Bilmeden Bilmek: Örüntü Gözü – Sinan Canan

“Keyifle dinlediğimiz bir müzik eserini nota nota analiz etmeye kalkarsak işin bütün keyfi kaçar; halbuki biz, belli bir sıra ve armonide duyduğumuz notalardan bir duygu, bir mesaj, bir anlam çıkartabiliriz ve bunun için incelikli analiz yapan aklımıza ihtiyacımız pek yoktur.”

– Sinan Canan

Nasıl bilmeden bilebiliriz? 👀

Örüntü gözü nedir?💬

Doğa bize bu anlamda neler öğretiyor?🌳

Nasıl günümüz bilimiyle birleştirebiliriz?🤓

Bu ve benzeri soruların cevaplarını Sinan Canan’ın konuşmasında bulabilirsiniz. ☺️

Ağaçların Birbiri ile İletişimi

Suzanne Simard -Orman Ekolojisi Profesörü- ağaçlar hakkında, “Yerin altında başka bir dünya var.” (1) diyor. Sadece üstünü gördüğümüz bu kocaman yemyeşil dünya bildiğimizden çok daha zengin. Hatta, bir insan gibi paylaşımcı ve sosyal de denilebilinir.

Simard ağaçların arasında iletişim olup olmadığını bulmak için ormanda kağıt huşu, Douglas göknarı ve boylu mazı ağaçlarının 80 kopyasını yetiştirerek bir deney yapıyor. Deneyi yaparken ormanda çalıştığı için şansına da bir anne ayı bol bol ziyaretine gidiyor.

Deneyi nasıl tasarlıyor?

Kanada’da Canadian Tire’de kağıt huşu ağacına karbon-14 radyoaktif gazı, Douglas göknarına da kararlı izotop karbon-13 karbondioksit gazı enjekte ediyor. İki gaz kullanmasının sebebini “Türler arasında iki taraflı iletişimin olup olmadığını merak ettiğim için iki tane izotop kullandım.” (2) şeklinde açıklıyor.

Sonuçlar neler ?

Kullandığı izotoplar iki taraflı bir iletişim olduğunu kanıtlıyor. Kağıt huşu gazı emiyor ve Douglas göknarı ile iletişime geçiyor. Yazları huş ağacı göknara göknarın huş ağacına gönderdiğinden gölgedeyken daha fazla karbon gönderiyor. Sonraki denemelerde de tam tersi gözlemleniyor. Huş ağacı yapraksız kalırken göknar büyüdüğü için, ona daha fazla karbon gönderiyor. (3)

Bu iletişim nasıl kuruluyor?

İletişim karbonla beraber azot, fosfor, su, savunma sinyalleri, allel kimyasalları ve hormonlar ile de kuruluyor. Çalışma sırasında önemli noktalardan birisi de mantarların olması. Ağaçların iletişimi bir tür zeka modeli şeklinde anlatabilinir. Mikorizal ağlar bu iletişimi sağlıyor. Mikoriza mantar kökü anlamına geliyor.

Sürdürebilir bir düzen için ormanları ve ağaçları nasıl korumalıyız?

1. Ormanlara gitmeliyiz.

2. Balta girmemiş ormanları korumalıyız. (Daha az kesim*)

3. Onları kestiğimizde, mirasları, ana ağaçları, ağları, ormanı ve genleri korumalıyız.

4. Çeşitlilik olacak şekilde ağaç ekmeliyiz. (4)

Konuyu toplamak gerekirse;

Doğa her zaman bizi şaşırtıyor. En az bizim kadar paylaşımcı ve kolektif davranışları var. Her ne kadar bizim, insanlar, gibi konuşamasalar bile ormanların kendilerine has bir dili var.

Kaynak: Simard, Suzanne. “How trees talk to each other” Filmed 2016. TED video, 18:19. https://www.ted.com/talks/suzanne_simard_how_trees_talk_to_each_other

(1) Simard, Suzanne. “How trees talk to each other” Filmed 2016. TED video, 18:19. https://www.ted.com/talks/suzanne_simard_how_trees_talk_to_each_other

(2) Simard, Suzanne. “How trees talk to each other” Filmed 2016. TED video, 18:19. https://www.ted.com/talks/suzanne_simard_how_trees_talk_to_each_other

(3) Simard, Suzanne. “How trees talk to each other” Filmed 2016. TED video, 18:19. https://www.ted.com/talks/suzanne_simard_how_trees_talk_to_each_other

(4) Simard, Suzanne. “How trees talk to each other” Filmed 2016. TED video, 18:19. https://www.ted.com/talks/suzanne_simard_how_trees_talk_to_each_other

13 Mart 2020 Hedeflere Odaklanma

“Hedeflere Odaklanma” Etkinliği son günlerde yaşanan salgın ve gösterilen hassasiyet nedeniyle ertelenmiştir. Belirlenecek tarih , detaylar ve bilet iadeleri hakkında bilgiler paylaşılacaktır.

Merhaba!

Gelecekte kim olmak istiyorsunuz?

O kişi nasıl biri?

O kişiye ulaşmak için daha başka neler yapabilirsiniz?

Bu etkinlikte tam da bu ve benzeri soruların cevaplarını bulacaksınız. Amaç, basit ama etkili sorular ile hedeflerinize yeni bakış açıları ile bakmanız.

Bunu nasıl yapacaksınız?

Basit ama etkili sorular ile önceden izlediğiniz veya bulacağınız hedefleri düşünecek ve onları ileriye taşımak için yol haritanızı çizeceksiniz.

Kazanımlarınız neler olacak?

Hedeflerinize bakış açısı zenginliği ve istediğiniz yönde hareket edeceğiniz bir yol haritası.

Nasıl katılabilirsiniz?

12 kişilik bir etkinlik planlanmıştır. Etkinliğin ücreti 50+KDV ‘dir.

Etkinliğin konumuna http://bit.ly/ogrenenlerkonum linkine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Ödemeyi aşağıda bulunan linkten Biletino üzerinden yapabilirsiniz.

https://bit.ly/3arRGls

Benim hakkımda bilgilere ulaşmak için www.serraispahani.com adresini inceleyebilir.

Beyni piyano gibi düşünmek

Son zamanlarda Sergio Pequito, Rensselaer Politeknik Enstitüsü’nde endüstri ve sistem mühendisliği asistanı, ve ekibi insan beynine yeni bir bakış açısından baktıracak bir araştırma yapıyor.

Nasıl bir araştırma yapılıyor?

Sergio Pequito beyni düşündüğünde, bir piyano görüyor. Anahtarlar beynin farklı kısımlarını temsil ederken, piyanistin parmakları tarafından uygulanan basınç, beyin fonksiyonlarını destekleyen dış uyaranları temsil ediyor.

Notlar ve harmoniler notalar üzerine eşleştirilebildiği gibi beynin karmaşık dinamiklerini, araştırmacıların beyin ve bilişsel yapıyı daha iyi anlamalarına yardımcı olabilecek yeni veri modellerine dönüştürmek istiyor. Bu araştırma National Science Foundation tarafından destekleniyor.

Araştırmanın amacı nedir?

Pequito ve ekibi, sağlıklı bir beynin nasıl çalıştığı ve nörolojik hastalığı olan birinin nasıl davranabileceği konusunda fikir vermeye çalışıyor. Piyano benzetmesine devam eden Pequito, yanlış anahtara çarpan bir piyanistin ahenksiz bir gürültü yaratabileceği gibi, araştırma ekibi tarafından geliştirilen modellerin beynin aktivitesinde bir şeylerin ne zaman normal olmadığını göstereceğini açıklıyor.

Endüstri ve sistem mühendisleri, karmaşık sistemlerin nasıl etkileşime girdiğini analiz etmek için araçlar geliştirir. Pequito, insanlığın beyne ilişkin uzun süredir devam eden sorularına bu tür bir yaklaşımın dikkat, öğrenme, hafıza, karar verme ve dil gibi işlevler arasındaki ilişkiler hakkında yeni bir anlayış sağlayabileceğine inanıyor.

Araştırma nasıl yapılacak?

Pequito’nun ekibi halka açık beyin verileri kullanarak ürettikleri modelleri geliştirecek. Veriler, beynin aktif kısımlarında arttıkça kan ve oksijen akışını izleyen fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) teknolojisi kullanılarak toplandı.

Pequito, “Endüstri mühendisleri olarak kullanabileceğimiz her türlü araca sahibiz. Şimdi, sinirbilim ve tıp camiası için yeni görüşler sağlayabilmemiz için onları geliştirmek için çalışıyoruz.” dedi.

Neuroscience News, Sheet Music May Be an Effective Guide For Understanding Human Brain Activity ,son güncelleme 25 Şubat, 2020, https://neurosciencenews.com/sheet-music-brain-15784/

Afife Küçükbenli- Kitaplar ve Sevginin Gücü

“Hayallerinizin peşinden koşmayın; onları tutun. Yakalayın ve hayata geçirin. Hayaller hayata geçtiği zaman insan çok mutlu oluyor.”

Sevdiğimiz birşeye tutunmak neden önemli? ❤️

Sevgi nasıl yayılır?🌏

Afife Küçükbenli’nin okuduğu kitaplar ile yarattığı hayatı nasıl? 🎆

Yukarıda bulunan soruların cevaplarını ve Afife Hanım’ın ilham verici hayatını aşağıdaki konuşmadan dinleyebilirsiniz.

Umarım siz de keyif alırsınız. 🙏🏻

Süper Güçleri Olan Bitkiler

“Biz, tabiatı örnek alırsak asla yanılmayız.” – M.T. Cicero

Doğa birçok sanatçı ve bilim insanının ilham kaynağı oldu. Uçakların yapılışından bir heykeltraşın eserine kadar, doğanın sunduğu formüller ve şekiller bulunuyor. Birçok yeni drone ve benzeri icatta kuşların uçuşları gözlemlenerek kanatlar tasarlanırken, sanatçılar da doğanın yuvarlak ve devamı gelen hareketlerini eserlerine adapte etmeyi amaçlıyor. Doğa hem yaşam hem de her anlamda başlangıç kaynağımız.

Bu mucizevi kaynaklardan birkaçı Sharon Robinson tarafından Antartika’da bulundu. Yazları 7/24 güneşli ve kışları da güneş olmayan bu bölgede en az 1.530 yaşlarında olan 3 yosun türü var.

Bu yosun türlerinin adları neler?

Yosunların isimleri Schistidium antarctici, Bryum pseudotriquetrum ve Ceratodon purpureus.

Özelliklerini kısaca açıklamak gerekirse;

1.Yüzyıllar boyunca kış uykusuna yatıyor ve tekrar canlanıyorlar.

2. Hücrelerinde bulunan şeker ve şeker alkollerinin birleşimi ile kendi antifrizlerini yapıyorlar.

3. Kendi güneş kremlerini yapıyorlar. Her bahar, ozon deliği – ozon tabakasındaki bir açıklık – Antarktika’nın üzerinde görünüyor. Bu delik, Antarktika yosununu, fotosentez yapmaya çalışırken tehlikeli UV-B radyasyon seviyelerine maruz bırakıyor. Ancak, nihai hazırlayıcı olan yosunlar, serbest radikallerin etkilerini nötralize etmeye yardımcı olmak için antioksidanlar üretiyor.

4. Bu yosunlar başka canlılara ev sahipliği yapıyor.

Bunlardan başka nasıl özelliklere sahipler?

Yosunlar iklim değişikliğinin barometresi olarak işlev görüyorlar. Robinson “Yosunların bize belirli zamanlarda ne kadar ıslak veya kuru olduğunu söyleyen kimyasal izleri de var. Örneğin, şimdi yosunlara bakabiliriz ve 100 yıl öncesine göre daha kuru koşullarda olduklarını görebiliriz.” şeklinde bir açıklamada bulunuyor.

Görsel: Sharon Robinson

Araştırma nasıl devam ediyor?

NASA ile işbirliği içinde olan ekip, havadan bir anket yapmak ve yosunların hangi alanlarda sağlıklı ve nerede kötü durumda olduklarını değerlendirmek için spektrometreler ve ısı kameraları ile alçaktan uçan dronelar kullanıyor. Amaç, araştırmacıların bitkileri incelemek ve korumak için hedeflenmiş bir plan geliştirebilmeleri için yeterli bilgi toplamak.

“The extraordinary Antarctic plants with superhero powers” İdeas.ted (blog), 11 Ekim, 2017. Accessed January 30, 2020. https://ideas.ted.com/the-extraordinary-antarctic-plants-with-superhero-powers/

“Anne herkesi seviyorum, tanımadıklarımı bile – Mommy I love everyone – TEDxReset” -Hüsne Rhea Çiğdem

“Anlamadığımız hiçbir şeyi sevmiyoruz, sevmediğimiz şeyi de koruyamıyoruz.”

Yaratıcılık, tamlık ve yolculuk hakkında çok güzel bir konuşma. 🙏🏻🔮😊

Umarım dinlerken siz de keyif alırsınız.

Bilgisayarlar bizi dansımızdan tanıyor.

Yapılan yeni çalışmaya göre , makine öğrenme teknolojisi kişileri dans tarzından tanıma konusunda yüksek oranda etkili.

Bu ne demek?

Müzik tarzından bağımsız olarak dans tarzımız neredeyse her zaman aynı ve bir bilgisayar dansçıyı şaşırtıcı bir doğrulukla tanımlayabiliyor.

Çalışmayı kim yapmış?

Son birkaç yılda, Finlandiya’daki Jyväskylä Üniversitesi Disiplinlerarası Müzik Araştırmaları Merkezi’ndeki araştırmacılar, katılımcıların hangi tür müzik ile dans ettiklerini anlayan bir sistem üzerinde çalıştı.

Çalışma nasıl tasarlandı?

73 katılımcıya 8 müzik türü dinletildi. Katılımcılardan duydukları şarkılara içlerinden geldiği gibi dans etmeleri istendi.

Sonuçlar nasıldı?

Araştırmacılar, müzik türlerini ayırt etmeye çalışarak katılımcıların hareketlerini makine öğrenmesini kullanarak analiz ettiler. Ne yazık ki, bilgisayar algoritmaları doğru türü % 30’dan daha az belirleyebildi. Bununla birlikte, bilgisayarın %94 oranla 73 kişiden hangisinin dans ettiğini doğru bir şekilde tespit edebildiğini keşfettiklerinde şok oldular.

Dr. Pasi Saari “Bir insanın dans hareketleri bir tür parmak izi gibi görünüyor. Her kişinin ne tür müzik çalarsa çalsın aynı kalan benzersiz bir hareket imzası var.” dedi. Bununla birlikte, bazı türler bireysel dans hareketleri üzerinde diğerlerinden daha fazla etkiye sahipti. Bilgisayar, metal müzikle dans ederken bireyleri tanımlamada daha az doğruydu. Emily Carlson, “Metal ile headbang gibi belirli hareket türleri arasında güçlü bir kültürel ilişki var. Metal müziğinin daha fazla dansçının benzer şekilde hareket etmesine neden olması ve onları birbirinden ayırmasını zorlaştırması muhtemel.” dedi.

Araştırma nasıl yorumlandı?

Carlson “Hareket imzalarımızın hayatımız boyunca aynı kalıp kalmayacağı, bu hareket imzalarına dayalı kültürler arasındaki farklılıkları tespit edip edemeyeceğimiz ve insanların bilgisayarlarla karşılaştırıldığında dans hareketlerinden bireyleri ne kadar iyi tanıyabilecekleri gibi birçok yeni sorumuz var. Çoğu araştırma cevaplardan daha fazla soru sorduruyor ve bu çalışma bir istisna değil. ” yorumunu yaptı.

Neuroscience News, The way you dance is unique, and computers can tell it’s you, son güncelleme 17 Ocak, 2020, https://neurosciencenews.com/ai-dancing-15509/

Ağaçları İyileştiren Sanatçı

Varsayın dünyayı güzelleştirmek için gücünüz var, bu güç ne olurdu? 🔮 Nasıl ve nerelerde kullanırdınız?🎆

Sanatçı Diana Yevtukh dünyayı sanatıyla güzelleştiren, kendi kelimeleriyle iyileştiren, insanlardan biri. Büyüme süreci, böcek hasarları ve hastalık sonuçları olarak ağaçlarda oluşan boşlukları nakışlarıyla dolduruyor. Sanatçı, bu dolmaları gereken yara izleri olarak adlandırıyor. Bu boşlukları çiçek desenleri ve anatomik desenler ile dolduruyor. Sanatçının eserlerini aşağıda bulabilirsiniz.

Görseller: https://www.instagram.com/diana.yevtukh/

Ece Burgaz, Ağaçların Yaralarını Nakışla Sarmak, son güncelleme 7 Ocak, 2020, https://bigumigu.com/haber/diana-yevtukh-agaclarin-yaralarini-nakisla-sarmak/