Meraklı Olmak ve Özgünlük

Meraklı olmak insan doğasının en çocuksu ve güçlü yanlarından biri. 🌱 Meraklı insanlar, bugün hayatımızı kolaylaştıran icatların sahipleri. ‘Şu olmasaydı nasıl yaşardık acaba?’ dediğimiz her şey bir merak ürünü. Tabii meraklı olmak için bir kaşif olmamıza ve insanlık için yeni şeyler keşfetmemize gerek yok. Dediğim gibi, meraklı olmak insan doğasının parçası. Eve yürürken hiç görmediğiniz bir şey de merak ve keşif ilişkisini güçlendirebilir. 🤓

Bir tarafta bilim insanları, diğer tarafta merakı daha günlük bir resimde kullanan bizler… İlk başta garip gelebilir ama bilim insanlarının bizden farkı, kendi üretken olma hallerini keşfetmiş olmaları. Tabii bu yönümüzü keşfedince büyük buluşlara imza atmamıza gerek yok; iyi olduğunuzu düşündüğünüz ve keyif aldığınız alanlarda başka şekillerde de dünyaya fayda sağlarsınız. ✨ Özgünlük bu sebepten dolayı çok sevdiğim bir kavram; herkes farklıdır ama bu farklılıklar büyük resimde güzel bir çeşitlilik yaratır. 🗺️

Örneğin; hiç işlem yapamayan bir sanatçı inanılmaz yaratıcı, soyut formlarda sanat yaparak yeni akımlara öncülük ederken bir matematikçi hayatlarımızı kolaylaştıran formüllerle günlük anlarımızda fayda sağlayabilir. Onların dışında başka birisi ise insanlarla kurduğu iletişim ile alanında öne çıkabilir. Bu isimleri de hayatlarımızın farklı alanlarında görebiliriz. Bunlardan dolayı dünya bu kadar zengin bir yer ve alanlar arası çalışmalar dikkat çekiyor. Biz de bu dünyanın parçası olarak keyif aldığımız noktaları arayan, merak duyan ve güçlü yönlerimizi bulmayı amaçlayan bir konumdayız. 📍 ‘Oyunda olma’ benzetmesini bu anlamda çok seviyorum. Bizler hiç bitmeyen bir oyunda keyifle yaşamayı amaçlıyoruz. Bahsettiğim konum sabit de olmayabilir; önemli olan nerede olmak istediğimiz ve bütünle olan ilişkimiz. 🚲

Serra 🌸

Özgünlük

Sizden A4 kâğıda bir yuvarlak çizmenizi istesem nasıl çizersiniz?

Kâğıdı nasıl tutar ve sayfanın ne kadarını kullanırsınız?

Kalabalık bir yerde bu sorunun size kalem ve kâğıt verilerek sorulduğunu düşünün. Sonra da o kâğıtların bir duvara asıldığını gözünüzde canlandırın. Karşınızda benzer olsa bile farklılıklar gösteren birçok yuvarlak olacağını düşünüyorum. Tam o duvara bakarken bir sorunun daha sorulduğunu hayal edin: “Bunlardan hangisi yuvarlak değildir?” Cevap çok kolay; hiçbiri.

Özgünlük tam da böyle bir şey.

Farklı yuvarlakların bir duvarda asılı olması. Kullanılan alanlar ve kâğıt kullanım şekilleri aynı olmasa bile, oraya baktığınızda ilk göreceğiniz detay birden çok yuvarlağın yan yana duruyor olmasıdır.

Özgünlük neden önemli?

Özgünlük, bizi biz yapan kavramlardan biridir. Güçlü yönlerimizi ve keyif aldığımız alanları da gösteren işaretlerden biridir. Bu yüzden sanat dünyası bu kadar renkli ve çeşitlidir. Farklı tarzlarda kendini ifade eden sanatçılar, sanatseverlere çok zengin bir dünya sunar.

Fakat burada en önemli noktalardan biri, sanatçıların tanınırlığını nasıl sağladığıdır. Hayatın her alanında olduğu gibi, kendi güçlü ifade şekillerini keşfetmiş ve devam ettirenler tanınır hâle gelir.

İnsanları da birbirinden ayıran ve büyük resimde zenginlik sağlayan şeylerden biri budur. Hepimiz aynı olsak, tek renkli ve sıkıcı bir bütünün parçası oluruz. O zaman yanımızdaki hiç kimse dikkatimizi çekmez ve aynı yolda, aynı şekilde yürümeye devam ederiz. O yolun büyüme potansiyeli de bir o kadar azalır.

Daha farklı yolların olduğu bir resimde ise merak ve keşif hissi uyanır. Yandaki yolda gördüğünüzden daha farklı bir şey gördüğünüzde, haritanızı değiştirme şansınız olur. Belki yeni ağaçlar ekler ya da olan bir şeyi azaltırsınız. Bu, bence çok güzel bir özgürlük.

Nasıl özgün olunur?

Kendinizi daha fazla tanıyarak.

Çok kısa ve net bir cevap yazdığımı farkındayım ama tam olarak bu cümle konuyu özetleyebilir. Nelerden keyif aldığınızı ve neleri daha iyi yaptığınızı bilmek çok faydalıdır.

Tabii, bunlar zamanla değişebilir ama kendimizi tanıma isteğimiz bile çok değerlidir. Kendimize şu soruları sormamız yaşadığımız değişimleri de bize gösterir:

  • “Ben son zamanlarda neleri yapmaktan keyif alıyorum?”
  • “Bu alanda özellikle hangi yeteneklerimi kullanabilirim?”
  • “Hangi yetkinliklere daha fazla sahibim?”

Öz-şefkat ve farkındalık, size düşündüğünüzden çok daha fazla yardımcı olacaktır.

Merak ve Keşfetmek

Sizce merak etmek nedir?

Geçen haftalarda bana merak etmeyi anımsatan iki şey izledim. Birincisi, genç bir kızın hayal etmek hakkında konuştuğu ve küçük bir kızın çizdiği resmi duvarda gördüğünde mutluluktan ağladığı bir andı. Bu iki kızın ortak bir yanı vardı: Çok istedikleri bir şeyi keşfetmek. Bu anlar, bu yazıyı yazmama ilham oldu. Birçok kelime ve anlam üzerine düşündüm, yazıyı defalarca düzenledim. “Keşif” ve “merak” bu yazı için en doğru kelimelerdi.

Biz insanlar, anlam arıyoruz. Buna her açıdan bakabilirsiniz; yaptığımız işte, yaşadığımız ilişkilerde, günlük rutinlerimizde… Tüm bu anların içinde, küçük de olsa bir anlam var. Bir şeyi merak etmek, ona ilgi duymak ve onda anlam bulmak aslında bizi özgün kılan şeyler. İşte bu yüzden dünyada birçok meslek, alan ve yaşam biçimi var ve bu da dünyayı renkli bir yer yapıyor. Bir rengin bile farklı tonları olduğunu düşünürsek, dünya aslında kocaman, renkli bir resim. Her detayın kendi içinde ve büyük resimde bir anlamı var.

Yazının başında bahsettiğim o iki an işte bu yüzden çok değerli. Bu kadar denge aradığımız ve kendimizi bulmaya çalıştığımız bu dünyada, merakla ilgi duyduğumuz bir şeylerin varlığını bilmek belki de bizim anlam bulma halimiz. Anlam bulduğumuz bir şeyi gerçekleştirmek ise içimizdeki o çocuğun teşekkür etme hali.