Meraklı Olmak ve Özgünlük

Meraklı olmak insan doğasının en çocuksu ve güçlü yanlarından biri. 🌱 Meraklı insanlar, bugün hayatımızı kolaylaştıran icatların sahipleri. ‘Şu olmasaydı nasıl yaşardık acaba?’ dediğimiz her şey bir merak ürünü. Tabii meraklı olmak için bir kaşif olmamıza ve insanlık için yeni şeyler keşfetmemize gerek yok. Dediğim gibi, meraklı olmak insan doğasının parçası. Eve yürürken hiç görmediğiniz bir şey de merak ve keşif ilişkisini güçlendirebilir. 🤓

Bir tarafta bilim insanları, diğer tarafta merakı daha günlük bir resimde kullanan bizler… İlk başta garip gelebilir ama bilim insanlarının bizden farkı, kendi üretken olma hallerini keşfetmiş olmaları. Tabii bu yönümüzü keşfedince büyük buluşlara imza atmamıza gerek yok; iyi olduğunuzu düşündüğünüz ve keyif aldığınız alanlarda başka şekillerde de dünyaya fayda sağlarsınız. ✨ Özgünlük bu sebepten dolayı çok sevdiğim bir kavram; herkes farklıdır ama bu farklılıklar büyük resimde güzel bir çeşitlilik yaratır. 🗺️

Örneğin; hiç işlem yapamayan bir sanatçı inanılmaz yaratıcı, soyut formlarda sanat yaparak yeni akımlara öncülük ederken bir matematikçi hayatlarımızı kolaylaştıran formüllerle günlük anlarımızda fayda sağlayabilir. Onların dışında başka birisi ise insanlarla kurduğu iletişim ile alanında öne çıkabilir. Bu isimleri de hayatlarımızın farklı alanlarında görebiliriz. Bunlardan dolayı dünya bu kadar zengin bir yer ve alanlar arası çalışmalar dikkat çekiyor. Biz de bu dünyanın parçası olarak keyif aldığımız noktaları arayan, merak duyan ve güçlü yönlerimizi bulmayı amaçlayan bir konumdayız. 📍 ‘Oyunda olma’ benzetmesini bu anlamda çok seviyorum. Bizler hiç bitmeyen bir oyunda keyifle yaşamayı amaçlıyoruz. Bahsettiğim konum sabit de olmayabilir; önemli olan nerede olmak istediğimiz ve bütünle olan ilişkimiz. 🚲

Serra 🌸

Merak ve Bilgi

Bugün dolaba bir şey koyarken iş dosyalarımın arasında Popular Science dergisinin Ocak 2023 özel sayısını buldum. Kapağın üstünde “Beynin Sırları” yazıyordu. İki sene evvel gidip nasıl da o dergiyi sayfa sayfa okumak istediğimi hatırladım. ✨

Beyin, en çok ilgimi çeken insan organlarından biri ve nasıl çalıştığını öğreniyor olmak beni her zaman heyecanlandırıyor. Onun hakkında her açıdan bilgi okumak, beni mutlu eden alanlardan biri. Bu kadar bilgiyle ne yaptığımı sorarsanız, bilmek yeter. 🤓

Bence heyecan duyduğum alanlarda bilgi sahibi olmak çok anlamlı. Tam da hafta başında bu dergiyle karşılaşmam, bugünün yazı konusu oldu.

Merak ve heyecan, insanı en çok besleyen iki alan. İster iş kurun, ister okulda okuyun; bu ikili sizin en yakın arkadaşınız olabilir. Sadece olumlu anlamlar barındırmazlar; bir zorluk karşısında da size destek olurlar. ⚓️

İkigai kavramı da buna benzer diyebilirim. Çalışmak için çalışmamak çok güzel bir ifade. Sevdiğiniz için bir şey yapıyor olmak, işi hobiye dönüştürüyor. Hobinizi yaparak çalışıyor olmak zaten mutluluğun önemli noktalarından biri.

Bu formül her zaman işlemese bile, işte heyecan ve merak duyduğunuz alanları aradığınızda işi daha keyifli bir yere dönüştürmek mümkün. 🌱

Serra 🌸

2026 Vision Board

1. O tavşan hep şapkanın içinde miydi, yoksa şapka gerçekten yaratıcı mı? 🐰

2. Dijital benlik 📍

3. Kütüphanen nerede? Kapısı nasıl açılıyor? 🗝️

4. Her çalıştığım zaman ne kadar sakinim? Benim yaratıcılıkta hizalanma yerim neresi? 🟡

Evet, yeni yılın ilk içeriğine dört görsel ve bu sorularla başlıyorum. Tavşanlı çizimimden başlayarak sırayı takip edebilirsiniz. Bugün biraz çağrışım ve 2026 hedeflerimden biri olan düzenli içerik üretimi ile başlıyorum. Aslında farkında olmadan samimi ve profesyonel bir vision board yaptım. 🙃 

Okuduğum yeni dijital ve sosyal iletişim yaklaşımlarından biri de samimi ve özgün içeriklerin öneminin artması olunca, bu görsel düşündüğümden de fazla tamamlandı. Bence ideal iletişim şekli, açık olan. Herkese her şeyi anlatmamıza gerek yok tabii ama iç iletişimin açık olması sağlıklı bir yer. Bundan dolayı, ihtiyacımız olduğunda destek almak çok değerli. Bazen düzenli destek almak, bir problemi en başında bile çözebilir.

Baştaki dörtlüye dönersek; kuantum fiziği ve yaratıcılık kavramları her zaman bir şekilde beynimde aktif. Bundan dolayı yıllar önce ilk görseli çizmiştim. ✍️ Düz bir şapka ne zaman tavşan çıkarır? Ona niyet ettiğimizde. Odak ve yaratıcılık da tam olarak böyle bir şey. Galiba 2025 yılında maksimum on resim çizmişimdir ve geçen günlerde bir şey çizmem gerektiğinde pratik eksikliğini hissettim. Belki de bu yıl çizime geri dönmek, kararlarımdan biri olabilir. 💬

İkinci görsel, benim dijital benliğim. Kendisiyle tanışmak benim için de yeni bir deneyim oldu. Neyi sever bilmiyorum mesela. Çok büyük ihtimalle onu güncellemem gerekecek; yoksa makine öğrenmesi ile benden uzaklaşabilir. 👤

Üçüncü görsel, yıllar önce kendi kütüphanemden ilhamla çizdiğim bir illüstrasyon. Şu an o kütüphanenin karşısında bu yazıyı yazıyorum ve hâlâ aynı şekilde dizili. Bence herkesin kütüphanesi farklı ve anahtarı da özel yapım. Bu çağrışım bana bilgelik kavramını hatırlatıyor. Bence benim bilgem içimde durmadan yürüyor. Bir odası yok ve ben bundan dolayı hep yazarak ve çizerek çalışmaya başlıyorum. 🌱

Dördüncü görsel, daha geçen salı çalışırken çekildi. Canva’da bir şeyler tasarlıyordum ve milimlik bir alanda nesne yerleştirme yapıyordum. Yazması, yapmaktan kesinlikle çok daha kolay. Hele benim gibi içerik üretirken görsel detaylara daha çok dikkat eden biriyseniz, seçtiğiniz font bile saatler alabilir. Bu sebeple, “Her çalıştığım zaman ne kadar sakinim? Benim yaratıcılıkta hizalanma yerim neresi?” kendime sıkça sorduğum sorulardan biri. 🚲

🟡 Siz böyle bir çalışma yapsanız, neleri koyar ve açıklamaları nasıl yazardınız? Size büyük resimde neler anlatırdı? 

Yeni yılınız tekrar kutlu olsun,
Serra 🌸

Yeni Yıl Soruları – 3 🎄

Merhaba,

Bugün 22 Aralık 2025 ve o çift sayılı yeni yıla çok az kaldı. 🎄
Serinin bu kısmında size gelen o hediyeler hakkında sorular sormak istiyorum.
Tabii bu, sadece benim buraya yazmamdan bağımsız olarak, sizin bakış açınızla olur ve bu soruları size fayda sağlayacak her noktada kullanabilirsiniz. 🌱🎁

Şimdi o hediyelere tekrar dönecek olursak;

✨Hediyeden çıkanlar ne kadar sizi yansıtıyor?
✨Size ileriye dönük bir şeyler katacağını düşünüyor musunuz?
✨Sizi gerçekten heyecanlandırıyor mu?
✨Olduklarını düşündüğünüzde gülümsetiyor mu?

Sorular size nasıl geliyor? 💬
Bazen bir şeyi istiyor ya da istediğimizi düşünüyor olmak, %100 size ait hisler değildir.
Bir yerden okuduğumuz, duyduğumuz veya gördüğümüz şeyler, öyle düşünmemize sebep olur.
Hatta onların gerçekleştiği anda, içimizden bir ses düşündüğümüz gibi heyecanla konuşmaz.

Bu yüzden bu sorular, tam da o farkındalık anına hizmet ediyor.
Bir hediyenin paketi sevdiğiniz bir renk olabilir ama her beğendiğimiz renk bize ait anlamlar taşımayabilir.
Önemli olan, tonla rengin birbiriyle tutmasıdır.

Serra 🌸

Yeni Dünya ve Esneklik

Şimdiden 20 yıl önceye baktığınızda teknoloji ne kadar hayatınızdaydı? Bugünden ne kadar ve nasıl farklıydı?

Bu soru bana sorulsa, bir teknoloji uzmanı olmadığım için sadece kendi deneyimlerimden yola çıkarak cevaplayabilirim. Daha çok ev telefonunu kullanır ve bilgisayarda daha az vakit geçirirdim. SMS ve MMS ile mesajlaşırdık. Telefonda yılan oyunu oynardım. Müzik dinlemek için MP3 çalarım vardı.

10 yıl sonrasına gidersem, laptopum vardı ve okul için işlerimi onda hallederdim. Akıllı telefonum ve tabletimle daha mobil olabiliyordum. İnternette daha çok araştırma yapıyor ve aynı akıllı telefonumdan müzik dinliyordum.

Şimdiki zamana geldiğimde ise soru değişiyor. Şimdi, “Son zamanlarda teknoloji ile nasıl bir ilişkiniz var? Hangi alanlarda nasıl kullanıyorsunuz?” gibi bir soruya dönüşüyor. Cevabı da çok daha uzun ve detaylı. Başka bir noktadan da bakarsak, ivme artıyor. Bugünlerde makine öğrenmesi ve yapay zeka her şekilde hayatımızı şekillendiriyor. Buradan da değişimin kaçınılmaz bir şey olduğunu tekrar görebiliyoruz.

Biz bu değişimle ne kadar uyumlanıyoruz?

Bence bu sorulabilecek sorulardan biri. Değişim durmayacak ve alanlarını genişlettiği senaryoda biz insanlar da onunla uyumlanmalıyız.

Peki, nasıl daha kolay uyumlanırız?

Esnek olarak ve değişimi bir gelişim fırsatı olarak görüp bir noktasından hayatımıza katarak. İş dünyası, sosyal hayat ve birçok alanda teknoloji sağladığı kolaylıklarla yerini güçlendiriyor. Eskiden bir şeyi 10 adımda tamamlarken artık 5 adımda çok daha kolay bir şekilde yapabiliyoruz. Tabii bunu dengede ve ihtiyaca göre kullanmamız daha sağlıklı olur. Fazla ve hızlı tüketim, teknolojinin sosyal doğamızı etkilemesine de yol açabilir. İnsan olarak sosyal bağların bize ne kadar iyi geldiğini her zaman hatırlamak fayda sağlayacaktır. Hem diğer insanlar hem de diğer canlılarla ilişkimizi iyi tutarak değişim ve dönüşümü olumlu yönde şekillendirebiliriz.