Karalılık

Günümüzde en önemli kavramlardan biri kararlılık. 🌱 Kararlı olmadan yürüyemez, bir işi bitiremez ve ilerleyemeyiz. Bu kavramın en günlük ve güçlü örneklerinden biri; her zaman yaptığımız ama değinmiş olduğum gibi günlük bir eylem olduğu için aklımıza çok gelmeyen yürümek. ▶️ Yürümeyi bir metafor olarak alırsak hayatımızda hep bir amaç için peş peşe adımlar atıyoruz. Bazen zaman uygun olmadığı için koşuyor, bazen de atacağımız bir sonraki adım için planlama yapıyoruz…Hedefimize/hayalimize ulaştığımızda da birbirini takip eden birçok adım atmış olduğumuzu görüyoruz. ⭐️

Bize aynı yönde bu kadar adım attıran şey nedir?

Kararlılık ve onunla beraber çizmiş olduğumuz yol tanımı. 🗺️ Bu yol her şekilde ve yerde olabilir; önemli olan varılacak bir nokta ve ilerleyecek bir çizgi olması. Koçluğun en sevdiğim sorularından biri de yolda kalma halini baz alıyor. Nasıl bir yolcu olduğumuz, yolun da bir yansıması. O yol bize aitse neredeyse oradaki bir ağaç kadar bir bile olabiliriz. Fakat o yol ezbere çizilmiş ve bize ait değilse, varlığımız ve renklerimiz tutmaz.

Bazen bize ait olmayan ama paralel ilerlememiz gereken yollar karşımıza çıkabilir. Bu, yaşıyor olmanın getirdiği en doğal deneyimlerden biri. O zaman çantamızdan bizi yansıtacak ve esnek yönlerimizi öne çıkartacak bir şeyler çıkartmamız fayda sağlayacaktır. Dünya bu kadar hızlı ilerlerken özgün yanlarımızı koruyarak uyum sağlıyor olmamız, bizi bu değişimin ve varış noktasının parçası yapar. 📍

Serra 🌸 

Kariyer Planlama

Kariyer sadece mezuniyet sonrası hayatımızın parçası olan bir kısım değil, geleceğe dair plan yapmaya başladığımız noktadan başlayarak devam eden bir zaman dilimi.  ⭐️ Bundan dolayı üniversitede her bölüme kaydolmuyor, tercihlerimizi yapıyoruz. Tabii tercihlerimiz yol boyunca değişebiliyor ve yolu tekrar çizmek isteyebiliyoruz ama bu, yolda olduğumuzun en somut kanıtı. Bazen de neye karar verdiysek aynı şekilde devam ediyoruz. Başka bir deyişle, yolu en iyi yolda tanıyoruz.  🎓 Okul hayatında aldığımız dersler, parçası olduğumuz topluluklar ve öğrendiklerimiz bizi kariyer yolunda güçlendiriyor. Deneyimleri somut adımlara çevirmek de bu resmin bir parçası oluyor.

🌱 Neler daha somut adım atmamıza yardımcı olur?

Her şeyden önce aldığımız eğitim ve deneyimlerimizi kaynak olarak kullanarak. Onlar bizim en güçlü destekçilerimiz ve her ihtiyaç olduğunda bir kütüphane gibi bizi bekliyorlar. Bu geniş kütüphaneyle beraber kendinize aşağıda yazan soruları sorabilirsiniz.

Hangi güçlü yönlerinize odaklanmak, iş hayatında sizi daha esnek kılar?

İş dışında hangi ilgi alanlarınız gelişiminizi destekler?

Bir yol haritası çizseniz neler daha anlamlı görünür?

Kariyerinizde hangi somut adımlar sizi daha ileri taşır?

Neler sizi yolda kararlı tutar?

Bu sorular size yolculuk boyunca ayna tutar ve her zaman sizi yönlendirir. Kendinizi mutlu hissettiğiniz bir kariyer, başarı ve hedeflerinizi size getirir. Önemli olan kararlı olmak ve deneyimlerinizden öğrendiklerinizle yola devam etmek. ✨ Üniversite hayatında koçluğun faydalarını yazdığım bu son yazımda size çok güzel bir gelecek diler ve okuduğunuz için teşekkürlerimi sunarım. 🙏

Serra 🌸

Üniversitede verimli ders çalışma

Üniversite, önceki yazılarımda da yazdığım gibi, birçok anlamda hayatımızı şekillendirdiğimiz bir yer. 🏫 Akademik başarıyı devam ettirirken kariyerimize dair adımlar da atmamız faydalı oluyor. Hepsiyle beraber okul arkadaşlarımızla devam ettirdiğimiz bir alan da var. Zaman yönetimini iyi yapıyor olmak bu anlamda çok önemli. ✨ Üniversiteyi bitirmek için akademik hayatınızın bir şekilde ilerlemesi gerekiyor ve burada verimli ders çalışmak dengeyi olumlu anlamda etkiler.

💬 Nasıl verimli ders çalışılır?

Bu sorunun da diğer sorular gibi tek bir cevabı yok. Herkesin hayatı farklı ve şahsi sorumluluk, alışkanlık ve günlük rutinleri var. Hayat şeklinizi bilmeden nasıl verimli olacağınızı bilemeyebilirsiniz. Buna ek olarak da verimliliği nasıl tanımladığınız da önemli. 🌱 Fakat kendinize ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda şu soruları sormak faydalı olabilir:

Verimli çalıştığımı nasıl anlıyorum?

Özellikle günün hangi saatleri daha rahat çalışıyorum?

Çalışırken neler beni motive ediyor?

Bu sorular size kendi yol haritanızı çizerken rehberlik eder, size hayatınıza dair işaretler gösterir ve geriye haritada nasıl ilerleyeceğinizi belirlemek kalır. 🗺️ Bu sorularla beraber çalışma şekillerinizi belirlemek de faydalı olur. Bazı insanlar görsel not alarak daha iyi anlıyorken, bir başkası grup halinde çalışarak daha iyi anlıyor olabilir. 📍 Bunları biliyor olmak çalışma rutinlerinizi de daha keyifli hale getirebilir. 🚲

Merak ve Bilgi

Bugün dolaba bir şey koyarken iş dosyalarımın arasında Popular Science dergisinin Ocak 2023 özel sayısını buldum. Kapağın üstünde “Beynin Sırları” yazıyordu. İki sene evvel gidip nasıl da o dergiyi sayfa sayfa okumak istediğimi hatırladım. ✨

Beyin, en çok ilgimi çeken insan organlarından biri ve nasıl çalıştığını öğreniyor olmak beni her zaman heyecanlandırıyor. Onun hakkında her açıdan bilgi okumak, beni mutlu eden alanlardan biri. Bu kadar bilgiyle ne yaptığımı sorarsanız, bilmek yeter. 🤓

Bence heyecan duyduğum alanlarda bilgi sahibi olmak çok anlamlı. Tam da hafta başında bu dergiyle karşılaşmam, bugünün yazı konusu oldu.

Merak ve heyecan, insanı en çok besleyen iki alan. İster iş kurun, ister okulda okuyun; bu ikili sizin en yakın arkadaşınız olabilir. Sadece olumlu anlamlar barındırmazlar; bir zorluk karşısında da size destek olurlar. ⚓️

İkigai kavramı da buna benzer diyebilirim. Çalışmak için çalışmamak çok güzel bir ifade. Sevdiğiniz için bir şey yapıyor olmak, işi hobiye dönüştürüyor. Hobinizi yaparak çalışıyor olmak zaten mutluluğun önemli noktalarından biri.

Bu formül her zaman işlemese bile, işte heyecan ve merak duyduğunuz alanları aradığınızda işi daha keyifli bir yere dönüştürmek mümkün. 🌱

Serra 🌸

2026 Vision Board

1. O tavşan hep şapkanın içinde miydi, yoksa şapka gerçekten yaratıcı mı? 🐰

2. Dijital benlik 📍

3. Kütüphanen nerede? Kapısı nasıl açılıyor? 🗝️

4. Her çalıştığım zaman ne kadar sakinim? Benim yaratıcılıkta hizalanma yerim neresi? 🟡

Evet, yeni yılın ilk içeriğine dört görsel ve bu sorularla başlıyorum. Tavşanlı çizimimden başlayarak sırayı takip edebilirsiniz. Bugün biraz çağrışım ve 2026 hedeflerimden biri olan düzenli içerik üretimi ile başlıyorum. Aslında farkında olmadan samimi ve profesyonel bir vision board yaptım. 🙃 

Okuduğum yeni dijital ve sosyal iletişim yaklaşımlarından biri de samimi ve özgün içeriklerin öneminin artması olunca, bu görsel düşündüğümden de fazla tamamlandı. Bence ideal iletişim şekli, açık olan. Herkese her şeyi anlatmamıza gerek yok tabii ama iç iletişimin açık olması sağlıklı bir yer. Bundan dolayı, ihtiyacımız olduğunda destek almak çok değerli. Bazen düzenli destek almak, bir problemi en başında bile çözebilir.

Baştaki dörtlüye dönersek; kuantum fiziği ve yaratıcılık kavramları her zaman bir şekilde beynimde aktif. Bundan dolayı yıllar önce ilk görseli çizmiştim. ✍️ Düz bir şapka ne zaman tavşan çıkarır? Ona niyet ettiğimizde. Odak ve yaratıcılık da tam olarak böyle bir şey. Galiba 2025 yılında maksimum on resim çizmişimdir ve geçen günlerde bir şey çizmem gerektiğinde pratik eksikliğini hissettim. Belki de bu yıl çizime geri dönmek, kararlarımdan biri olabilir. 💬

İkinci görsel, benim dijital benliğim. Kendisiyle tanışmak benim için de yeni bir deneyim oldu. Neyi sever bilmiyorum mesela. Çok büyük ihtimalle onu güncellemem gerekecek; yoksa makine öğrenmesi ile benden uzaklaşabilir. 👤

Üçüncü görsel, yıllar önce kendi kütüphanemden ilhamla çizdiğim bir illüstrasyon. Şu an o kütüphanenin karşısında bu yazıyı yazıyorum ve hâlâ aynı şekilde dizili. Bence herkesin kütüphanesi farklı ve anahtarı da özel yapım. Bu çağrışım bana bilgelik kavramını hatırlatıyor. Bence benim bilgem içimde durmadan yürüyor. Bir odası yok ve ben bundan dolayı hep yazarak ve çizerek çalışmaya başlıyorum. 🌱

Dördüncü görsel, daha geçen salı çalışırken çekildi. Canva’da bir şeyler tasarlıyordum ve milimlik bir alanda nesne yerleştirme yapıyordum. Yazması, yapmaktan kesinlikle çok daha kolay. Hele benim gibi içerik üretirken görsel detaylara daha çok dikkat eden biriyseniz, seçtiğiniz font bile saatler alabilir. Bu sebeple, “Her çalıştığım zaman ne kadar sakinim? Benim yaratıcılıkta hizalanma yerim neresi?” kendime sıkça sorduğum sorulardan biri. 🚲

🟡 Siz böyle bir çalışma yapsanız, neleri koyar ve açıklamaları nasıl yazardınız? Size büyük resimde neler anlatırdı? 

Yeni yılınız tekrar kutlu olsun,
Serra 🌸

Yeni Yıl Soruları – 3 🎄

Merhaba,

Bugün 22 Aralık 2025 ve o çift sayılı yeni yıla çok az kaldı. 🎄
Serinin bu kısmında size gelen o hediyeler hakkında sorular sormak istiyorum.
Tabii bu, sadece benim buraya yazmamdan bağımsız olarak, sizin bakış açınızla olur ve bu soruları size fayda sağlayacak her noktada kullanabilirsiniz. 🌱🎁

Şimdi o hediyelere tekrar dönecek olursak;

✨Hediyeden çıkanlar ne kadar sizi yansıtıyor?
✨Size ileriye dönük bir şeyler katacağını düşünüyor musunuz?
✨Sizi gerçekten heyecanlandırıyor mu?
✨Olduklarını düşündüğünüzde gülümsetiyor mu?

Sorular size nasıl geliyor? 💬
Bazen bir şeyi istiyor ya da istediğimizi düşünüyor olmak, %100 size ait hisler değildir.
Bir yerden okuduğumuz, duyduğumuz veya gördüğümüz şeyler, öyle düşünmemize sebep olur.
Hatta onların gerçekleştiği anda, içimizden bir ses düşündüğümüz gibi heyecanla konuşmaz.

Bu yüzden bu sorular, tam da o farkındalık anına hizmet ediyor.
Bir hediyenin paketi sevdiğiniz bir renk olabilir ama her beğendiğimiz renk bize ait anlamlar taşımayabilir.
Önemli olan, tonla rengin birbiriyle tutmasıdır.

Serra 🌸

İyi Dinlemek ve Doğru Soruyu Sormak

Yapay zekânın yükselmesiyle önemli bir yetkinlik hayatımızda yer almaya başladı; doğru soruları sormak. Soru sormak, son zamanlarda anlam değiştiren modern dünya yetkinliklerinden biri olmaya devam ediyor. Soru sormanın başlangıç noktası olan merak etme hali artık birçok alanda insanları birbirinden ayırıyor. Birçok yeni bakış açısı, merak etmek ve keşfetmek gibi kavramları güçlü yanlardan biri olarak görüyor. Teknolojinin de bu süreç içinde rolü doğal olarak değişmeye devam ediyor. Geçmişe kısa bir yolculuk yaparsak, internetin hayatlarımıza yeni girdiği zamanlara baktığımızda cevap bulmak yeterli bir sonuçtu. Fakat yapay zekâ ve makine öğrenmesinin de resme dâhil olmasıyla doğru cevabı bulmak için doğru yaklaşım, soru sorma ve isteğini anlatmak, denklemin ana rollerinden biri haline geldi. Sorular bu anlamda diyalog başlatan öğelere dönüşüyor.

Diyalog başlatan sorular neden önemli? Dönüşüm hangi yönde oluyor?

Burada yazıya iyi dinlemek ve diyalog güçlendirme kavramlarından devam etmek istiyorum. Hayatta en sevdiğiniz ve beraber çalışması daha kolay insanları düşünün. Onları diğerlerinden ayıran özellikler neler? Tabii birçok neden vardır ama bunlardan biri iyi dinliyor olmaları olabilir. İyi dinlemeyi bir konuşmanın başlangıç noktası olarak görebilirsiniz. Yarım duyduğunuz bir cümleye ya da soruya tam olarak cevap veremezsiniz. Cümlenin veya sorunun tam duyulduğu zaman diyaloğun akışında ileriye dönük cevap verirsiniz. Bunun dışında, insan olarak en büyük ihtiyaçlarımızdan biri duyulmakken, doğru soru sormanın katkılarını size anlatamam. Fakat sorunun sorulduğu ton ve yer çok önemlidir. Sorunun sorulduğu ton, yer ve niyet de onun etkisini artırır. Paragrafın başına dönersek, bu sebepten dolayı iyi dinlemek doğru soruyu sormanın başlangıç noktası diyebilirim.

Nasıl iyi ve doğru sorular sorarız?

Einstein’ın “Dünyayı kurtarmak için bir saatim olsaydı; elli beş dakikasını problemi tanımlamaya, kalan beş dakikayı da çözümü bulmaya ayırırdım.” sözü, doğru sorunun ne kadar önemli olduğunu açıkça gösteriyor. Einstein’ın bir diğer yanı ise meraklı olmasıydı. Sorunun cevabına direkt odaklanırsak aslında cevap çok basit; meraklı olmaya devam ederek iyi ve doğru soruları sorarız. Sadece diyalog başlatan sorular sormayız, yaratıcılığımızı da artırırız. Soru sormak her ne kadar bireysel bir eylem gibi gözükse de kültürel bir davranıştır. Meraklı olmanın desteklendiği bir yapıda soru sormak en doğal davranış şekli olabilir. Hem teknolojinin ve yapay zekânın daha iyi kullanıldığı hem de daha güçlü insan ilişkilerinin olduğu bir dünya için, çocuklardan başlayarak insanlara meraklı olmanın faydalarını göstermemiz gerekiyor. Çocukluğunda meraklı olmakla çok konuşuyor olmayı eşleştiren bir insan, büyüdüğünde ilk olarak soru sormayı bırakabilir. Fakat aynı zamanda da çocukların hayal gücünü ilham kaynağı olarak görebilir. Bu çatışmanın sebebi, içindeki o meraklı tarafın hâlâ çalışıyor olmasıdır.

O zaman başka bir soru ile konuya yaklaşmamız daha doğru olur;  nasıl soru sormanın değerini daha somut bir şekilde gösterir ve alanlar açarız?  Aslında yazının başında da bahsettiğim gibi yeni alanlar açmak için büyük bir gelişme çoktan hayatlarımızda ve büyük bir yer kapsıyor; dijitalleşme. Eskiden suyun kaynama derecesini arama motorlarına sorarak hayatlarımıza devam eden bizler artık bu bilgiye doğru içerik içinde ulaşmak istiyoruz. İçeriğin doğru olması için de doğru soruları sormamız gerekiyor. Cevapların hızla değiştiği dünyamızda bilgi sahibi olmak, o doğru sorunun sorulduğu, problemlerin tam olarak tanımlandığı ve yeni bilgilere kapı açıldığı yerde başlıyor. Her şeyi bilmemiz imkânsız olabilir ama kitapçığa hâkim olmamız daha mümkün.

Not: 

Bu yazı Warren Berger’in konuşmacı olduğu “Warren Berger – A More Beautiful Question” videosu kaynak alınarak yazılmıştır.

Kaynakça

Berger, Warren. “Warren Berger – A More Beautiful Question” YouTube, konuşmacı Warren Berger, columbusmuseum, 2016, https://youtu.be/xh7qYW9XfcE?si=AEtb7nOXCbE5Auq-

Yaşam-Odaklı Bakış Açısı

“Her sistem yeteri kadar bilgi işlediği zaman zeka üretiyor.” 

Türker Kılıç’ın yaşamdaşlık kavramı hakkında yazı yazmayı planlarken böyle özetleyici bir alıntı karşıma çıkınca yazıma böyle başlamam gerektiğini düşündüm. Bir cümle hem konuyu hem de kendini bu kadar net anlatabilirdi. Yaşamdaşlık kültürü benim en çok sevdiğim kültürlerden biri. Hem koç hem de sıkı bir doğa sever olarak bu kültürü merkezime koymam da çok doğal. Her sistem bütün ve parçalarından oluşuyor ve bu ailenin çok güçlü bir iç ilişkisi var. Her üyenin kendi ve bütüne dair bir sesi var. Büyük resimde üyeleri görüyoruz ama aslında gördüğümüz bir aile kültürü. (Kılıç) Bu kültür nasıl oluşuyor ve önemli noktalar neler? Bu yazıda tam da bu konuya odaklanmak istiyorum.

Demin aile benzetmesini kullandım ama kendi çıkış noktalarımdan biri olan doğadan bahsetmemek de odak dışına çıkmak olabilir. Doğa ve yaşamı birbirinden de ayıramayız. Biz insanlar da yaşamın diğer canlılar kadar parçası ve dönüştüren güçlerinden birisiyiz. Bu da yaşamdaşlık kültürüne bağlı olarak türler arası eşitliği getiriyor. (Kılıç)

Bu eşitlik nasıl oluyor ve etkileri neler?

Türker Kılıç insan odaklı yaklaşımdan yaşam odaklı yaklaşıma geçişin önemini anlatıyor. Biz insanlar olarak dünya tarihinin büyük bir kısmını insan odaklı yaklaşımla şekillendirdik ve bu, seçeceğimiz en iyi yoldu. Fakat artık resimde eksiklikler var ve bu boşluklar ancak yeni bir bakış açısıyla dolar. Sayın Kılıç’ın söylediği gibi sadece teldeki kuşlara bakmaktan, diğer kuşlarla olan ilişkilerine de bakmak gerekiyor. (Kılıç)

Bağlantısallık nedir?

Bağlantısallık, tümden gelim ve tümevarım yaklaşımlarının birleşimi. Başka bir deyişle, aynı anda büyük resmin kendisi ve parçasıyız. Yaşam, en büyük bilgi ağı ve zeka yaşama ait bir şey. (Kılıç)

İnsan bu resimde nerede?

Aslında bu sorudan daha büyük bir soruyu yazmak istiyorum: Bağlantısallık nasıl bir kültür ve nasıl var olur? Başlangıç noktaları merak, iyilik ve yaratıcılık. Merak, özellikle son zamanlarda üstüne çok araştırma ve gözlem yapılan kavramlardan biri. Yeni dünyanın neredeyse her alanında merak etme kavramı sıkça kullanılıyor. (Kılıç) Hatta merak etmek ve keşfetmek, büyürken farkında olmadan kullandığımız taraflarımız. Çocukları ve bir şeyleri ilk defa deneyimlediklerini düşünün; yüz ifadeleri ve sesleri hemen değişiyor. Keyif aldıkları şeyleri ve kendi alanlarını oluşturmaya başlıyorlar. Bu da zamanla kişinin kendi özgünlüğünü yaratması anlamına geliyor. İnsan da bu şekilde demin bahsettiğim büyük resmi şekillendiriyor.

Bu yazıyı okurken siz neler düşündünüz? Sizin büyük resimde nasıl bir rolünüz var? Sizce insanlar daha başka neler yaparsa resimdeki ilişkiler güçlenir?

Kaynakça

Kılıç, Türker. “Yeni Bilim: Bağlantısallık – Yeni Kültür: Yaşamdaşlık.” YouTube, konuşmacı Türker Kılıç, TEDxReset, 2022, www.youtube.com/watch?v=lqNrrQKsu7U.

Curiosity

Before I began writing this piece, I started researching 21st-century skills. As I explored the resources I found helpful, I realized I could approach this topic from a broader perspective—and decided to save the 21st-century skills for another article. ✍️

Now, returning to the theme in the title and visual: curiosity, in my opinion, is one of the most essential and timeless qualities.

As centuries pass, sources and perspectives evolve with new disciplines and current issues. Yet the work of curious minds remains timeless. Whenever I think of curiosity, I think of figures like Leonardo da Vinci and Hezarfen Ahmed Çelebi—people who emerged long before the technological advancements we have today. I begin to wonder, “What would the world be like if they had never lived?” and I find myself searching for answers to such questions.

These kinds of questions rarely have just one answer. Just like the ripples created when a stone hits the surface of a lake vary depending on where it lands, the reflections of the world shift with each different impact. Of course, in a world where concepts like lifelong learning still hold importance, it’s not just about maintaining what exists—it’s also about how we move forward from where we are. Time and life flow like a river… That’s why we should focus on keeping this river flowing, and hopefully, inspiring those who come after us along the way. 💭

To wrap up, curiosity shapes world history. It encourages people to explore new things. The discoveries and creations it drives—those that bring ease, open up new fields, and leave lasting impressions—become valuable resources for shaping the future.

As I close this piece, I want to leave you with a forward-looking question:

100 years from now, what kind of discovery would you like to be remembered for?

In which field, and with what kind of impact, would that discovery need to have for you to consider it a success? 🌱✨

Koçluk ve Anlam Bulmak

Geçtiğimiz haftalarda, ICF Koçluk Haftası kapsamında Simon Sinek ve “Neden ile Başla” kitabını daha yakından tanıma fırsatı buldum. Not defterime keyifle birçok not aldım. Koçluk yolculuğuma Erickson Koçluğu ile başlamış biri olarak, amaç ve değer odaklı yaklaşım doğal olarak hemen dikkatimi çekti. Koçluk yaparken ve günlük yaşamımda hem kendime hem de çevreme bu pencereden bakmak bana hiç de yabancı değil. Hatta, koçluk şapkamın en sevdiğim yönlerinden biri diyebilirim.

Konferansın üzerinden biraz zaman geçtikten sonra konuya yeniden döndüm ve başka hangi noktaların da bana bu kadar yakın olduğunu fark etmeye çalıştım. Bu yazıda, Ercüment Büyükşener’in konuşmasından aldığım notları ve sonrasında üzerine düşündüğüm bazı eklemeleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Konuya dair sizin de paylaşmak istedikleriniz olursa büyük bir keyifle okuyup yanıtlayacağımı belirtmek isterim. 🙂

Dijital dönüşümün ivmesi her geçen gün daha da artıyor. Bir zamanlar hayal gibi görünen birçok gelişme ya çoktan gerçekleşti ya da çok yakın bir gelecekte hayatımıza girmeye hazırlanıyor. Bu dönüşümün yaşamda birçok pratiklik sağlayacağını düşünürken, sürecin aynı zamanda farklı açılardan da yönetilmesi gerektiğine inanıyorum. Yaratıcılık, özgünlük ve yeniliğe açık olmak artık hiç olmadığı kadar önemli. Bu üç kavramın ortak noktalarından biri ise içsel motivasyonlarımızı keşfetmek.

Değer verdiğimiz ve sevdiğimiz şeyleri fark etmek bizi daha güçlü bireyler haline getiriyor. Burada söz konusu olan güç, fizikselden çok zihinsel bir kuvvet. Değişim bir nehir gibi sürekli akarken, bu nehirde nasıl durduğumuz ve nasıl büyüyeceğimiz, bu içsel güçle doğrudan ilişkili. Özgünlük de bu gücün temel kaynaklarından biri. Kendi güçlü yönlerimizi ve gelişim alanlarımızı tanımak, köklerimizi daha da sağlamlaştırıyor.

Simon Sinek’in Altın Çember modeli, tam da bu noktada içsel motivasyona ışık tutuyor. “Neden?”, “Nasıl?” ve “Ne?” sorularını sırasıyla ele alan bu model; geleceğe odaklanmayı, anlamı bulmayı ve değerlerle hizalanmaya yardımcı oluyor.

Peki, koçluk ile Altın Çember modeli tam olarak nasıl bağlantılı?

Erickson Koçluğu’nda en sık kullanılan sorulardan biri şudur: “Bunun senin için değeri nedir?” Bu soru, sürecin akışına göre farklı biçimlerde sorulsa da özü hep aynıdır: müşteriye değerlerini fark ettirmek. Bir şeyin sizin için ne anlama geldiğini bilirseniz, ona odaklanmanız çok daha kolay olur. Bu anlam farkındalığı, Altın Çember modelindeki ikinci adım olan “Nasıl?” sorusunu daha hızlı geçmenizi sağlar ve üçüncü adım olan “Ne?” sorusuna alan açar.

Bütün bunlar sadece bir anlam farkındalığı ile olur.

Gözlerinizi kapatıp sizin için anlamlı olan ve olmayan şeyleri düşünün. İç sesiniz size neler söylüyor? Hisleriniz nasıl değişiyor? Anlam, sizi bir alanda tutan köklerden biridir. Hatta bana göre, bir ağacın köklerinin tümü gibidir. Kökler, nereye ve nasıl uzanacağına, hangi besinleri ağaca taşıyacağına karar verir. Tıpkı anlamın bize yön verdiği gibi. Nasıl ki anlamsız bir yaşam düşünülemezse, sizin için anlam taşımayan her adım da bir noktada son bulur.

Bu noktada, sizinle kendime sıkça sorduğum bir soruyu paylaşmak istiyorum: “Bunun benim için değeri nedir?”

Bu soruyu yaşamınızın birçok alanında kendinize sorabilirsiniz. Çünkü siz, Milton Erickson’ın da dediği gibi, tam ve bütünsünüz. Ve sizin için en doğru cevaplar, zaten sizde. 🙂

Kaynaklar

Sinek, Simon. Neden ile Başla: Büyük Liderler İnsanlara Nasıl İlham Verirler? Translated by Sevgi Şen, Arıtan Yayınevi, 2022.