- Doğayı neler özel kılıyor? ⭐️

2. Bu bakış açısından baktığında, doğa sana neler katıyor? 🤩

3. Bunları beslemek için diğerleri ile nasıl paylaşırsın? 🌳


2. Bu bakış açısından baktığında, doğa sana neler katıyor? 🤩

3. Bunları beslemek için diğerleri ile nasıl paylaşırsın? 🌳

Merhaba ! ☺️
Bu, yılın ilk blog yazısı! 🌱 Bundan dolayı yıl içinde ilham olacak ve yeni başlangıçlarınıza eşlik edebilecek bir konuyu seçtim. Ben hazırlarken heyecanla yazdım ve çizdim. 🤩 Konuya gelirsek, yıl başlangıçları genelde yeni hedefler ile eşleştirilir. 🎄✨ Peki hedeflerini belirlerken nelere dikkat ediyorsun? Bu yazıda sana ilham olabileceğini düşündüğüm soruları paylaşıyor olacağım. 🖊 Okurken aklına başka sorular geliyorsa onları da listene ekleyebilirsin. Sonuçta bu sana özel bir liste ve seni senden başka kimse bu kadar iyi bilmiyor. ☺️

1-Bu karar gerçekten beni yansıtıyor mu?
Beni destekliyor mu?
Benim için değeri nedir?
Kendimi o filmin/fotoğrafın/resmin içinde görebiliyor muyum?

2- İlk adımdaki soruların cevaplarını düşündüğümde özellikle hedeflerim neler? Bana katkıları neler olacak? Neler yaparsam tam da istediğim o noktaya ilerleyebilirim? Beni yolda ne kararlılıkla tutar?

3- İlk olarak özellikle hangisinden başlamak diğerlerine de ulaşmanı kolaylaştırır?
Pantone 2022 yılının rengi olarak “Very Peri” yi seçti. Renk morun çok güzel bir tonu. 🟣Fakat, renk açıklamasında kullanılan kelimeler/değerler de bana ilham oldu. 🌱Dinamik duruş, cesur yaratıcılık, yaratıcı ifade, keyifle beraber yenilik ve yeni bakış açısı bana enerji verdi. 🪁 Ben de 2022 panosu şeklinde çizmek istedim. 🤓 Sen 2022 yılına nelerle girersen daha ileriye dönük olursun? ✨
Merak duygusunu nasıl koruruz?
1.Neleri yapmaktan keyif alıyorsun?
2. Hangi özellikleri onları özel kılıyor?
3.Onların kattıklarını daha başka neler katar?



İtiraf ediyorum, galiba doğa ve minimalizm hakkında yazmak benim için ayrı keyifli! Kendime her “Hangi konularda yazabilirim?” sorusunu sorduğumda, karşıma bu konular hakkında bir şeyler çıkıyor ve ben heyecanla okumaya başlıyorum. 🌱😊⭐️
Gene bu anlardan birinde, dikkatimi özellikle bir bakış açısı çekti; minimalizm kültürüne daha başka hangi adları verebiliriz? Minimalizm de diğer yaşam kültürleri gibi herkes için aynı anlamı taşımıyor olabilir. Birden eşyalarını hızlı bir şekilde hayattan çıkarma anlamına gelebilir. Fakat bundan önceki yazılarımda ve diğer minimalistlerin çalışmalarında bulunduğu gibi, minimalizm birden elinde torba eşyaları azaltmak anlamına gelmiyor. Bu bir düşünce sistemi. Her minimalistin evinde eşit sayıda eşya bulunmayabilir. Burada önemli olan, yeterli ve anlamlı olanı bulmak için kendimize doğru yollardan yaklaşmak. (1)

Doğru yollar ise basit yaşama alışkanlığımızın gelişmesi ile güçleniyor. (2) Yazıda daha ilerlemeden önceki minimalizm hakkında olan yazılarımı okumayanlara “Basit yaşama nedir?” sorusunun cevabını tekrar vermek isterim; basit yaşamak kolay yaşamak değildir. (3) Kolay yaşamak, anın getirdikleri kısa süreli şeyler de olabilir. Bugünden geleceğe sürdürebilinir basit yaşam ise o yönde ilerleyen alışkanlıklar, dikkat, niyet ve planlama gerektirir. (4)

Peki “daha iyi” yaşamak sizin için nedir?:)
Bu sorunun standart bir cevabı yok, ama şahsi cevaplar verilebilecek sorulardan oluşan bir sistem var. Yaşamınız sizin için nelerin daha iyi olacağını belirler. Dolayısıyla, daha iyi olan şeyler de zamanla değişebilir. Burada önemli bir diğer etken de, daha iyiyi görmek için niyet ederek yaşamak. Bu “daha iyi” zaman ve kişiye göre değişebilir. Bundan dolayı, değişebilecek birden fazla tanım hayatınızda olabilir. Belkide en kullanışlı yöntemlerden biri esnek bir bakış açısı ile bu yolda ilerlemek. (5)

Bu yolda ilerlerken hangi eşyaları nasıl sınıflandırabilirsiniz?
1. Gerekli eşyalar: yemek, ev, kıyafetler gibi olmadan yaşayamayacağımız eşyalar. Kısaca anlatacak olursam, ihtiyaçlarımız.
2. Gerekli olmayan eşyalar: hayatımızı güzelleştirdiği için değer katan eşyalarımız.
3. Bize katkısı olmayan eşyalar: sevdiğimizi düşündüğümüz eşyalar.
Bu sınıflandırmayı yaparken veya yeni bir şey alırken diğer önemli soru da; Bu eşya benim hayatımı ne kadar süre kolaylaştıracak? Bu soru daha farkında adımlar atmanızı sağlayacaktır. Sonuç olarak bugün hayatınıza değer katan/ fayda sağlayan şeyler, yarının işe yaramayan eşyalarına dönüşebilir. (6)
(1) Enoughism, Essentialism, and Other Names for Minimalism, erişim 8 Mayıs, 2021, https://www.theminimalists.com/names/
(2) Take It Simple, erişim 8 Mayıs, 2021, https://www.theminimalists.com/simple/
(3) The Minimalists: Less Is Now, https://www.netflix.com/title/8107466
(4)Take It Simple, erişim 8 Mayıs, 2021, https://www.theminimalists.com/simple/
(5) Redefining Better ,erişim 8 Mayıs, 2021,https://www.theminimalists.com/redefining/
(6) Essentials, Nonessentials, and Junk, erişim 8 Mayıs ,2021, https://www.theminimalists.com/enj/

“Doğanın yolu, eksik olanı düzeltmek için fazla olanı almaktır.”
-Lao Tzu
Yukarıda yazan Lao Tzu’nun karşıma çıkan en güzel alıntılarından biri olabilir. Ana kavramına bakarsam, karşıma denge çıkıyor. Denge özellikle bu kadar kaynak olan dünyamızda çok önemli. Sonsuz etkisi olabilecek kaynaklar ve kullanma şeklimize göre şekillenebilecek sonuçlar bulunuyor. Tzu’nun da söylediği gibi, yaşam bu kaynakları daha fazla yaşam yaratmak amacı ile kullanıyor. Örnek vermek gerekirse, güneş her canlıya fazlasıyla yetecek kadar enerjiyi çok kısa diyebileceğimiz süreler içinde bize sunuyor. Bu enerjiyi nasıl kullandığımız sadece bizi değil, diğer canlıları da etkiliyor. Doğa kendi içinde bu denge işini çözmüş. Hatta, kendi vücutlarımız da bu dengeyi koruyor. (1)

Doğa neden bu kadar önemli?
Doğa üstünde yaşadığımız yerküreyi güzelleştiren ve diğer canlı dostalarımızı içeren bir şey. Size bu kadar kapsayıcı ve aynı anda içimizde gücünü hissettiğimiz bir şeyi nasıl anlatabilirim onu da bilmiyorum. Yalnızca şunu yazabilirim; doğanın parçasıyız ve doğa da parçamız. Onu anlamak ve model almak, sürdürebilir bir gelecek için oldukça önemli. Doğada yaklaşık 60,000 memeli, kuş, sürüngen ve balık bulunuyor. Bunlara ek olarak, 300,000’den fazla farklı bitki çeşidi yaşıyor. Bütün canlıların dünyayı zenginleştirecek kabiliyetleri var. Amaç sadece bütün canlılar arası eşitlik değil,yeşillenen bir orman gibi büyümek de olmalı.(2)

Bu konuya nereden geldim?
Yeni blog yazım için konu ararken karşıma doğayı rehber alarak enerjiyi daha farkında kullanmak hakkında bir yazı çıktı. Yazı tamda yukarıda yazdığım ana hatları gösteriyordu. Doğanın kendi içinde iletişimi ve araçlarını çok somut bir şekilde açıklamıştı. Yazıyı okurken biyomimikri kavramı dikkatimi çekti ve konuyu genişletmek istedim. (4)
Biyomimikri nedir? Neler doğayı taklit etmemizi sağlıyor?
Bir tasarım üzerinde çalışırken doğadaki sistemleri adapte etmek biyomimikridir. Bunu özellikle son teknolojide gözlemleyebiliriz. Burada önemli olan üç anahtar kelime var; ahenk/uyum, denge ve ritim/düzen. Doğa kendi içinde bunları barındırıyor ve bu dengeyi devam ettiren canlılar en uzun ve güzel yaşayanlar oluyor. (5)


Bu üç kavram nasıl örneklendirebilinir?
1.Ahenk/uyum
Tanım: Akış ile uyum sağlamak.
Örnek: Göç eden bir ördeğin onu rahatsız edecek bir rüzgar ile karşılaştığında, dinlenip havanın sakinlemesini beklemesi.
2.Denge
Tanım: Giren ve çıkan enerjinin dengelenmesi.
Örnek: Aynı ördeğin göç ederken harcayacağı eforu dengeleyecek besini alması.
3. Ritim/Düzen
Tanım: Güçlendiren ve sakinleştiren günlük, mevsimsel ve yaşamsal döngüler.
Örnek: Bunu bir ayının metabolizmasını yavaşlatarak kış uykusuna yatması (6)
Başka hangi örnek verilebilinir?
Kazların göç ederken V şeklinde uçmaları. Bir kaz kendi başında uçmak istese bu kadar verimli sonuçlar alamaz. Bu uçuş şekli kazı %70 daha ileri bir noktaya taşıyor. Stratejik etkisinin dışında, kazların birbirlerini koruyucu davranışları da ömürlerini uzatabiliyor. Bir kaz uçamaz hale geldiği zaman da, genelde 2 kaz o kendine gelene ya da ölene kadar yanında kalıyor. Bu davranışları onları duygusal bir seviyeye taşıyor. (7)
Böyle içinde denge ve şefkat bulunan bir sistem nasıl adapte edilebilinir?

Aşağıda yazan sorular yardımcı olacaktır;
Bunu doğa nasıl çözerdi?
Yaşamın yapmayı öğrendiği şeyi biz nasıl yapabiliriz?
Bu organizmadan ne öğrenebiliriz? (8)
(1) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/
(2) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/
(3) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/
(4) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/
(5) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/
(6) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/
(7) Gary Ferguson, How can we learn to use energy more wisely? Let’s look to nature as a guide. İdeas.ted (blog), 18 Aralık, 2019. Erişim Mart, 2021. https://ideas.ted.com/how-can-we-learn-to-use-energy-more-wisely-lets-look-to-nature-as-a-guide/
(8) Benyus, Janine. “ Biomimicry in action” Filmed 2009. TED video, 17:28. https://www.ted.com/talks/janine_benyus_biomimicry_in_action
⭐️Sizce sahip olduğunuz bir eşyayı neler değerli yapar?
👀Hangi özellikleri onu diğer eşyalardan daha fazla kullanabilir hale getiriyor?
💭Bir şeye ihtiyacınız olduğunu nasıl anlarsınız?

İnternetin bu kadar geliştiği ve alışveriş olanaklarının kolaylaştığı bir dönemde yaşıyoruz. Artık ihtiyaçlarınız gerçek anlamıyla bir “Sepete Ekle” yada “Satın Al” tuşu ile kapınıza kadar gelebiliyor. Hatta, alışveriş yaparken siteler “Bunu beğendiyseniz, bunları da beğenebilirsiniz.” gibi kısımlar ile dikkatinizi daha da fazla çekebiliyor. Fakat, bu bazen ihtiyacımızdan daha fazla almamıza yol açabiliyor. Bir kazağı beğendiğimiz için hiç giymeyeceğimiz bir rengini almak gibi şeyler yapabiliyoruz. Minimalizm konusunda yaptıkları çalışmalar ile bilinen Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus yeni bellgeselleri “ Less is Now” ile bu anlamda tekrar gündemde. Önceki belgesellerini izlemediyseniz ve konu ilginizi çekiyorsa, seyretmenizi tavsiye ederim.
Bu yazıyı planlarken tekrar “Minimalizm” yazımı okumak ve orada yazdığım tanımı burada da yazmak istedim. Böylece iki yazı arasında daha güçlü bağlar olacağını düşündüm.

Geçmiş yazımda bu anlamda neler dikkatimi çekti?
📍 Minimalizm tanımı; Ne sevdiğini, neyin sana en iyi geldiğini ve gelebileceğini bilmek.
⚖️ Minimalizmi “ihtiyaç dengesi” olarak görmem.
“Less is Now” yeni neler ekledi?


– Bu belgesel ile basit ve kolay kelimelerin farklarını daha net anladım; Minimalizm ile hayatımız basitleşmeye, içeriğine göre sadeleşme de kullanabilinir, başlıyor. Ama bu kolay olanın artması değil, aksine bizim için daha değerli ve ihtiyacımızı karşılayan eşyalara yönelmemiz anlamına geliyor. Daha açık anlatmak gerekirse, T. K. Coleman internet çağında yapılan alışverişi “ Neredeyse sihir!” şeklinde tanımlıyor. Yeni gelişme ve deneyimlerimizi düşündüğümüzde, son derece haklı. Evde bir şeyin eksik olduğunu anlıyor ve 5 dakika içinde bir tuş ile kapımızda bulabiliyoruz. Bu ihtiyaç dengesi korunduğu sürece hayatımızı destekler ama bunu yapabiliyor olmamız, yapmamızı her zaman doğru göstermeyebilir. Yaşam alanlarımızda eşyalardan hareket edemez hale gelmek, hayatı kısıtlamaya başlar. Özetlemek gerekirse, basit yaşamak bir şeyi kullanırken gerçekten ondan ve yaşam alanlarımızdan keyif almak.

– Belgeselde özellikle dikkatimi çeken bir söz vardı; “İhtiyaç yoksa ,1 tane bile fazla.” Bunu yazın kar paltosu giymeye benzetebilirim.

– “Değerli mi? “ ve “Ezbere mi ?” soruları; Bir şeyi gerçekten sizi yansıttığı, hayatınıza fayda sağladığı veya değerli olduğu için mi alıyorsunuz? Yoksa, en moda veya diğerlerinin etkisi ile mi alıyorsunuz?
Yazıyı nasıl toparlarım?
Konuya doğanın bakış açısından bakarsak, ne kadar tüketirsek o kadar çöp üretiriz. Tabi ihtiyaçlarımızı karşılayacak ve keyifli hayatlar yaşayacağız. Ama değer verdiğimiz ve ihtiyacımızdan fazla tükettiğimizde, bu hava ve çevre kirliliği olarak dünyamıza yansıyor. En basit şekilde giymediğiniz ve kullanmadığınız eşyaları bir yere koyun ve ne kadar yer kapladığını görün. Bu sadece dünya için değil, sizin için de gereğinden fazla enerji harcama anlamına geliyor. O eşyaların doldurduğu yerleri size daha fazla keyif veren şeylerle değerlendirebilirsiniz. Böylece, üretkenliğinizde artabilir.
“Süper kahramanların dolaplarında neler var?”
“Aynı kıyafetten kaç tane var?”
Bu ve benzeri soruları küçükken kendime sorardım. Son yıllarda özellikle belli kıyafetleri giydiğimi ve eşyaları daha çok aldığımı görünce, minimalizm konusu beynimde tekrar kendini ön plana çıkardı. Ben de bu sayede tekrar konuyu araştırmak ve bir yazı yazmak istedim.
Şimdi bir benzetme yapacak olsam, bu en sevdiğin kişiyle konuşmadan en sevdiği hediyeyi alabilmek olurdu. Bence minimalizm, ne sevdiğini, neyin sana en iyi geldiğini ve gelebileceğini bilmek. Tabi minimalizm sadece gardropta olan bir şey değil. Hayatın her alanında kullandığımız öncelik ve ihtiyaç dengesi.
Genel olarak minimalizmin tanımları neler?
Minimalizm, önceliklerimizi farketmemizde yardımcı olan bir düşünce sistemi. Değer verdiğimiz şeyleri ön plana çıkartıp daha mutlu olmamızı sağlıyor. Hayatımızdan eşyaları azaltmak minimalizmin direkt tanımı değil. Eşya azaltmak, genellikle minimal yaşayan bir insanın oluşan alışkanlığı. Burada önemli olan, sizin için anlamlı eşyalarla sizi ileriye taşıyan bir hayat yaşamak. Bundan dolayı, nelere değer verdiğinizi ve önceliklerinizi düşünerek yaşamaya başlamanız daha derin bir adım olabilir. (1)
Minimalizm bize neler katabilir?

Minimalizmi bir şekle benzetsem, bir yuvarlak olurdu. Bu yuvarlağın içinde de birbirlerini destekleyen özgürlük ve mutluluk duygularını kuvvetlendiren faktörler var. Bunlar;
– Karar verirken daha az zaman harcamak
– Temizliğin azalması
– Başka şeylere daha fazla zaman ayırabilmek
– Aradığını daha kolay bulmak
– En çok değer verdiğin şeyleri yansıtmak
– Sevdiğin işi yapmak
– Daha üretken olmak
– Daha nitelikli şeylere sahip olmak .
Bunların sağladığı büyük etkiler ise;
– Doğa için fayda sağlamak
– Gelecek nesillere örnek olmak (Hatta, onlara daha güzel bir dünya bırakmak.)
– Başka alanlara da destek vermek. (2)
Kendimize nasıl sorular sorarsak, minimalist hayat tarzımız olur?


Bugünkü hayatıma baktığımda;
1. Daha da anlamlı bir hayat için özellikle hangi alanlarıma odaklanabilirim?
2. Bugünden yarına neler yaparsam daha mutlu bir insan olurum?
3. Daha başka neler yapabilirim?
4. Bu adımları tam olarak ne zaman atmaya başlarım?
5. Bunlar özellikle hangi olumlu değerimi yansıtıyor?
(1) Benefits of Minimalism: 21 Benefits of Owning Less, erişim 6 Ekim ,2020, https://www.becomingminimalist.com/minimalism-benefits/
(2) Benefits of Minimalism: 21 Benefits of Owning Less, erişim 6 Ekim ,2020, https://www.becomingminimalist.com/minimalism-benefits/
“Anlamadığımız hiçbir şeyi sevmiyoruz, sevmediğimiz şeyi de koruyamıyoruz.”
Yaratıcılık, tamlık ve yolculuk hakkında çok güzel bir konuşma. 🙏🏻🔮😊
Umarım dinlerken siz de keyif alırsınız.
İnsanlarla iletişimde en etkili yollar hangileri? 👀Hangi yolu kullanırsak, tam da istediğimiz iletişim sağlanır?🧐
Bu sorunun birçok cevabı var. Hikaye anlatmak da kesinlikle bunlardan biri. 🤩Hikayeler çocukluğumuzdan beri hayatımızın bir parçası. Onları masal kitaplarından başlayarak, toplumların ve insanların hikayelerini dinleyerek hayatımızdaki yerleri devam ediyor. 📚🤓💬 Bunlarla beraber güzel bir filmi ve ya dizileri güzel yapan altındaki hikayeler oluyor. En sevdiğiniz film ve dizileri düşününün. 💭 Onları diğerlerinden farklı kılan şeyler neler? 🥇Karakterleri düşündüğünüzde neler onları sizin için önemli yapıyor? ⭐️
Hikayelerin önemi
Hikayeler anlam bulduğumuz tanınabilir kalıplar. Dünyamızı anlamlandırmak ve başkalarıyla paylaşmak için hikayeler kullanıyoruz. Antropologlara göre hikaye anlatmak bilinen her kültürde ortak olarak insan varlığının merkezinde. Bebeklik döneminde öğrenmeye başladığımız, anlatan ve dinleyen arasında simbiyotik bir değiş tokuş yapmayı içeriyor.
Beyin, doğanın görsel biçimlerindeki – yüz, şekil, çiçek – ve ses biçimindeki kalıpları algıladığı gibi, bilgideki kalıpları da algılıyor. Sesin içindeki sinyal onlar. İnsanlar da bu güçlü sinyalleri orada olmasalar bile algılayacak dürtülere sahipler.
İnsanlar hikayelerin parçası olmak istiyor. Bir hikayeye dahil olmak, kendi rollerini üstlenmek için kendi rollerini oluşturmak istiyorlar. (1)
Hikayeler neden etkili?
Princeton Üniversitesi’ndeki bir araştırmada, bilim adamları, iyi anlatılmış bir hikaye dinlediğinizde, beyninizin yanıt veren kısımlarının, öykünün içinde olduğunuzu düşünenler olduğunu buldular. Birisi kavurma kahve kokusundan bahsediyorken, koku korteksiniz çalışıyor. Size bir kalem kapmaktan bahsettiklerinde, motor korteksinizin özellikle el hareketi ile ilgili kısımları cevap veriyor.
Daha da etkileyici olarak, bu etki hikayeyi anlatan kişiye de oluyor. Öyleyse, hikaye canlı olarak veya şahsen anlatılıyorsa, hem hikaye anlatıcısının hem de dinleyicinin beyni birbiriyle senkronize çalışmaya başlıyor! Bu bir odada ya da bir grupta iyi bir hikaye anlatıldığı ve izleyicilerin büyülendiği zaman hissedilen sihir.
Bunun bir açıklaması ayna nöronları. Ayna nöronları, hem bir eylem yaptığımızda hem de aynı işlemi yapan başka birini gördüğümüzde yanıt veren bir beyin hücresi türü. Bunların başka birinin esnemesini gördüğümüzde esnememizin sebebi olduğuna ve muhtemelen empati hissetmemiz için temel olduğuna inanılıyor.
Birisi bir hikaye anlatıyorsa ve beyinlerimiz hikayenin içindeymişiz gibi tepki verirken, hikaye anlatıcısına güçlü bir bağlantı hissediyoruz. (2)
Nasıl başarılı hikaye anlatılır?
Başarılı bir hikayenin iki önemli etkeni var; içerik ve anlam. İyi bir hikaye dinleyicide yarattığı etki ile anlaşılır. Anlattığınız hikayede bilgi ile nasıl anlattığınız etkili bir orantıda olmalı. Sadece bilgi dinleyiciyi sıkabilir.
Burada anlam devreye giriyor. Anlattığınız şey ile dinleyicinin ne yapabileceği de önemli. Bunu bir süreç olarak değerlendirirsek iki kısım – anlatan ve dinleyen- var diyebiliriz. Dinleyenleri merkez alarak başlamak onların nasıl zihinsel bir yolculuk yapacağını anlamamız için çok faydalı. Başka bir deyişle buna “algı ve biliş, duygu ve duygu dansını düzenleyerek geliştirdiğimiz bir deneyim” şeklinde adlandıralabilinir. (3)
Nobel ödüllü Prof. Daniel Kahneman dünyayı anlama sistemlerimizi anlatıyor. Liste halinde anlatmak gerikirse;
1.Sistem : Bu hızlı sistem olarak da tanımalanabilir. Hikaye anlatma bu sisteme ait. Otomatik olarak adlandırdığımız eylem türleriyle ve sezgisel olarak adlandırdığımız düşünce türleriyle ilişkili. Araba kullanırken bir engelden kaçınmamıza ya da anneninizin bir resmini gösterdiğimde bir duygu uyandırmamıza izin veren eylemler üretiyor. Hikayeler ile gerçekliklere anlam vermemizi sağlıyor ve bizim için anlamlı ve uyumlu hikayeler üretiyor.
2.Sistem: Zihinsel çaba gerektiren eylemler ve kasıtlı olarak adlandırdığımız düşüncelerle ilişkili. Bir haritayı okumamıza veya bir formu doldurmamıza izin veren eylem türlerini üretiyor. Sistem 2 yavaş sistem.
Yale Üniversitesi’nden Prof. Dan Kahan ise kültürel bilişden bahsediyor. Daha açmak gerekirse, kültürel değerlerimizin risk algımızı ve bağlantılı tedbir alma inançlarımızı şekillendirdiğini söylüyor. Anlam ve içerik kanalları onun ana etkenleri. İçerik kanalı ile içeriği filtrelerden geçirip, netleştirerek anlaşılabilinir hale getiriyoruz. Anlam kanalında ise anlatılan, insanlar olarak, bilgileri bilinçsiz olarak daima değerlendirmemiz ve yaşamımızı nasıl etkileyeceğini ve ait olduğumuz sosyal gruplarla bağlantılarını incelememiz. Bundan dolayı, dinleyicinin nerede olduğunu ve onlarla nasıl bağlantı kuracağımızı bilmemiz gerekiyor. (4)
Kısaca anlatmak gerekirse, nasıl iyi bir hikaye anlatırsınız? 🙂

1. Tanımlayın: Detayları fikirlerinizi ve içeriği eklemeden tek tek anlatın.
2. Duyusal bilgileri kullanın: Nasıl kokular ve sesler vardı?Hikayede bir şeye dokunduğunuzda neler hissettiniz?
3.Hikayede duyguları kullanın: Neler hissetiğinizi anlatın. Duygular sizi insanlara daha ulaştıracaktır.
4. Düzenleyin: Hikayede öncelikle ne anlatmak ve dinleyicinin ne duymasını istediğinizi belirleyin. Bunu destekleyecek detayları kullanın.
5.Olayları sırasıyla anlatın: Dinleyici sonunu bildiği hikayeden kopabilir. (5)
(1) Frank Rose, The Art of Immersion: Why Do We Tell Stories?, son güncelleme 3 Ağustos, 2011, https://www.wired.com/2011/03/why-do-we-tell-stories/
(2) Frank Rose, The Art of Immersion: Why Do We Tell Stories?, son güncelleme 3 Ağustos, 2011, https://www.wired.com/2011/03/why-do-we-tell-stories/
(3) Angela Morelli, Content and Meaning. Story-telling and Story-listening., son güncelleme 28 Kasım, 2014, https://medium.com/@angelamorelli/content-and-meaning-story-telling-and-story-listening-4386478f518a
(4) Angela Morelli, Content and Meaning. Story-telling and Story-listening., son güncelleme 28 Kasım, 2014, https://medium.com/@angelamorelli/content-and-meaning-story-telling-and-story-listening-4386478f518a
(5) Frank Rose, The Art of Immersion: Why Do We Tell Stories?, son güncelleme 3 Ağustos, 2011, https://www.wired.com/2011/03/why-do-we-tell-stories/