Doğa ve Denge

“Doğanın yolu, eksik olanı düzeltmek için fazla olanı almaktır.”

-Lao Tzu

Yukarıda yazan Lao Tzu’nun karşıma çıkan en güzel alıntılarından biri olabilir. Ana kavramına bakarsam, karşıma denge çıkıyor. Denge özellikle bu kadar kaynak olan dünyamızda çok önemli. Sonsuz etkisi olabilecek kaynaklar ve kullanma şeklimize göre şekillenebilecek sonuçlar bulunuyor. Tzu’nun da söylediği gibi, yaşam bu kaynakları daha fazla yaşam yaratmak amacı ile kullanıyor. Örnek vermek gerekirse, güneş her canlıya fazlasıyla yetecek kadar enerjiyi çok kısa diyebileceğimiz süreler içinde bize sunuyor. Bu enerjiyi nasıl kullandığımız sadece bizi değil, diğer canlıları da etkiliyor. Doğa kendi içinde bu denge işini çözmüş. Hatta, kendi vücutlarımız da bu dengeyi koruyor. (1)

Doğa neden bu kadar önemli?

Doğa üstünde yaşadığımız yerküreyi güzelleştiren ve diğer canlı dostalarımızı içeren bir şey. Size bu kadar kapsayıcı ve aynı anda içimizde gücünü hissettiğimiz bir şeyi nasıl anlatabilirim onu da bilmiyorum. Yalnızca şunu yazabilirim; doğanın parçasıyız ve doğa da parçamız. Onu anlamak ve model almak, sürdürebilir bir gelecek için oldukça önemli. Doğada yaklaşık 60,000 memeli, kuş, sürüngen ve balık bulunuyor. Bunlara ek olarak, 300,000’den fazla farklı bitki çeşidi yaşıyor. Bütün canlıların dünyayı zenginleştirecek kabiliyetleri var. Amaç sadece bütün canlılar arası eşitlik değil,yeşillenen bir orman gibi büyümek de olmalı.(2)

Bu konuya nereden geldim?

Yeni blog yazım için konu ararken karşıma doğayı rehber alarak enerjiyi daha farkında kullanmak hakkında bir yazı çıktı. Yazı tamda yukarıda yazdığım ana hatları gösteriyordu. Doğanın kendi içinde iletişimi ve araçlarını çok somut bir şekilde açıklamıştı. Yazıyı okurken biyomimikri kavramı dikkatimi çekti ve konuyu genişletmek istedim. (4)

Biyomimikri nedir? Neler doğayı taklit etmemizi sağlıyor?

Bir tasarım üzerinde çalışırken doğadaki sistemleri adapte etmek biyomimikridir. Bunu özellikle son teknolojide gözlemleyebiliriz. Burada önemli olan üç anahtar kelime var; ahenk/uyum, denge ve ritim/düzen. Doğa kendi içinde bunları barındırıyor ve bu dengeyi devam ettiren canlılar en uzun ve güzel yaşayanlar oluyor. (5)

Bu üç kavram nasıl örneklendirebilinir?

1.Ahenk/uyum

Tanım: Akış ile uyum sağlamak.

Örnek: Göç eden bir ördeğin onu rahatsız edecek bir rüzgar ile karşılaştığında, dinlenip havanın sakinlemesini beklemesi.

2.Denge

Tanım: Giren ve çıkan enerjinin dengelenmesi.

Örnek: Aynı ördeğin göç ederken harcayacağı eforu dengeleyecek besini alması.

3. Ritim/Düzen

Tanım: Güçlendiren ve sakinleştiren günlük, mevsimsel ve yaşamsal döngüler.

Örnek: Bunu bir ayının metabolizmasını yavaşlatarak kış uykusuna yatması (6)

Başka hangi örnek verilebilinir?

Kazların göç ederken V şeklinde uçmaları. Bir kaz kendi başında uçmak istese bu kadar verimli sonuçlar alamaz. Bu uçuş şekli kazı %70 daha ileri bir noktaya taşıyor. Stratejik etkisinin dışında, kazların birbirlerini koruyucu davranışları da ömürlerini uzatabiliyor. Bir kaz uçamaz hale geldiği zaman da, genelde 2 kaz o kendine gelene ya da ölene kadar yanında kalıyor. Bu davranışları onları duygusal bir seviyeye taşıyor. (7)

Böyle içinde denge ve şefkat bulunan bir sistem nasıl adapte edilebilinir?

Aşağıda yazan sorular yardımcı olacaktır;

Bunu doğa nasıl çözerdi?

Yaşamın yapmayı öğrendiği şeyi biz nasıl yapabiliriz?

Bu organizmadan ne öğrenebiliriz? (8)

(1) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/

(2) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/

(3) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/

(4) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/

(5) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/

(6) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/

(7) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/

(8) Benyus, Janine. “ Biomimicry in action” Filmed 2009. TED video, 17:28. https://www.ted.com/talks/janine_benyus_biomimicry_in_action

Renklerin Dünyada Yarattığı Benzer Hisler

Yapılan güncel araştırmalardan birinde, renklerin de müzik gibi evrensel bir etkiye sahip olabileceği görüldü. Dünyanın farklı yerlerinden insanlar genellikle aynı renkleri aynı duygularla ilişkilendiriyor.

Bu sonuca nasıl varıldı?

Altıdan fazla kıtada 30 millet ve 4,498 kişinin katıldığı online bir anket dolduruldu.

Daha detaylı bakınca nasıl detaylar bulunuyor?

Johannes Gutenberg Üniversitesi Mainz (JGU) katılımcı ekibinin üyesi Dr. Daniel Oberfeld-Twistel, “Bu kapsamda benzer bir çalışma şimdiye kadar gerçekleştirilmedi.Kapsamlı bir genel bakış elde etmemize ve renk-his ilişkilerinin dünya çapında şaşırtıcı derecede benzer olduğunu belirlememize olanak tanıdı.”dedi.

Oberfeld-Twistel “Bu önemli bir küresel fikir birliğini ortaya çıkardı” diye özetledi. Örneğin, dünyanın her yerinde kırmızı renk hem olumlu bir his – sevgi – hem de olumsuz bir his – öfke- ile güçlü bir şekilde ilişkilendirilen tek renk.” Kahverengi ise, küresel olarak en az hissi tetikleyen renk oldu.

Başka bir açıdan da baktığımzda, bilim adamları bazı ulusal özelliklere de dikkat çekti. Örneğin, beyazın rengi diğer ülkelere göre Çin’de üzüntüyle çok daha yakından ilişkili.

Bazı renkler ortak duygular yaratıyorken, diğer renklerin algılanmaları nelere göre değişebiliyor?

Dr. Daniel Oberfeld-Twistel’e göre, küresel benzerliklerin ve farklılıkların nedenlerinin tam olarak ne olduğunu söylemek şu anda zor. “Bir dizi olası etki faktörü var: dil, kültür, din, iklim, insani gelişme tarihi, insanın algısal sistemi.” diyerek açıklama yaptı ve “Renk-his ilişkilerinin mekanizmaları hakkındaki pek çok temel soru henüz açıklığa kavuşturulmadı.” diye devam etti.

Bununla birlikte, veri tabanı büyüdükçe kendini geliştiren bir bilgisayar programı olan – Oberfeld-Twistel tarafından geliştirilen bir makine öğrenimi yaklaşımının kullanımını içeren derinlemesine bir analiz kullanarak- bilim adamları, tek tek ülkeler arasındaki farklılıkların daha da büyük olduğunu keşfettiler. Coğrafi farklılıkların konuşulan dilleri de etkilediği bulundu.

Neuroscience News,Colors Evoke Similar Feelings Around the World, son güncelleme 12 Eylül, 2020, https://neurosciencenews.com/color-universal-feeling-17010/

Müzik ve Beyin

Tokyo Üniversite’sinde yapılan yeni bir çalışmada, Japon ve Batı klasik müzisyenlerin ve müzisyen olmayanların beyinleri arasındaki farklılıklar incelendi. Katılımcıların alışılmadık ritimlere ve ritmik olmayan örüntüler dinlediklerinde belirli nöral davranış türlerini araştırdılar. Eğitimli müzisyenler, müzisyen olmayanlara kıyasla daha doğru ritmik tahminlerde bulundular ve Japonca veya Batı klasik müziği konusunda eğitilenler arasında daha ince- hemen göze çarpmayan- farklar vardı. Bu araştırmanın öğrenme ve beyin gelişimi üzerindeki kültürel etki araştırmaları üzerinde etkileri oldu.

Araştırmanın amacı neydi?

Fikir, müzik eğitiminin istatistiksel öğrenmeyi nasıl etkileyebileceğini, beynimizin sıralı bilgileri, bu durumda ritimler, yorumlama ve tahmin etme şeklini görmekti.

Nasıl yapıldı?

Araştırmacılar, beyindeki manyetik sinyallere bakan manyetoensefalografi adı verilen bir tekniği kullanarak katılımcıların beyin aktivitelerini kaydetti. Tatsuya Daikoku ve Masato Yumoto verilerden ritimlerin istatistiksel öğreniminin katılımcıların beyninin sol yarıküresinde gerçekleştiğini tespit etti. En önemli sonuçlardan biri de Japonca ya da Batı klasik müziği olsun müzik eğitimi almış olanlarda daha yüksek bir aktivite seviyelerinin olmasıydı.

Araştırmacılar nasıl yorumlar yaptı?

Tatsuya Daikoku “ Müzik günlük yaşamımızda her yerde bulunur ve vazgeçilmezdir. Müzik bizi ödüllendirebilir, rahatlatabilir ve duygusal olarak tatmin edebilir. Bu yüzden müziğin beyindeki etkisinin araştırılması şaşırtıcı değil. Bununla birlikte, birçok çalışma Batı klasik müziği, pop, caz vb. üzerine odaklanırken, bizim araştırmamız gagaku olarak bilinen Japon klasik müziği uygulayıcılarındaki nöral mekanizmaları araştıran ilk çalışma. ” (1) dedi.

Daikoku ek olarak, “ Müzisyenlerin, müzisyen olmayanlara kıyasla, alışılmadık ritim sekanslarında güçlü istatistiksel öğrenme sergileyeceklerini düşündük. Bu, tanımadığınız melodilere verilen yanıtları inceleyen önceki çalışmalarda gözlemlenmişti. Yani, bu başlı başına bir sürpriz değildi. Bununla birlikte, gerçekten ilginç olan şey, Japon veya Batı klasik müziği konusunda eğitilenler arasındaki sinirsel tepkilerdeki farklılıkları seçebilmemizdi.” (2) dedi.

Japon ve Batı klasik müzisyenler arasındaki bu farklılıklar çok daha az ve ritimdeki karmaşıklığın üst düzey nöral işlenmesinde belirginleşiyor. Bir kültürün ya da başka bir kültürün diğerinden daha iyi ya da kötü performans göstermesi anlamına gelmiyor. Bu bulgu farklı kültürel yetiştirmenin ve eğitim sistemlerinin beyin gelişimi üzerinde somut bir etkisi olabileceği anlamına geliyor.

Neuroscience News, Music on the Brain, son güncelleme 20 Temmuz, 2019, https://neurosciencenews.com/classical-music-brain-16672/

Alıntılar

(1)Neuroscience News, Music on the Brain, son güncelleme 20 Temmuz, 2019, https://neurosciencenews.com/classical-music-brain-16672/

(2) Neuroscience News, Music on the Brain, son güncelleme 20 Temmuz, 2019, https://neurosciencenews.com/classical-music-brain-16672/

Şehir Havasını Temizleyen Afişler

Çevre temizliği dünyada en çok karşımıza çıkan konulardan biri. Şehir hayatının getirdiği araba kullanımı ve diğer faktörler çevreyi olumsuz etkiliyor. Fakat son zamanlarda çevre temizliği ve doğa konularında oluşan farkındalık ile, yeni ve büyük çapta projeler üzerinde çalışılmaya başlandı. Bunlardan birine Pureti® Print ile çalışan Guggenheim Müzesi Bilboa odaklandı.

Guggenheim Müzesi Bilboa nasıl bir projeye odaklandı?

Yaratıcı stüdyo Estudios Durero ve Pureti® Print’in teknolojisi ile şehir havasını temizleyen afişler hazırladı.

Afişler havayı nasıl temizliyor?

Ağaçlarda olduğu gibi, arındırıcı etki yaratan fotokataliz kullanılıyor. Afişlerin hava temizlemede 700 ağaç ile eş değerde olacağı idda edildi.

Kaynak: Pureti® Print

Afişler nerelerde kullanılacak?

Afişler sadece müzenin cephesinde değil, sokak lambalarında da bulunuyor. Böylece daha geniş anlamda bir etki yaratabiliyorlar. “Müze genel müdürü Juan Ignacio Vidarte, bu teknolojinin Guggenheim’ın iklim değişikliğiyle mücadele taahhüdü kapsamında attığı adımlardan biri olduğunu açıkladı.” (1) Bundan önce, aydınlatma sistemlerini değiştirerek diğer adımlardan birini atmışlardı.

Daha detaylı yazmak gerekirse, Pureti® Print afişleri nasıl hazırlıyor?

Geliştirdikleri afişler, NASA işbirliği ile ve farklı uluslararası laboratuvarlardan onay almış. Yukarıda da yazdığım gibi, fotokataliz ile çalışıyorlar. “Pureti® Print Avrupa’nın çevreyle ilgili gelecekte karşılaşacağı önemli zorlukları çözmek üzere tasarlanan Avrupa iSCAPE projesinin de bir parçası.” (2)

Fotokataliz nedir?

“NASA iş birliğiyle geliştirilen ve farklı uluslararası laboratuvarlar tarafından onaylanan Pureti® Print, bilimsel olarak fotokatalizi temel alıyor. Güneş ışığının tetiklediği kimyasal bir reaksiyon olan fotokataliz; oksijeni ve su buharını hava kirleticileri (NOx, SOx veya VOC’ler gibi), bakterileri, küf ve kötü kokuları temizleyen ajanlara dönüştürüyor.” (3)

(1) Ece Burgaz, Guggenheim Müzesi’nden Şehrin Havasını Temizleyen Afişler, son güncelleme 1 Temmuz, 2020, https://bigumigu.com/haber/guggenheim-muzesi-nden-sehrin-havasini-temizleyen-afisler/

(2) Ece Burgaz, Guggenheim Müzesi’nden Şehrin Havasını Temizleyen Afişler, son güncelleme 1 Temmuz, 2020, https://bigumigu.com/haber/guggenheim-muzesi-nden-sehrin-havasini-temizleyen-afisler/

(3) Ece Burgaz, Guggenheim Müzesi’nden Şehrin Havasını Temizleyen Afişler, son güncelleme 1 Temmuz, 2020, https://bigumigu.com/haber/guggenheim-muzesi-nden-sehrin-havasini-temizleyen-afisler/

Yazı “Ece Burgaz, Guggenheim Müzesi’nden Şehrin Havasını Temizleyen Afişler, son güncelleme 1 Temmuz, 2020, https://bigumigu.com/haber/guggenheim-muzesi-nden-sehrin-havasini-temizleyen-afisler/ ”kaynağı kullanılarak yazılmıştır.

İnsan neden önemli?

Aşık Veysel hepimizin nakaratını ezbere bildiğimiz “Uzun İnce Bir Yoldayım” eserinde;

Düşünülürse derince

Uzak gözükür görünce

Yol bir dakka mıktarınca

Gidiyorum gündüz gece” der. (1)

Aşık Veysel ne anlatıyor? Yazıma neden bununla başladım?

Tarihçi ve filozof Yuval Noah Harari dünyada bu kadar canlı varken neden insanın değiştiren canlı olduğunu, yüksek sayıda insan bulunan gruplarda esnek şekilde çalışabilme özelliği ile anlatıyor. En çalışkan olarak adlandırdığımız arılar bile bizim -insanlar- kadar ileri seviyede değil. Grup halinde yaşıyor olsalar bile, insanların karar verme sistemlerine sahip değiller. İnsanlar birbirlerini tanımasalar bile beraber çalışabiliyorlar. (2)

İnsanları özellikle ne ileride tutabiliyor?

Hayal gücümüz ile yaratıp, yaratığımız hikayelere inanabiliyoruz. Başka bir yönden de bakarsak, bir şeyin olma fikrine inanıp yaratabiliyor ve uygulayabiliyoruz. (5)

Bunu hangi aracı kullanarak yapıyoruz?

Dili kullanarak. Dili gerçeklikleri tanımlama ve yeni şeyler yaratmak için kullanıyoruz. Bunu kitlesel bir seviyede iş birliği olarak adlandırabiliriz. Tarihe baktığımızda insan haklarının oluşumunu somut bir örnek olarak gösterebiliyoruz. İnsan hakları, yarattığımız, icat ettiğimiz ve parçası olduğumuz hikayelerle hayat buluyor. Bu açıdan bakınca, kendimizi dil ile dünyayı kontrol eden büyücü veya sihirbazlara benzetebiliriz. (6)

Bunu nasıl yapıyoruz?

Objektif ve kurgusal gerçeklik ile. Objektif gerçekliği yarattığımız kurgusal gerçeklik ile kontrol ediyoruz. Burada dünya ile yerkürenin farkına odaklanmak istiyorum. Merriam Webster’a göre dünyanın tanımı, insan varlığının dünyevi hali. Yani yerkürenin insanlı hali. Gaz bulutu ile oluşan gezegene yeni bir anlam katıyoruz. (7)

Bu soruları cevaplarken sizi 850 yılına götürüp Musaoğulları ile tanıştırmak istiyorum. 3 kardeş olan Musaoğulları Bağdat’da Bilgi Yuvası’ndalar. Onlar “Marifetli Araçlar” kitabını yazdıktan 1000 yıl sonra ilk mekanik bilgisayar bulunuyor. Avrupa bu kardeşlerin eserini okuyarak ilham alıyor. (8)

Neden Musaoğulları’ndan bahsettim?

Teknoloji ve gelişimi çağına göre değerlendirmek gerekiyor. Bu anlamda Musaoğulları hayal gücünün dünyadaki kazanımlarını çok güzel gösteriyor. (12)

Bütün bunları teknoloji çerçevesinden nasıl düşünebiliriz?

2017 CeBIT Fuarı’nda sadece teknoloji uzmanlarının değil, diğer insanlarında içinde bulunacağı Toplum 5.0 açıklandı. “Toplum için teknoloji” amaçlandı. (13)

Toplum 5.0 nedir?

“Nesnelerin interneti ve yapay zeka gibi teknolojileri kullanarak sosyal problemleri çözmeyi ve refah seviyesini yükseltmeyi öngören süper akıllı toplum.” (23)

Bu toplumda herkesin farklı becerilerini her zaman kullanabildiği bir toplum yaratmak isteniyor. (24)

Toplum 5.0 nasıl özelliklere sahip?

Çözüm odaklı, değerlerin yaratıldığı, herkesin çeşitli-birbirinden farklı yeteneklerini kullandığı, herkes için her zaman ve her yerde olanak sağlanması amaçlandığı, dirençli, esnek, insanın doğa ile uyumlu yaşadığı bir toplum. (25)

Toplum 5.0 hangi soruları sorarsak ilerleyebilir?

– Hukuk sisteminde nasıl değişikliklere gidebiliriz?

– Nesnelerin dijitalleşmesindeki bilimsel boşluklar nasıl doldurulur? Bugünden geleceğe nasıl uygulanır?

– Nasıl daha fazla kalifiye personel bulunur? Nasıl daha kalıcı adımlar atılır?

– Sosyo-politik önyargılar yerine nasıl yapıcı fikirlere sahip olabiliriz?

– Toplumsal direncin tam tersi nedir? Onu nasıl hayata getirebiliriz? (26)

(1) “İnsanlık 5.0 I Banu Onaral I TEDxMETUAnkara”, YouTube Video, 19:01, “TEDx Talks” , 30 Ocak, 2017, https://youtu.be/5gC50xQG7yo

(2) Harari, Yuval N. “ What explains the rise of humans?” Filmed 2015. TED video, 17:08. https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans

(3) Harari, Yuval N. “ What explains the rise of humans?” Filmed 2015. TED video, 17:08. https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans

(4)Harari, Yuval N. “ What explains the rise of humans?” Filmed 2015. TED video, 17:08. https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans

(5) Harari, Yuval N. “ What explains the rise of humans?” Filmed 2015. TED video, 17:08. https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans

(6) Harari, Yuval N. “ What explains the rise of humans?” Filmed 2015. TED video, 17:08. https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans

(7) Harari, Yuval N. “ What explains the rise of humans?” Filmed 2015. TED video, 17:08. https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans

(8) “İnsanlık 5.0 I Banu Onaral I TEDxMETUAnkara”, YouTube Video, 19:01, “TEDx Talks” , 30 Ocak, 2017, https://youtu.be/5gC50xQG7yo

(9) “İnsanlık 5.0 I Banu Onaral I TEDxMETUAnkara”, YouTube Video, 19:01, “TEDx Talks” , 30 Ocak, 2017, https://youtu.be/5gC50xQG7yo

(10) “İnsanlık 5.0 I Banu Onaral I TEDxMETUAnkara”, YouTube Video, 19:01, “TEDx Talks” , 30 Ocak, 2017, https://youtu.be/5gC50xQG7yo

(11) Harari, Yuval N. “ What explains the rise of humans?” Filmed 2015. TED video, 17:08. https://www.ted.com/talks/yuval_noah_harari_what_explains_the_rise_of_humans

(12) “İnsanlık 5.0 I Banu Onaral I TEDxMETUAnkara”, YouTube Video, 19:01, “TEDx Talks” , 30 Ocak, 2017, https://youtu.be/5gC50xQG7yo

(13) Fatma Kahraman, Toplum 5.0: Toplum İçin Teknoloji, son güncelleme 6 Şubat, 2019, https://hbrturkiye.com/blog/toplum-5-0-toplum-icin-teknoloji

(14) Toplum 5.0: Teknolojik gücü doğru yönetecek akıllı toplum felsefesi, son güncelleme 14 Mayıs, 2017, https://webrazzi.com/2017/05/14/toplum-5-0/

(15)Toplum 5.0: Teknolojik gücü doğru yönetecek akıllı toplum felsefesi, son güncelleme 14 Mayıs, 2017, https://webrazzi.com/2017/05/14/toplum-5-0/

(16) Ilgın Yorulmaz ,Endüstri 4.0’a karşı Toplum 5.0’i gelecekte neler bekliyor? ,son güncelleme 20 Ekim, 2018, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45918360

(17) Fatma Kahraman, Toplum 5.0: Toplum İçin Teknoloji, son güncelleme 6 Şubat, 2019, https://hbrturkiye.com/blog/toplum-5-0-toplum-icin-teknoloji

(18) Ilgın Yorulmaz ,Endüstri 4.0’a karşı Toplum 5.0’i gelecekte neler bekliyor? ,son güncelleme 20 Ekim, 2018, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45918360

(19) Fatma Kahraman, Toplum 5.0: Toplum İçin Teknoloji, son güncelleme 6 Şubat, 2019, https://hbrturkiye.com/blog/toplum-5-0-toplum-icin-teknoloji

(20) Fatma Kahraman, Toplum 5.0: Toplum İçin Teknoloji, son güncelleme 6 Şubat, 2019, https://hbrturkiye.com/blog/toplum-5-0-toplum-icin-teknoloji

(21) Fatma Kahraman, Toplum 5.0: Toplum İçin Teknoloji, son güncelleme 6 Şubat, 2019, https://hbrturkiye.com/blog/toplum-5-0-toplum-icin-teknoloji

(22) http://www.keidanren.or.jp/en/policy/2016/029_outline.pdf

(23) Fatma Kahraman, Toplum 5.0: Toplum İçin Teknoloji, son güncelleme 6 Şubat, 2019, https://hbrturkiye.com/blog/toplum-5-0-toplum-icin-teknoloji

(24) Ilgın Yorulmaz ,Endüstri 4.0’a karşı Toplum 5.0’i gelecekte neler bekliyor? ,son güncelleme 20 Ekim, 2018, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45918360

(25) http://www.keidanren.or.jp/en/policy/2016/029_outline.pdf

(26) Toplum 5.0: Teknolojik gücü doğru yönetecek akıllı toplum felsefesi, son güncelleme 14 Mayıs, 2017, https://webrazzi.com/2017/05/14/toplum-5-0/

İncinebilir Robotlar

Farzedin bir robot ve üç arkadaşınızla herhangi bir oyun oynuyorsunuz ve robot yalnış bir el oynadı. Tam “Robota ne oldu?” diye düşünürken, “ Pardon, yalnış el oynadım. Oyunu bozdum.” gibi bir cümle kuruyor.💬 Tepkiniz ne olurdu? Bu cümleye mi yoksa nasıl hata yaptığına mı odaklanırdınız? 🤖🧐

Yale Üniversitesi’nde tam da yazmış olduğum senaryonun bir benzeri yaşandı. Başka bir deyişle, her şeyi kodlanmış ve makina olarak gördüğümüz robotlar hata yaptıklarında kabul etmek ve şakalar yapmak gibi davranışları göstermeye başladı. Daha kısa bir şekilde yazmak gerekirse, incinebilirlik gösteren davranışlar gösteren robotlar ile eğlenceli bir araştırma yapıldı.

Araştırmaya geçmeden önce, incinebilirlik nedir onu paylaşmak isterim. Doktor Brene Brown “Daring Greatly” kitabında incinebilirliği “Sevgi, aidiyet, sevinç, cesaret, empati ve yaratıcılığın doğum yeridir.” (s.33) şeklinde tanımladı.

Bu ne anlama geliyor? 👀

Makina olarak gördüğümüz robotlar artık insani olarak tanımladığımız özellikleri göstermeye başlayabilir.

Çalışma nasıl tasarlandı?

Araştırmacılar, 153 kişinin üç insandan ve bir robottan oluşan 51 gruba ayrıldığı bir deney yapıldı. Her grup, üyelerin 30 tur boyunca en etkili demiryolu rotalarını oluşturmak için birlikte çalıştığı tablet tabanlı bir oyun oynadı. Gruplar, farklı robot davranışı türleri ile karakterize edilen üç koşuldan biriyle eşleştirildi. Her turun sonunda, robotlar ya sessiz kaldı, ya görevle ilgili tarafsız, görevle ilgili bir ifade (skor veya tamamlanan tur sayısı gibi) ya da bir şaka, kişisel hikaye ya da bir hatayı kabul ederek incinebilirliği dile getirdi; tüm robotlar zaman zaman bir tur kaybetti.

Nasıl sonuçlara varıldı?

1. İnsanlar incinebilir açıklamalar yapan robotlarla takım halinde birbirleriyle konuşmak için yaklaşık iki kat daha fazla zaman harcadılar ve daha fazla keyif aldılar.

2. İnsanlar incinebilir ifadeler duyduklarında, konuşma nötr ifadeler yaptığından daha fazla arttı.Konuşma grup içinde daha eşit haldeydi.

3. Deney ayrıca incinebilir ve nötr robotlara sahip gruplardaki ekip üyeleri arasında sessiz robotlu gruplardaki üyelere göre daha eşit katılım gösterdi. Bu da konuşan bir robotun varlığının insanları birbirleriyle daha uyumlu bir şekilde konuşmaya teşvik ettiğini gösterdi.

Araştırmacılar gözlemlerini nasıl anlattılar?

Sosyal ve Doğal Bilimler Sterling Profesörü Nicholas A. Christakis, “Toplumumuza yapay zeka biçimleri ekledikçe toplumun nasıl değişeceğiyle ilgileniyoruz.İnsan ve makinelerin hibrit sosyal sistemlerini oluştururken, robotik aracıların nasıl programlanacağını değerlendirmeliyiz, böylece birbirimize nasıl davrandığımızı aşamazlar.”

Bilgisayar Bilimleri Bölümü’nde doktora yapan Sarah Strohkorb Sebo, “ Robotların insan alanlarında sosyal etkisini anlamak, robotlar kasıtlı olarak sosyal bir işleve hizmet etmediğinde bile önemlidir. Görevleri bir montaj hattındaki işçilere parçaları dağıtmak olan bir fabrikada bir robot hayal edin. Tüm parçaları bir kişiye verirse, işçiler diğer işçilerin robotun görevde daha düşük olduğuna inanıp inanmadığını sorguladığı garip bir sosyal ortam yaratabilir. Bulgularımız, ekiplerde çalışan insanlar için sosyal katılımı, dengeli katılımı ve olumlu deneyimleri teşvik eden robotların tasarımına katkıda bulunabilir.. ”

Neuroscience News, Robots that admit mistakes foster better conversation in humans,son güncelleme 10 Mart, 2020, https://neurosciencenews.com/robot-conversation-mistake-15885/

Ağaçların Birbiri ile İletişimi

Suzanne Simard -Orman Ekolojisi Profesörü- ağaçlar hakkında, “Yerin altında başka bir dünya var.” (1) diyor. Sadece üstünü gördüğümüz bu kocaman yemyeşil dünya bildiğimizden çok daha zengin. Hatta, bir insan gibi paylaşımcı ve sosyal de denilebilinir.

Simard ağaçların arasında iletişim olup olmadığını bulmak için ormanda kağıt huşu, Douglas göknarı ve boylu mazı ağaçlarının 80 kopyasını yetiştirerek bir deney yapıyor. Deneyi yaparken ormanda çalıştığı için şansına da bir anne ayı bol bol ziyaretine gidiyor.

Deneyi nasıl tasarlıyor?

Kanada’da Canadian Tire’de kağıt huşu ağacına karbon-14 radyoaktif gazı, Douglas göknarına da kararlı izotop karbon-13 karbondioksit gazı enjekte ediyor. İki gaz kullanmasının sebebini “Türler arasında iki taraflı iletişimin olup olmadığını merak ettiğim için iki tane izotop kullandım.” (2) şeklinde açıklıyor.

Sonuçlar neler ?

Kullandığı izotoplar iki taraflı bir iletişim olduğunu kanıtlıyor. Kağıt huşu gazı emiyor ve Douglas göknarı ile iletişime geçiyor. Yazları huş ağacı göknara göknarın huş ağacına gönderdiğinden gölgedeyken daha fazla karbon gönderiyor. Sonraki denemelerde de tam tersi gözlemleniyor. Huş ağacı yapraksız kalırken göknar büyüdüğü için, ona daha fazla karbon gönderiyor. (3)

Bu iletişim nasıl kuruluyor?

İletişim karbonla beraber azot, fosfor, su, savunma sinyalleri, allel kimyasalları ve hormonlar ile de kuruluyor. Çalışma sırasında önemli noktalardan birisi de mantarların olması. Ağaçların iletişimi bir tür zeka modeli şeklinde anlatabilinir. Mikorizal ağlar bu iletişimi sağlıyor. Mikoriza mantar kökü anlamına geliyor.

Sürdürebilir bir düzen için ormanları ve ağaçları nasıl korumalıyız?

1. Ormanlara gitmeliyiz.

2. Balta girmemiş ormanları korumalıyız. (Daha az kesim*)

3. Onları kestiğimizde, mirasları, ana ağaçları, ağları, ormanı ve genleri korumalıyız.

4. Çeşitlilik olacak şekilde ağaç ekmeliyiz. (4)

Konuyu toplamak gerekirse;

Doğa her zaman bizi şaşırtıyor. En az bizim kadar paylaşımcı ve kolektif davranışları var. Her ne kadar bizim, insanlar, gibi konuşamasalar bile ormanların kendilerine has bir dili var.

Kaynak: Simard, Suzanne. “How trees talk to each other” Filmed 2016. TED video, 18:19. https://www.ted.com/talks/suzanne_simard_how_trees_talk_to_each_other

(1) Simard, Suzanne. “How trees talk to each other” Filmed 2016. TED video, 18:19. https://www.ted.com/talks/suzanne_simard_how_trees_talk_to_each_other

(2) Simard, Suzanne. “How trees talk to each other” Filmed 2016. TED video, 18:19. https://www.ted.com/talks/suzanne_simard_how_trees_talk_to_each_other

(3) Simard, Suzanne. “How trees talk to each other” Filmed 2016. TED video, 18:19. https://www.ted.com/talks/suzanne_simard_how_trees_talk_to_each_other

(4) Simard, Suzanne. “How trees talk to each other” Filmed 2016. TED video, 18:19. https://www.ted.com/talks/suzanne_simard_how_trees_talk_to_each_other

Afife Küçükbenli- Kitaplar ve Sevginin Gücü

“Hayallerinizin peşinden koşmayın; onları tutun. Yakalayın ve hayata geçirin. Hayaller hayata geçtiği zaman insan çok mutlu oluyor.”

Sevdiğimiz birşeye tutunmak neden önemli? ❤️

Sevgi nasıl yayılır?🌏

Afife Küçükbenli’nin okuduğu kitaplar ile yarattığı hayatı nasıl? 🎆

Yukarıda bulunan soruların cevaplarını ve Afife Hanım’ın ilham verici hayatını aşağıdaki konuşmadan dinleyebilirsiniz.

Umarım siz de keyif alırsınız. 🙏🏻

Süper Güçleri Olan Bitkiler

“Biz, tabiatı örnek alırsak asla yanılmayız.” – M.T. Cicero

Doğa birçok sanatçı ve bilim insanının ilham kaynağı oldu. Uçakların yapılışından bir heykeltraşın eserine kadar, doğanın sunduğu formüller ve şekiller bulunuyor. Birçok yeni drone ve benzeri icatta kuşların uçuşları gözlemlenerek kanatlar tasarlanırken, sanatçılar da doğanın yuvarlak ve devamı gelen hareketlerini eserlerine adapte etmeyi amaçlıyor. Doğa hem yaşam hem de her anlamda başlangıç kaynağımız.

Bu mucizevi kaynaklardan birkaçı Sharon Robinson tarafından Antartika’da bulundu. Yazları 7/24 güneşli ve kışları da güneş olmayan bu bölgede en az 1.530 yaşlarında olan 3 yosun türü var.

Bu yosun türlerinin adları neler?

Yosunların isimleri Schistidium antarctici, Bryum pseudotriquetrum ve Ceratodon purpureus.

Özelliklerini kısaca açıklamak gerekirse;

1.Yüzyıllar boyunca kış uykusuna yatıyor ve tekrar canlanıyorlar.

2. Hücrelerinde bulunan şeker ve şeker alkollerinin birleşimi ile kendi antifrizlerini yapıyorlar.

3. Kendi güneş kremlerini yapıyorlar. Her bahar, ozon deliği – ozon tabakasındaki bir açıklık – Antarktika’nın üzerinde görünüyor. Bu delik, Antarktika yosununu, fotosentez yapmaya çalışırken tehlikeli UV-B radyasyon seviyelerine maruz bırakıyor. Ancak, nihai hazırlayıcı olan yosunlar, serbest radikallerin etkilerini nötralize etmeye yardımcı olmak için antioksidanlar üretiyor.

4. Bu yosunlar başka canlılara ev sahipliği yapıyor.

Bunlardan başka nasıl özelliklere sahipler?

Yosunlar iklim değişikliğinin barometresi olarak işlev görüyorlar. Robinson “Yosunların bize belirli zamanlarda ne kadar ıslak veya kuru olduğunu söyleyen kimyasal izleri de var. Örneğin, şimdi yosunlara bakabiliriz ve 100 yıl öncesine göre daha kuru koşullarda olduklarını görebiliriz.” şeklinde bir açıklamada bulunuyor.

Görsel: Sharon Robinson

Araştırma nasıl devam ediyor?

NASA ile işbirliği içinde olan ekip, havadan bir anket yapmak ve yosunların hangi alanlarda sağlıklı ve nerede kötü durumda olduklarını değerlendirmek için spektrometreler ve ısı kameraları ile alçaktan uçan dronelar kullanıyor. Amaç, araştırmacıların bitkileri incelemek ve korumak için hedeflenmiş bir plan geliştirebilmeleri için yeterli bilgi toplamak.

“The extraordinary Antarctic plants with superhero powers” İdeas.ted (blog), 11 Ekim, 2017. Accessed January 30, 2020. https://ideas.ted.com/the-extraordinary-antarctic-plants-with-superhero-powers/

“Anne herkesi seviyorum, tanımadıklarımı bile – Mommy I love everyone – TEDxReset” -Hüsne Rhea Çiğdem

“Anlamadığımız hiçbir şeyi sevmiyoruz, sevmediğimiz şeyi de koruyamıyoruz.”

Yaratıcılık, tamlık ve yolculuk hakkında çok güzel bir konuşma. 🙏🏻🔮😊

Umarım dinlerken siz de keyif alırsınız.