlattığı bir söyleşide bu bakış açısından bahsediyordu. Kısaca yazmam gerekirse; bu bakış açısından bakan kişiler, sorulan sorular veya karşılaştıkları durumlara daha yapıcı bir yerden yaklaşabiliyor. Örnek vermek gerekirse, sevdiği renkler sorulduğunda normalde 3 renk söyleyecekse diğer sevdikleri renkleri ve bağlacını kullanarak ekleyebiliyor. Bu da, onlara daha açık ve kuvvetli bir iletişim alanı yaratıyor. (1)

Bu bakış açısı ile başka nerede karşılaştım?

Yazıyı yazmaya başlamadan önce başka kaynaklara da bakıyordum. Karşıma konuyu daha kuvvetlendiren ve keyiflendiren bir kaynak buldum; ünlü komedyen Tina Fey’in Bossypants kitabı. Kitabın bir bölümünde bu bakış açısı kullanılarak yapılan bir doğaçlama tekniği bulunuyordu. Tekniği okudukça konuyu anlatma yollarım çoğaldı. (2)

Tina Fey nasıl anlatıyor?

Anlatım bir doğaçlama tekniğinden geldiği için yazdığım yazıdan daha farklı noktalara gidebilir.

Fakat, Fey benim düşünme sistemimi destekleyen noktalarda da bulunuyor. İlk olarak karşı tarafın yaklaşımına açık fikirli – ben empati kurarak şeklinde de düşündüm- bir konumdan yaklaş diyor. Eğer karşındaki olmasa bile “Elimde bir kutu var” diyorsa, aynı yoldan devam etmelisin. Böylece, onun zihninde yarattığı resmi görür ve yaratıcılığına saygı göstermiş olursunuz. Bu bakış açısının dikkat çeken yanlarından başka bir tanesi ise, iletişime katkıda bulunmak. Burada “ve” kısmı çok önemli. Aslında ekleme yaparak sadece kendini daha fazla tanımıyor, devam eden iletişimi de güçlendiriyorsunuz. (3)

Tina Fey’in kitabına ek kaynaklar bakarken, karşıma başka bir kaynak daha çıktı. Bu kaynak Fey’in doğaçlama tekniğinden farklı olarak, daha çok iş dünyasını odağına almıştı. Bu kaynağı kısaca anlatacak olsam, bir düşünceyi varsayım yapmadan dinleme kısmı dikkat çekiyor. Bu da fikri bütün değerini parlatarak görme halini oluşturuyor. (4)

Konuyu nasıl toparlarım?

Bu bakış açısını bana Don Miguel Ruiz’in “Kullandığın sözcükleri özenle seç” anlaşmasını hatırlatıyor. Ona göre kelimeler sihirli. (5) Ben de ona son derece katılıyorum. Eğer iletişimi bir yola benzetirsek, kullandığımız kelimeler yolu tamda istediğimiz halde yaratmamızı sağlıyor. “Evet ve” bakış açısı da sadece sihirli değil, iletişimde karşı tarafa açık duruşunuzu gösteriyor.

(1) Podcast: The World Game with Marilyn Atkinson, son güncelleme 26 Mart, 2019, https://erickson.edu/podcast-world-game-marilyn-atkinson

(2) Fey, Tina. Bossypants. Londra: Sphere, 2012

(3) Fey, Tina. Bossypants. Londra: Sphere, 2012

(4) Bob Kulhan, Why “Yes, and…” Might Be the Most Valuable Phrase in Business., son güncelleme 13 Şubat, 2013, https://bigthink.com/experts-corner/why-yes-and-might-be-the-most-valuable-phrase-in-business

(5)Ruiz, Don Miguel. Dört Anlaşma Toltek Bilgelik Kitabı. İstanbul: Kuraldışı, 2017

Minimalizm 2

⭐️Sizce sahip olduğunuz bir eşyayı neler değerli yapar?

👀Hangi özellikleri onu diğer eşyalardan daha fazla kullanabilir hale getiriyor?

💭Bir şeye ihtiyacınız olduğunu nasıl anlarsınız?

İnternetin bu kadar geliştiği ve alışveriş olanaklarının kolaylaştığı bir dönemde yaşıyoruz. Artık ihtiyaçlarınız gerçek anlamıyla bir “Sepete Ekle” yada “Satın Al” tuşu ile kapınıza kadar gelebiliyor. Hatta, alışveriş yaparken siteler “Bunu beğendiyseniz, bunları da beğenebilirsiniz.” gibi kısımlar ile dikkatinizi daha da fazla çekebiliyor. Fakat, bu bazen ihtiyacımızdan daha fazla almamıza yol açabiliyor. Bir kazağı beğendiğimiz için hiç giymeyeceğimiz bir rengini almak gibi şeyler yapabiliyoruz. Minimalizm konusunda yaptıkları çalışmalar ile bilinen Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus yeni bellgeselleri “ Less is Now” ile bu anlamda tekrar gündemde. Önceki belgesellerini izlemediyseniz ve konu ilginizi çekiyorsa, seyretmenizi tavsiye ederim.

Bu yazıyı planlarken tekrar “Minimalizm” yazımı okumak ve orada yazdığım tanımı burada da yazmak istedim. Böylece iki yazı arasında daha güçlü bağlar olacağını düşündüm.

Geçmiş yazımda bu anlamda neler dikkatimi çekti?

📍 Minimalizm tanımı; Ne sevdiğini, neyin sana en iyi geldiğini ve gelebileceğini bilmek.

⚖️ Minimalizmi “ihtiyaç dengesi” olarak görmem.

“Less is Now” yeni neler ekledi?

– Bu belgesel ile basit ve kolay kelimelerin farklarını daha net anladım; Minimalizm ile hayatımız basitleşmeye, içeriğine göre sadeleşme de kullanabilinir, başlıyor. Ama bu kolay olanın artması değil, aksine bizim için daha değerli ve ihtiyacımızı karşılayan eşyalara yönelmemiz anlamına geliyor. Daha açık anlatmak gerekirse, T. K. Coleman internet çağında yapılan alışverişi “ Neredeyse sihir!” şeklinde tanımlıyor. Yeni gelişme ve deneyimlerimizi düşündüğümüzde, son derece haklı. Evde bir şeyin eksik olduğunu anlıyor ve 5 dakika içinde bir tuş ile kapımızda bulabiliyoruz. Bu ihtiyaç dengesi korunduğu sürece hayatımızı destekler ama bunu yapabiliyor olmamız, yapmamızı her zaman doğru göstermeyebilir. Yaşam alanlarımızda eşyalardan hareket edemez hale gelmek, hayatı kısıtlamaya başlar. Özetlemek gerekirse, basit yaşamak bir şeyi kullanırken gerçekten ondan ve yaşam alanlarımızdan keyif almak.

– Belgeselde özellikle dikkatimi çeken bir söz vardı; “İhtiyaç yoksa ,1 tane bile fazla.” Bunu yazın kar paltosu giymeye benzetebilirim.

– “Değerli mi? “ ve “Ezbere mi ?” soruları; Bir şeyi gerçekten sizi yansıttığı, hayatınıza fayda sağladığı veya değerli olduğu için mi alıyorsunuz? Yoksa, en moda veya diğerlerinin etkisi ile mi alıyorsunuz?

Yazıyı nasıl toparlarım?

Konuya doğanın bakış açısından bakarsak, ne kadar tüketirsek o kadar çöp üretiriz. Tabi ihtiyaçlarımızı karşılayacak ve keyifli hayatlar yaşayacağız. Ama değer verdiğimiz ve ihtiyacımızdan fazla tükettiğimizde, bu hava ve çevre kirliliği olarak dünyamıza yansıyor. En basit şekilde giymediğiniz ve kullanmadığınız eşyaları bir yere koyun ve ne kadar yer kapladığını görün. Bu sadece dünya için değil, sizin için de gereğinden fazla enerji harcama anlamına geliyor. O eşyaların doldurduğu yerleri size daha fazla keyif veren şeylerle değerlendirebilirsiniz. Böylece, üretkenliğinizde artabilir.

Evden çalışmayı keyifli hale getirmenin yolları

Pandemi ile iş hayatında da değişiklikler oldu. Evden çalışma eskiden bir seçenek iken, bu dönemde internet üzerinden çalışan şirketler için gereklilik olabilmeye başladı. Peki, evden çalışmayı neler daha keyifli hale getirir? Neler evde çalışırken bizi daha odakta tutabilir?

Ingrid Fetell Lee bu konu hakkında akılda kalıcı bir yazı hazırlamış. Yazıda evlerimizde yapabileceğimiz 9 değişiklikten bahsediyor.

Bunları ana başlıklarıyla anlatmak gerekirse;

1. Kendinizi rahat ve iyi hissedeceğiniz bir koltuk/köşe hazırlamak. Çalışma saatlerimizi ofislerde olduğu gibi belli yerlerde geçireceğimiz için, fiziksel rahatlığımız çok önemli. Sırt ve fiziksel sağlığımızı da destekleyen bir oturma düzeni gün sonunda daha rahat hissettirecektir.

2. Pandemiden önce yolda geçirdiğiniz vakti yeniden değerlendirmek. Önceleri iş yerine gitmek için kullandığınız vakit artık size kalmış durumda. Bu vakti günü sizin verimliliğinizi de arttıracak bir şekilde kullanabilirsiniz.

3. Hoşunuza gidecek bir çalışma ortamı yaratmak. Çalışma köşenizi zevkinize göre dekore edebilirsiniz. Eğer posterlerden hoşlanıyorsanız, sevdiğiniz posterleri asabilirsiniz. Sizi yansıtan objeleri görebileceğiniz yerlere koyabilirsiniz. Hatta, sandalyenizi de istediğiniz gibi dekore edebilirsiniz.

4. Günışığı ve ışık alan bir yerde çalışmak. Günışığında çalışan ve vakit geçiren insanlar daha rahat uyuyor, daha motiveler ve gün içinde daha aktif olabiliyorlar. Bunlardan dolayı, cama daha yakın yerleri seçin. Evde yeteri kadar böyle bir alan yoksa, ışık kullanın. Aralarda da temiz hava almak için yerinizden kalkın.

5. Çiçek/bitki almak. Doğa stres azaltıyor ve odaklanmanızı kolaylaştırıyor. Sevdiğiniz bir bitki çalışırken farkında olmasanız bile size iyi gelebilir. 🙂

6. Çalışmak için müzik listeleri hazırlamak. Müzik, çalışırken bizi motive edebilir ve zaman ilerledikçe çalışma süreçlerimizi kolaylaştırabilir.

7. Yemek araları vermek. Kendinize sizi ayağa kaldıracak ve kendiniz için bir şey hazırlayacak zaman dilimleri enerjinizi yükseltecektir.

8. Eğlenmek Bu köşe sadece sizi işinize odaklayacak bir yer olmasın. Odaklanırken eğlenebilirseniz, daha da verimli çalışırsınız. Bunu sevdiğiniz bir şarkı veya sevdiğiniz başka bir obje ile de yapabilirsiniz.

9. Çalışma zamanı bitince o köşeden uzaklaşıp kişisel hayatınıza geçiş yapmak. Eğer iş köşeniz mutfakta bir masada ise, iş ile alakalı eşyalarınızı bir kenara toplayın ve hayatınıza o şekilde devam edin. Eğer evde bir odayı iş odası yapmışsanız, odadan çıkın ve dikkatinizi diğer alanlarınıza da verin.

9 things you can do to make working from home more joyful. İdeas.ted (blog), 14 Nisan, 2020. Erişim Kasım, 2020. https://ideas.ted.com/9-things-you-can-do-to-make-working-from-home-more-joyful/