Karalılık

Günümüzde en önemli kavramlardan biri kararlılık. 🌱 Kararlı olmadan yürüyemez, bir işi bitiremez ve ilerleyemeyiz. Bu kavramın en günlük ve güçlü örneklerinden biri; her zaman yaptığımız ama değinmiş olduğum gibi günlük bir eylem olduğu için aklımıza çok gelmeyen yürümek. ▶️ Yürümeyi bir metafor olarak alırsak hayatımızda hep bir amaç için peş peşe adımlar atıyoruz. Bazen zaman uygun olmadığı için koşuyor, bazen de atacağımız bir sonraki adım için planlama yapıyoruz…Hedefimize/hayalimize ulaştığımızda da birbirini takip eden birçok adım atmış olduğumuzu görüyoruz. ⭐️

Bize aynı yönde bu kadar adım attıran şey nedir?

Kararlılık ve onunla beraber çizmiş olduğumuz yol tanımı. 🗺️ Bu yol her şekilde ve yerde olabilir; önemli olan varılacak bir nokta ve ilerleyecek bir çizgi olması. Koçluğun en sevdiğim sorularından biri de yolda kalma halini baz alıyor. Nasıl bir yolcu olduğumuz, yolun da bir yansıması. O yol bize aitse neredeyse oradaki bir ağaç kadar bir bile olabiliriz. Fakat o yol ezbere çizilmiş ve bize ait değilse, varlığımız ve renklerimiz tutmaz.

Bazen bize ait olmayan ama paralel ilerlememiz gereken yollar karşımıza çıkabilir. Bu, yaşıyor olmanın getirdiği en doğal deneyimlerden biri. O zaman çantamızdan bizi yansıtacak ve esnek yönlerimizi öne çıkartacak bir şeyler çıkartmamız fayda sağlayacaktır. Dünya bu kadar hızlı ilerlerken özgün yanlarımızı koruyarak uyum sağlıyor olmamız, bizi bu değişimin ve varış noktasının parçası yapar. 📍

Serra 🌸 

Mezuniyet ve sonrası için planlama

Bazı sorular zamansızdır. ⭐️ “ Kendini gelecek şu kadar yıl içinde nerede görüyorsun?” sorusu da bunlardan biri. Üniversite dönemi de süre olarak değişebilir ama bu tür sorular özellikle bu zaman diliminde daha da fazla anlam kazanır. 🌱

Üniversite, önceki yazılarımda da yazdığım gibi alanlarımızın ve rollerimizin daha hızlı şekil almaya başladığı yer. Seçtiğimiz bölüm, dersler, üye olunan kulüpler ve benzer seçimlerimiz yolu daha net çizmeye devam eder. Haritanın daha esnek, belirgin ve özgün olması için yolun farkında olmamız önem kazanır. 🗺️ Bu farkındalık da yol boyunca seçimlerinizin yansımalarına bakarak olur.

📍Yolda nasıl bu yansımaları görebiliriz?

Bunun tek bir cevabı her zamanki gibi yok. Milton Erickson’ın da dediği gibi; Her insan tam ve bütündür ve ihtiyaç duyduğu kaynaklara sahiptir. Bundan dolayı kendi gözlemcisi olan bir kişi bu farkındalığa çok daha kolay ulaşır. 🚲 Bu noktada bir koç olarak çok sevdiğim bir bakış açısı resme giriyor; ucu açık çözüm odaklı sorular. Bu sorular doğru zaman ve niyetle sorulduğu her zaman fayda sağlar.

Özellikle hangi dersler/projeler seni mutlu etti ve geliştirdi?

Üniversite yıllarında yeni hobileriniz neler oldu?

Özellikle hangi alanlar dikkatinizi çekiyor?

Kendinizi nasıl bir şirket ve rolde görüyorsunuz?

Mezuniyet ve sonrası için hangi güçlü yanlarınızı kullanarak adım atıyorsunuz?

Bu ve benzer sorular öğrencilik yıllarınızda size yol gösterici olacaktır. Hatta bu soruları uyumlu gördüğünüz başka alanlar ve zamanlarda da kendinize sorabilirsiniz. 🤓

Serra 🌸

Meraklı Olmak ve Özgünlük

Meraklı olmak insan doğasının en çocuksu ve güçlü yanlarından biri. 🌱 Meraklı insanlar, bugün hayatımızı kolaylaştıran icatların sahipleri. ‘Şu olmasaydı nasıl yaşardık acaba?’ dediğimiz her şey bir merak ürünü. Tabii meraklı olmak için bir kaşif olmamıza ve insanlık için yeni şeyler keşfetmemize gerek yok. Dediğim gibi, meraklı olmak insan doğasının parçası. Eve yürürken hiç görmediğiniz bir şey de merak ve keşif ilişkisini güçlendirebilir. 🤓

Bir tarafta bilim insanları, diğer tarafta merakı daha günlük bir resimde kullanan bizler… İlk başta garip gelebilir ama bilim insanlarının bizden farkı, kendi üretken olma hallerini keşfetmiş olmaları. Tabii bu yönümüzü keşfedince büyük buluşlara imza atmamıza gerek yok; iyi olduğunuzu düşündüğünüz ve keyif aldığınız alanlarda başka şekillerde de dünyaya fayda sağlarsınız. ✨ Özgünlük bu sebepten dolayı çok sevdiğim bir kavram; herkes farklıdır ama bu farklılıklar büyük resimde güzel bir çeşitlilik yaratır. 🗺️

Örneğin; hiç işlem yapamayan bir sanatçı inanılmaz yaratıcı, soyut formlarda sanat yaparak yeni akımlara öncülük ederken bir matematikçi hayatlarımızı kolaylaştıran formüllerle günlük anlarımızda fayda sağlayabilir. Onların dışında başka birisi ise insanlarla kurduğu iletişim ile alanında öne çıkabilir. Bu isimleri de hayatlarımızın farklı alanlarında görebiliriz. Bunlardan dolayı dünya bu kadar zengin bir yer ve alanlar arası çalışmalar dikkat çekiyor. Biz de bu dünyanın parçası olarak keyif aldığımız noktaları arayan, merak duyan ve güçlü yönlerimizi bulmayı amaçlayan bir konumdayız. 📍 ‘Oyunda olma’ benzetmesini bu anlamda çok seviyorum. Bizler hiç bitmeyen bir oyunda keyifle yaşamayı amaçlıyoruz. Bahsettiğim konum sabit de olmayabilir; önemli olan nerede olmak istediğimiz ve bütünle olan ilişkimiz. 🚲

Serra 🌸

Merak ve Bilgi

Bugün dolaba bir şey koyarken iş dosyalarımın arasında Popular Science dergisinin Ocak 2023 özel sayısını buldum. Kapağın üstünde “Beynin Sırları” yazıyordu. İki sene evvel gidip nasıl da o dergiyi sayfa sayfa okumak istediğimi hatırladım. ✨

Beyin, en çok ilgimi çeken insan organlarından biri ve nasıl çalıştığını öğreniyor olmak beni her zaman heyecanlandırıyor. Onun hakkında her açıdan bilgi okumak, beni mutlu eden alanlardan biri. Bu kadar bilgiyle ne yaptığımı sorarsanız, bilmek yeter. 🤓

Bence heyecan duyduğum alanlarda bilgi sahibi olmak çok anlamlı. Tam da hafta başında bu dergiyle karşılaşmam, bugünün yazı konusu oldu.

Merak ve heyecan, insanı en çok besleyen iki alan. İster iş kurun, ister okulda okuyun; bu ikili sizin en yakın arkadaşınız olabilir. Sadece olumlu anlamlar barındırmazlar; bir zorluk karşısında da size destek olurlar. ⚓️

İkigai kavramı da buna benzer diyebilirim. Çalışmak için çalışmamak çok güzel bir ifade. Sevdiğiniz için bir şey yapıyor olmak, işi hobiye dönüştürüyor. Hobinizi yaparak çalışıyor olmak zaten mutluluğun önemli noktalarından biri.

Bu formül her zaman işlemese bile, işte heyecan ve merak duyduğunuz alanları aradığınızda işi daha keyifli bir yere dönüştürmek mümkün. 🌱

Serra 🌸

Üniversitede zaman yönetimi

Üniversite yılları sadece akademik değil, sosyal açıdan da çok güzel bir zaman dilimi.  🎓 Liseden getirdiğimiz hayat merakı ile gerçek hayatın kesişim kümesi olarak da tanımlayabiliriz. Sadece derslere girip sınavlara çalışmayız; bunları sınıf ve okul arkadaşlarımızla yaparız. Böylece onlarla fark etmeden uzun süreler geçirir, hayat boyu devam edebilecek çevreler kurarız. 🌱 Okul hayatı artık bir genç yetişkin olarak sizin yönettiğiniz bir sürece döner. Bu nedenle doğru, ihtiyaca yönelik bir zaman yönetimi oldukça faydalı bir yaklaşım. 

💬 Bunu nasıl yapabilirsiniz?

Odakların neler olduğunu adlandırmak ve tanımlamak atacağınız ilk adım. Sonra onları önceliklendirerek zaman yönetimine başlayabilirsiniz. Diğer adımlara geçmeden önce kendinize şu soruları sormak da yol gösterici olur:

Neler önemli?

Neler keyif veriyor?

Neler üretkenliği artırıyor?

Okul hayatından mezuniyet sonrasında neler yanımda olursa mutlu olurum?

Geleceğe dair bugün nasıl adımlar atılır?

Bu soruları her ihtiyacınız olduğunda tekrar sorabilir, hatta size iyi geldiğini düşündüğünüz başka sorular da varsa ekleyebilirsiniz. Burada önemli olan soru kalıplarının ucu açık, ileriye dönük ve olumlu bir odakta olması. Doğru soru her zaman fayda sağlar ve bunu ancak cevabı veren kişi anlar. ✨

En önemli ve son yazacağım adımlardan bir diğeri ise not almak. Ajanda ya da küçük bir not defteri tutmak fikirleri somutlaştırır. İlham dediğimiz o sihirli varlık, onu hatırlatan bir şeyle üretkenlikle hayatınıza yansır. Üniversite, çalışma disiplininden başlayarak hayat bakış açınızın artık daha yetişkin bir seviyede oluşmaya başladığı değerli duraklardan biridir. 🏫

1-2-3

1 – 2 – 3

En sevdiğim üç rakam ve sıra. 🤓
İster koşu yarışı olsun, ister yüzme; ister kendinizi en tembel hissettiğiniz bir anda… Bu sıra, sizi oturduğunuz yerden kaldırır. ✨

Ben klasik olarak kendime “Bugün ne yazacağım?” sorusunu sorduğumda, resim çizmeye devam etme kararım sayesinde bu seriyi hatırladım.
Tahmin edersiniz ki bu sihirli set işe yaradı. Yazının teması kendiliğinden belli oldu. 🌱

🚲 Başlamak neden önemli?

Bir şeye başlamadan ilerleyemezsin.
Yürümeden koşamazsın.
Kalemi eline almadan resmi bitiremezsin.

Öğrenciyken okula yürürdüm ve yolumun üstünde “Take Courage” yazan bir bina vardı. Her önünden geçtiğimde bir kez mutlaka bakardım. Bu hayata dair çok güzel bir mesajdı. 🙃

Her kelime gibi cesaret de bulunduğu yerin anlamını alır.
Bence hayata genel olarak baktığımızda, cesaret bir şeylere başlama hâlidir. 

Her zaman cesur olmayabiliriz ve bu da en az cesur olmak kadar anlamlı olabilir.
Ama doğru zamanda gelen cesaretin yarattığı motivasyon, süreç içinde düşündüğünüzden çok daha fazla katkı sağlar. 🎁

Bir çizgi, bir noktayla başlar ve şekiller yaratır.
Bu da büyük resmi ve detayları giderek netleştirir.

Yaşam da o büyük resmin ta kendisi. 🗺️

 Serra🌸

2026 Vision Board

1. O tavşan hep şapkanın içinde miydi, yoksa şapka gerçekten yaratıcı mı? 🐰

2. Dijital benlik 📍

3. Kütüphanen nerede? Kapısı nasıl açılıyor? 🗝️

4. Her çalıştığım zaman ne kadar sakinim? Benim yaratıcılıkta hizalanma yerim neresi? 🟡

Evet, yeni yılın ilk içeriğine dört görsel ve bu sorularla başlıyorum. Tavşanlı çizimimden başlayarak sırayı takip edebilirsiniz. Bugün biraz çağrışım ve 2026 hedeflerimden biri olan düzenli içerik üretimi ile başlıyorum. Aslında farkında olmadan samimi ve profesyonel bir vision board yaptım. 🙃 

Okuduğum yeni dijital ve sosyal iletişim yaklaşımlarından biri de samimi ve özgün içeriklerin öneminin artması olunca, bu görsel düşündüğümden de fazla tamamlandı. Bence ideal iletişim şekli, açık olan. Herkese her şeyi anlatmamıza gerek yok tabii ama iç iletişimin açık olması sağlıklı bir yer. Bundan dolayı, ihtiyacımız olduğunda destek almak çok değerli. Bazen düzenli destek almak, bir problemi en başında bile çözebilir.

Baştaki dörtlüye dönersek; kuantum fiziği ve yaratıcılık kavramları her zaman bir şekilde beynimde aktif. Bundan dolayı yıllar önce ilk görseli çizmiştim. ✍️ Düz bir şapka ne zaman tavşan çıkarır? Ona niyet ettiğimizde. Odak ve yaratıcılık da tam olarak böyle bir şey. Galiba 2025 yılında maksimum on resim çizmişimdir ve geçen günlerde bir şey çizmem gerektiğinde pratik eksikliğini hissettim. Belki de bu yıl çizime geri dönmek, kararlarımdan biri olabilir. 💬

İkinci görsel, benim dijital benliğim. Kendisiyle tanışmak benim için de yeni bir deneyim oldu. Neyi sever bilmiyorum mesela. Çok büyük ihtimalle onu güncellemem gerekecek; yoksa makine öğrenmesi ile benden uzaklaşabilir. 👤

Üçüncü görsel, yıllar önce kendi kütüphanemden ilhamla çizdiğim bir illüstrasyon. Şu an o kütüphanenin karşısında bu yazıyı yazıyorum ve hâlâ aynı şekilde dizili. Bence herkesin kütüphanesi farklı ve anahtarı da özel yapım. Bu çağrışım bana bilgelik kavramını hatırlatıyor. Bence benim bilgem içimde durmadan yürüyor. Bir odası yok ve ben bundan dolayı hep yazarak ve çizerek çalışmaya başlıyorum. 🌱

Dördüncü görsel, daha geçen salı çalışırken çekildi. Canva’da bir şeyler tasarlıyordum ve milimlik bir alanda nesne yerleştirme yapıyordum. Yazması, yapmaktan kesinlikle çok daha kolay. Hele benim gibi içerik üretirken görsel detaylara daha çok dikkat eden biriyseniz, seçtiğiniz font bile saatler alabilir. Bu sebeple, “Her çalıştığım zaman ne kadar sakinim? Benim yaratıcılıkta hizalanma yerim neresi?” kendime sıkça sorduğum sorulardan biri. 🚲

🟡 Siz böyle bir çalışma yapsanız, neleri koyar ve açıklamaları nasıl yazardınız? Size büyük resimde neler anlatırdı? 

Yeni yılınız tekrar kutlu olsun,
Serra 🌸

Yeni Yıl Soruları – 4 

Bugün otururken bir anda kendime ‘2025 gelecek hafta bitiyor.’ dedim ve o an sanki yeni bir şeyi fark etmiş gibi şaşırdım. 💬 Zamanın çok hızlı geçtiğini düşünürken, yavaş geçebilme ihtimalini de ayrı ayrı düşündüm.

Evet, yıl bitiyor ve yazı serisinin son kısmına hoş geldiniz. En son yazıda ‘Hediyeden çıkanlar ne kadar sizi yansıtıyor?’ sorusunu sormuştum. Şimdi resmi netleştiren sorularla devam etmek istiyorum. 🤓

Bu noktada biraz daha aksiyon almaya ve istekleri netleştirmeye hizmet eden soruları paylaşacağım. Her soru gibi bunlar da ihtiyaç duyduğunuz her zaman kullanılabilir. Her soru her zaman katkı sağlamayabilir; ancak doğru yer ve doğru zaman, en güçlü formüllerden biridir.🌱

✨Son yazıyı düşündüğünüzde, hangi hediyeler size ait?

✨Yeni yıldan neler istiyorsunuz?

✨İstekleriniz neler yaparsanız gerçekleşir?

✨Özellikle hangi adımlar sizi destekler?

✨Neler olursa isteklerinize ulaştığınızı nasıl anlayacaksınız?

Deminde yazdığım gibi, bu sorular artık düşüncelerimizin somut bir şekilde hayatımızla uyumlandığı alanı güçlendirir. “Bundan keyif alıyorum.” cümlesinden “Bunları yaparsam keyif aldığım bir rutin yaratırım.” cümlesine geçiş yaparlar.

Yeni yıla bu kadar az gün kalmışken yazdıklarım kulağınıza nasıl geliyor? Gelecek yıl bu soruların cevaplarını bir parça bile biliyor olmak nasıl bir his?🎄

Serra 🌸

Yeni Yıl Soruları – 3 🎄

Merhaba,

Bugün 22 Aralık 2025 ve o çift sayılı yeni yıla çok az kaldı. 🎄
Serinin bu kısmında size gelen o hediyeler hakkında sorular sormak istiyorum.
Tabii bu, sadece benim buraya yazmamdan bağımsız olarak, sizin bakış açınızla olur ve bu soruları size fayda sağlayacak her noktada kullanabilirsiniz. 🌱🎁

Şimdi o hediyelere tekrar dönecek olursak;

✨Hediyeden çıkanlar ne kadar sizi yansıtıyor?
✨Size ileriye dönük bir şeyler katacağını düşünüyor musunuz?
✨Sizi gerçekten heyecanlandırıyor mu?
✨Olduklarını düşündüğünüzde gülümsetiyor mu?

Sorular size nasıl geliyor? 💬
Bazen bir şeyi istiyor ya da istediğimizi düşünüyor olmak, %100 size ait hisler değildir.
Bir yerden okuduğumuz, duyduğumuz veya gördüğümüz şeyler, öyle düşünmemize sebep olur.
Hatta onların gerçekleştiği anda, içimizden bir ses düşündüğümüz gibi heyecanla konuşmaz.

Bu yüzden bu sorular, tam da o farkındalık anına hizmet ediyor.
Bir hediyenin paketi sevdiğiniz bir renk olabilir ama her beğendiğimiz renk bize ait anlamlar taşımayabilir.
Önemli olan, tonla rengin birbiriyle tutmasıdır.

Serra 🌸

Küçük şeyler ve mutluluklar

Sizi mutlu eden bir şeyin boyutunu nasıl ölçersiniz?

Küçük şeyler sadece görünürde mi küçüktür? Yoksa anlamı ve etkisi uzun vadede daha büyük bir dönüşüme mi yardımcı olabilir?

“Büyük” olarak tanımladıklarımız ne kadar büyük?

Bu soruların cevapları hem var hem de yok. Özellikle mutluluk gibi bir kavramı amaçlarken neyin nasıl etki edeceğini de %100 pek öngöremeyiz. Bunun en büyük sebebi herkesin farklı tanım ve duygu oluşumları olmasıdır. Birisi için güzel olan bir şey, bir diğerini huzursuz edebilir. Fakat yapılan araştırmalar, günlük rutin ve pratiklerimizin mutluluğu etkileyebileceğini gösteriyor.

Nedir bunlar? Günlük bir pratik nasıl büyük resimde etki yaratabilir?

Çok sevdiğim bir söz vardır ve bence tam da bu sorunun cevabı: Damlaya damlaya göl olur. Küçük mutlulukların toplamı uzun vadede büyük bir etkene dönüşür.

Biz insanlar sosyal varlıklarız ve bundan dolayı kurduğumuz ilişkiler, özellikle bu anlamda, çok değerlidir. Burada iki taraflı bir yaklaşım vardır: Karşımızdakiyle kurduğumuz iletişim ve karşı tarafa nasıl yaklaştığımız. Güçlü sosyal ilişkiler sadece daha mutlu bir yaşam sağlamaz, aynı zamanda ömrü de uzatır. Sevdiğimiz insanlarla vakit geçirmek, bunun ışığında, oldukça keyifli anlarımızı oluşturur.

İkinci yaklaşım ise çevremize nasıl davrandığımızdır. Özgecilik (altruism), başkalarına yardım etme halimizdir. Birine yardım ettiğimizde beynimizin haz ve ödül kısmı aktive olur ve iyi bir his, “helper’s high”, yaşarız. Bunlarla beraber, başkalarına yardımcı olduğumuzda aidiyet ve amaç duygusu hissederiz.

İnsan ilişkileri dışında, yazının başında bahsettiğim günlük rutinlerimiz de küçük mutluluklarımıza girer. Düzenli spor yapmak, belli yerlere gitmek ve hayatımızın diğer parçaları, gün sonunda bizi iyi hissettirir.

Yazıyı özetlemek gerekirse:

Bir şeyin etkisi bazen boyutuna göre değerlendirilemez. Bakılması gereken, yarattığı etki alanıdır. Bir toplama işlemi gibi, küçük parçalar arttıkça, ortaya oldukça büyük ve anlamlı bir sonuç çıkar.

Kaynak:


Psychology Today (2025). “Do Little Things Truly Make Us Happy?”
https://www.psychologytoday.com/us/blog/raising-resilient-children/202503/do-little-things-truly-make-us-happy